• $7,4109
  • €8,9846
  • 419.851
  • 1474.78
03 Şubat 2021 Çarşamba

Demokrasi soslu barbarlık

Salgınla mücadele kapsamında kapalı değil mi bu üniversiteler? Kapalı, hem de aylardır kapalı! Peki o durumda ne işi var o kadar insanın Boğaziçi’nde? Üstelik çoğu da öğrenci falan değil!

Bağırıyorlar, çağırıyorlar, sağa sola talimatlar yağdırıyorlar. “Şunu istiyoruz, bunu istemiyoruz” diye bildiriler yayınlıyorlar. Yıllardır dinleye dinleye bıktığımız, çiğnene çiğnene artık sakızlar haline gelmiş sloganları tekrarlıyorlar…

Ne mi istiyorlar?

“Rektör gitsin” diyorlar. Sanki üniversite babalarının malı! Öğrenci değil, Boğaziçi’nin sahibi gibi davranıyorlar. Devlet kaynaklarıyla kurulup ayakta tutulan bir okulda okuma hakkı elde edince, diledikleri gibi davranıp istediklerini yapacaklarını sanıyorlar. Kendilerini, o imkânı sağlayan devletin de üzerinde görüyorlar.

Açıktan suç işliyorlar. Üniversitede çadırlar, barikatlar kurup işgal girişiminde bulunuyorlar. Bu görüntüleri ülke çapına yaymak istiyorlar. Eşkıyalık ve zorbalıkla sonuç almak ve idareyi diz çöktürmeyi hedefliyorlar.

Salgından dolayı ilan edilen sokağa çıkma yasağını ihlal edip, dağılmaları için kendilerini uyaran polise direniyorlar. Yasağı ihlal eden iki sarhoşu dakikalarca “haber” diye veren bizim medyamız ise bu kepazeliği görmezden geliyor.

Kendi ülkelerindeki eylemler yokmuş gibi davranan, ama Türkiye’yi karıştırmaya çalışan batı medyası ise, ateşin üzerine benzin döküp yangına çevirmeye çalışıyor. Maalesef Boğaziçi’ndeki demokrasi soslu işgal girişimi bir ayı aşkın bir süredir devam ediyor…

Biz bu filmi gördük, defalarca seyrettik, biliyoruz.

Geçmişte, bu tür yasadışı kıpırdanmaların nasıl büyük bir yangına dönüştüğünü unutmuş değiliz. Bugün de aynısı yapılmaya çalışılıyor. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bu olaylar, bütün İstanbul’a, oradan da Ankara, İzmir ve Eskişehir gibi illere taşınmaya çalışılıyor.

Nihai olarak ülkeyi yangın yerine çevirmeyi hedefleyen bütün bu eylemler, FETÖ, PKK, DHKP-C gibi örgütler tarafından destekleniyor. Açın sosyal medyayı bakın: Can Dündar’dan Akın İpek’e kadar kimin nasıl ve mutlu çığlıklar attığını görürsünüz.

CHP’nin tutumu zaten malum! Ancak, onlara bir de Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan gibi figürler eklendi. Boğaziçi’nde pişirilmek istenen oyuna destek vermeye o kadar hevesliler ki, gözleri Kâbe’ye yapılan saygısızlık ve saldırganlığı bile görmüyor. Ya da görüyor, ama önemsemiyorlar. LBGT ile aynı noktada buluşmuş, yürüyorlar.

Tabii, LBGT gibi birtakım sıkıntılı yapıların üniversitede ve bu olayların içinde ne işi var? O da ayrı bir tartışma konusu tabii!

“Demokrasi”, “özgürlük”, “özerklik” gibi soslarla süslenmiş tehlikeli bir oyun bu. Sadece gözaltına alınıp polis otobüsüne bindirilen eylemcilerin attıkları sloganla bakmak yeterli! Nereden geldiklerini, hangi amaca ve örgütlere hizmet ettiklerini, ne yapmak istediklerini anlarsınız.

Amaç belli:

Kitleleri ve sokakları hareketlendirmek… Yeni bir Gezi kalkışmasına imza atmak… Baskı ve zorbalıkla istediklerini yaptırıp, ülkeyi idare edenlere geri adım attırmak… Ardından da nihai ve antidemokratik darbeyi vurmak! 

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı

Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı'nda incelemelerde bulundu