• $8,1739
  • €9,7459
  • 456.936
  • 1393.24
28 Haziran 2018 Perşembe

CHP’nin koştuğu yer de bataklık

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Seçim bitti, net olarak görülüyor ki Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP bir defa daha kaybetti. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı için aday gösterdiği Muharrem İnce ise HDP ve marjinal solun omuz vermesi ile partisinden 8 puan daha fazla oy aldı. Ama O da kaybetti. Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi Muharrem İnce de kamuoyuna ilan ettiği hedefe ulaşamadı.

Yine de ortaya çıkan 8 puanlık fark üzerinden CHP’de büyük bir kavga başladı. “Koltuk kavgası” diyorlar buna. Giderek alevleniyor, büyüyor. Çünkü, koltuk el değiştirince, CHP’nin kendine geleceğini, önümüzdeki seçimlerde uçup gideceğini düşünenler var.

Oysa, CHP’nin içine düştüğü sıkıntı çok daha büyük!..

Partinin müzmin sorunları vardı zaten. Üstüne bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile mutasyona uğradı. İyice garip bir hal aldı. Cumhuriyetin kurucusu olduğunu iddia eden CHP, artık Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle el-ele, kol-kola yürüyor.

CHP o kadar değişti ki, kendisine “ulusalcı” adını verenler bile bu değişime ayak uydurdu. Muharrem İnce eski söylemlerini unuttu. Kılıçdaroğlu ile aynı dümen suyuna girdi ve seçim öncesi yaptığı ilk iş cezaevine gidip, Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmek oldu.

Yok ki birbirlerinden farkları! Birinin yerine diğerinin gelmesi ile sadece suret değişecek. Zihniyet ise aynı kalacak.

Oysa, CHP’nin asıl sorunu zihniyet!

***

Hatırlayalım, bakın Kılıçdaroğlu neler yaptı:

2010 Yılı’nda Genel Başkanlık Koltuğu’na oturur oturmaz büyük bir operasyona girişti. Gerçekleştirdiği “tasfiye operasyonu” ile kadro bazında partinin geçmişle ilişkisini kesti. CHP’nin hafızasını sıfırladı.

Deve dişi gibi adamları gönderdi. Yerlerine CHP’ye küfreden isimleri parlamentoya soktu. Örnek mi istiyorsunuz, marjinal soldan devşirip milletvekili yaptığı Hüseyin Aygün, “Ben CHP’li değilim” diyerek CHP’de siyaset yürüttü!

Çevresine Sezgin Tanrıkulu gibi HDP’ye yakın isimleri doldurdu. Partide terör destekçisi HDP ile birlikte hareket edilmesi gerektiğini savunanlar türedi. Bu arada, FETÖ ile ilişkili olduğu iddia edilen Alper Keten ve Caner Yenidünya gibi isimler CHP’nin PM’ne kadar taşındı. Danışmanları içinden yakalanıp cezaevine girenler oldu.

Dünyanın dört bir yanında operasyonlar düzenleyen Soros’tan para alan TESEV’cilere “arama toplantıları” yaptırdı Kemal Kılıçdaroğlu. Zaten kendisinin de TESEV’in kurucu üyesi olduğu ortaya çıktı.

İlk başlarda CHP’de ortalık karıştı. “Proje Kemal” dediler O’na. Ulusalcılar ayağa kalktı. Kılıçdaroğlu’na yönelik oldukça sert suçlamalar yapıldı. Sonra, giderek sesler kesildi. “Proje Kemal” suçlamaları yapanlar bile “Yeni CHP”ye alıştı. Teslim bayrakları çekildi, mutasyon tamamlandı. Onlar da değişti ve dönüştü.

Bakın Muharrem İnce’ye, o değişim ve dönüşümü çok daha iyi göreceksiniz!

***

Baykal döneminde milli bir çizgisi vardı CHP’nin. Gereksiz görülüp atıldı. Her fırsatta Türkiye’yi dışarıya şikâyet etme modası başladı.

“Mustafa Kemal’in askerleri” olduklarını söyleyenler, dış politikada Atatürk’le taban tabana zıt politikalar savunmaya başladılar. Türkiye’nin kendisini savunma hakkını bile eleştirir bir tutum içerisine girdiler.

Bir değersizlik batağı içine saplanıldı. Görüyorsunuz seçim sonrası CHP’li milletvekillerinin sosyal medya paylaşımlarını. “Patates” dediler, “soğan” dediler. Köprü geçiş ücretleri ile fındık fiyatlarından bahsedip, Erdoğan’ı destekleyen seçmeni adeta “aptallıkla” suçladılar. Türk insanına hep mide ve kese üzerinden mesajlar verdiler, “mutfakla tuvalet arasında bir boru” muamelesi yaptılar.

Oysa bu toplumun değerleri var. Ama o değerleri terk edenler bunu göremediler ve göremiyorlar da. Üstelik, halen görmeye niyetlenen de yok. O yüzden bugün CHP içinde ilkeler değil, şahıslar üzerinden yürütülen bir koltuk kavgası yaşanıyor.

***

Diyelim ki, Kemal Kılıçdaroğlu gitti, yerine Muharrem İnce geldi. Ne olacak, zihniyet aynı kaldıktan sonra ne değişecek?

Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na bir kasetle gelmişti. Muharrem İnce de HDP’nin ve marjinal solun ödünç verdiği oylarla CHP Genel Başkanlığı’na taşınmış olacak.

Ya sonra?

Sonrası yok işte. CHP, müzmin sorunlarını çözmeyip, içine düştüğü Makyevalist tavırlar ile ilkesizlik sarmalından kurtulamaz ve milli olmayan tavırlarını sürdürürse, Muharrem İnce de Genel Başkan olsa bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşadıklarından farklı bir tablo yaşamayacak!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü