• $9,5252
  • €11,1176
  • 549.141
  • 1509.2
23 Ağustos 2015 Pazar

Çeteler kol geziyor

Açın PKK’nın yayın organlarını bakın… Şu günlerde en çok kullanılan kelimelerden biri: Çete.
Çete ile yatıp, çete ile kalkıyorlar… DAEŞ’ten bahsediyorlar. Bu örgütü “çete” olarak adlandırıyorlar.
Peki, ne yapıyor “çete” dedikleri DAEŞ? Bugün Türkiye’de, PKK denilen kanlı örgüt nasıl davranıyorsa, öyle davranıyor!
Bomba yüklü araçlarla saldırıyor, hendekler kazıyor, intihar eylemleri düzenliyor, kahpe pusular kuruyor, tuzaklamalar ve infazlar yapıyor, halk üzerinde baskı oluşturuyor vesaire, vesaire…
Belli ki PKK ya da PYD yapılanmaları, DAEŞ’in eylemlerini iyi izlemiş. Güzel kopya çekmiş.
Suriye’de çeteler savaşıyor. Onlardan biri de Türkiye’de faaliyet gösteriyor.
-
Irak ve Suriye’deki DAEŞ neyse, Türkiye’deki PKK ya da çevresinde gelişen çeşitli isimler altındaki yapılanmalar da o!
1) Korku ve sindirme üzerine faaliyet gösteriyorlar.
2) Saldırırken aynı metotları kullanıyorlar.
3) Her ikisi de medeniyet düşmanı. Yakıyor ve yıkıyorlar.
4) Örgütlenme modelleri hemen hemen aynı.
Ama DAEŞ bir adım önde. Korku veriyor, sindiriyor ve iyi kötü yönetiyor. PKK, aynı metotları uyguluyor, yönetemiyor. Uğraşıyor, “özerklik” ilan ediyor. Sonra da altında kalıp eziliyor.
Çünkü, burası Türkiye; Irak ya da Suriye değil!
-
ABD, DAEŞ’e karşı PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile işbirliği yapıyor. Koruyor ve alabildiğine kolluyor. Beyaz Saray da DAEŞ’e karşı “etkili bir partner” olarak gördüğü PYD’ye kol-kanat geriyor.
Tabii ki bu tavır onları meşrulaştırmaz!
Amerika, bunu hep yapıyor. Alıyor, kullanıyor, sonra kendi başına bela ediyor. Ardından karşı cepheye geçip savaşıyor.
Şimdi soruyorum:
ABD ve yıkılan SSCB, Afganistan üzerinden birbirlerine meydan okumasalardı, Taliban denilen örgüt ortaya çıkar mıydı? Bugünkü El Kaide olur muydu? Daha da ileri gidiyorum, Batı, İslam coğrafyasında o büyük travmaları yaşatmasaydı, bugün DAEŞ var mıydı?
Bizzat yaşadım, gittim ve gördüm. Henüz Sovyetler Birliği yıkılmamıştı ki, Afganistan dağlarındaydım. Direnişçilerin üzerinde Alman üniformaları, ellerinde Amerikan silahları vardı. Batı, bölgeye adeta para pompalıyordu.
Sonra dengeler değişti, saflar farklılaştı; bizzat eğittiği insanlarla birlikte, gönderdiği silahlar da Amerikalılara yöneldi!
-
Biz yine Türkiye’ye dönelim…
DAEŞ yanı başımızda ne yapıyorsa, PKK da onu yapıyor. Korkutuyor, sindiriyor, kaçırıyor. Bugün Güneydoğu’daki bazı şehirlerimizde doktor kalmadı. Örgütün halk düşmanlığı hastaneleri bile boşalttı.
İlaveten elektrik şebekelerine sabotajlar düzenleniyor, köprüler havaya uçuruluyor, şartlar alabildiğine ağırlaştırılmaya çalışılıyor.
Çünkü, halk düşmanı bunlar!
Ve destekçileri var…
Legal görünümlü pek çok yapıdan enerji topluyorlar. Bazı belediyeler, onlarla birlikte hareket ediyor, bazı medya organları hayat öpücüğü veriyor. Belli bir siyasi yapı da onlarla kol kola yürüyor.
Lafı hiç evirip çevirmeye gerek yok. Her şey milletin gözünün önünde ve apaçık ortada: Toprağa düşen canlarda ve akan kanda onların da sorumluluğu var. Çünkü, terör destekçiliği yapıyorlar.
-
Evet, çete bunlar…
Dört bir yanda kol geziyorlar. Fotoğraf karesinin içinde DHKP-C gibi örgütlerle, Paralel Yapı ve her fırsatta Türkiye aleyhtarlığı yapmayı alışkanlık haline getiren sözde medya mensupları da var.
Gelinen noktada milletin bu fotoğrafa dikkatlice bakması…
1 Kasım’da önüne sandık konulduğunda tereddütsüz bir şekilde gereğini yerine getirmesi gerekiyor, ki öyle olacak.

<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

Kepçe ile yol kapatıp drift yaptılar

Muğla'daki fosil alanında yeni buluntulara ulaşıldı

''UÇBEY''in ilk kez kullanıldığı operasyonda gri listedeki terörist vuruldu