• $9,2937
  • €10,794
  • 527.881
  • 1414.17
25 Ağustos 2014 Pazartesi

Cemaat ve cerahat

Yıllarca ne dediyse o olmuş. Ne talimat vermişse yerine getirilmiş. Hikmetinden sual edilmemiş. “Sirke baldan tatlıdır” dese bile doğru kabul edilmiş.

Biat kültürü iyice yerleşmiş…
Ne düşünce kalmış, ne sezme kabiliyeti. İş öyle bir hale gelmiş ki… “Su yakar, ateş söndürür” tezini savunsa, peşinden gidecek kitleler oluşmuş.
Şimdi, bunun yansımalarını izliyoruz…
Hem de ibretle!
***
Öyle görünüyor ki, bu ülkede bir dönem izlenmeyen insan kalmamış. Dinlenmeyen telefon bırakılmamış. Bazı insanların yatak odalarına kadar girilmiş. Her türlü hukuksuzluk sergilenmiş.
Diğer suçlamaları saymıyorum…
Doğal olarak bunların gereği yapılacak. Araştırılacak ve soruşturulacak. Suçlular adalet önüne çıkarılacak.
Sen misin bunu yapan!
Dikkat edin, yer yerinden oynuyor. Bazı gazeteler ve televizyonlar, suçlananları ilahlaştırıyor. Bir “vatan, millet” edebiyatıdır, sürüp gidiyor. Hele dün bir haber gördüm ki, evlere şenlik; inanılır gibi değil.
Fotoğrafı yok, adı belli değil, ne kadar doğru olduğu tartışılır, bir DHKP-C’li, konuşturuluyor. Tutuklanan polis müdürünü yere göğe sığdıramıyor:
-İnsanlığı ve vatan sevgisini onda gördüm…
Tekrarlıyorum, bunu söyleyen bir DHKP-C’li. Onun bunun taşeronu, kanlı bir terör örgütünün mensubu! Ama “insanlık ve vatan sevgisi” diyor. Şaka gibi değil mi?
Bozacının şahidi şıracı!
O gazete de varlığı tartışmalı bu teröristin, tutuklanan polis müdürüne yönelik övgü dolu sözlerini manşetten veriyor. Adeta hepimizle alay ediyor. Kaş yapmak isterken göz çıkarıyor.
Çünkü ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Garabet diz boyu.
***
Ya Fethullah Gülen’in yaptıklarına ne demeli?..
Avukatı aracılığıyla 30 ilde savcılıklara ayrı ayrı başvuruda bulundu. Operasyonların sona erdirilmesini istedi. Pensilvanya’dan, Türkiye’deki soruşturmalara müdahale etti.
Neymiş, verilen emirler kanunsuzmuş!
Şimdi sorarlar adama:
-Hani senin bunlarla bir ilişkin yoktu? Hani bu polislerin hiçbirini tanımazdın? Bu çabanın ve çırpınmaların anlamı ne?
Devam edelim:
-Bir cemaat liderinin işi midir Cumhuriyet Savcılıklarının kapısını aşındırmak?
***
Son derece ilginç bir yapı ve zihniyetle karşı karşıyayız. Ortada son derece vahim suçlamalar var. Ama bunlar hep başkalarına yükleniyor…
Haklarında ne yazarsanız yazın, savcılıklara koşup suç duyurusunda bulunuyor, sizi sindirmeye çalışıyorlar.
Kucaklar dolusu paralar ödeyerek tazminat davaları açıyorlar.
“Sağa sola ve yedi sülaleye beddua etmenin hangi dinde yeri var?” diyorsunuz. Sosyal medyada üzerinize yükleniyorlar:
-Tövbe et, günaha giriyorsun. Onlar beddua değil.
Yetmiyor, bitmiyor, profillerine kelepçeli çizimler yerleştiren bazıları da tweetler atarak, hakaret ve küfürler savuruyorlar…
Gözaltına alınan ve kol kanat gerdikleri polislerin bazı cemaatleri fişledikleri ortaya çıkıyor. Ama bunlar “bakın” diye feryadı basıyorlar:
-Gördünüz mü, bütün cemaatleri fişlemişler!..
Dört bir yandan cerahat fışkırıyor, bunlar üzerini kapatmaya çalışıp, “iftira” diye bağırıyorlar.
Çok da iyi oluyor…
Çünkü bütün gelişmeler vatandaşın gözünün önünde cereyan ediyor. Herkes, olayları bir film gibi izliyor. Dünkü söylemlerle, bugünkü icraatlar karşılaştırılıyor. Pazılın parçaları birer birer yerine oturuyor.
İyi oluyor, çok iyi. Putlar devriliyor, tabular yıkılıyor, Türkiye normalleşiyor…

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar

Servis minibüsüyle kamyonet çarpıştı: 2 ölü, 11 yaralı