• $13,6562
  • €15,227
  • 786.305
  • 1997.69
14 Eylül 2014 Pazar

Cam kırıldı, dam çöktü be

Bundan iki yıl önce söylemeye başladık. Her toplantıda hatırlattık. Tekrarlaya tekrarlaya dilimizde tüy bitti…

“Bakın bu iş kötüye gidiyor” dedik:
-Suriye işine müdahale etmek lazım. Bu iş Suriye ile sınırlı kalmaz, gelişmeler terörü artırır, bütün bölgeye sıçrar. Tampon bölge oluşturalım, Özgür Suriye Ordusu’nu destekleyelim…
Amerikalıların bir kulağından girdi, öbür kulağından çıktı.
Akdeniz’de uçağımız düşürüldüğünde, neredeyse kendimizi helak ettik. Karşılığında “he he” türünden cevaplar aldık.
Sonra, Maliki konusunda uyardık. Sünnilere yönelik ayrımcı yaklaşımının büyük sıkıntı doğuracağını belirttik. Maliki’nin uyguladığı politikaların, terör unsurlarını güçlendireceğini defalarca anlattık.
Yine kulak ardı ettiler…
Hatta bilgiçlik taslayıp, bir de akıl vermeye kalktılar:
-Maliki’nin güçlü liderliği, sizin endişelerinizi karşılar.
Niye? Çünkü, Maliki’den başta petrol olmak üzere bir sürü taviz almışlardı. Menfaatleri öyle gerektiriyordu. Ayrıca, oldukça da saftılar. Maliki, Şii olduğu için bölgedeki İran etkisini kıracağını sanıyorlardı.
Ama tam tersi oldu. Maliki, yüzünü İran’a döndü. ABD’yi de sattı.
Camlar kırıldı, dam çöktü, ortalık viraneye döndü. ABD de deli danalar gibi dolaşıp, “eyvah” diye bağırmaya başladı.
* * *
Körfez Savaşı ortaya çıktığında, IŞİD diye bir örgüt yoktu. Adı Irak İslam Devleti’ydi. O dönemde Türkiye devreye girdi, Sünni aşiretler organize edildi; ABD de silah yardımı yaptı. İş tereyağından kıl çeker gibi halledildi. Sünni aşiretler, tamamını Suriye’ye sürdü.
Maliki ise süreci tersine çevirdi.
Uyguladığı politikalarla Sünnileri canından bezdirdi. Onların bir kısmını IŞİD’e destek vermeye zorladı. Büyük bir bölümünün de mücadele azmini kırdı.
Hikayeden suçlamalarla Sünnilerin en büyük lideri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi hakkında idam cezası çıkarttı. Başbakan Yardımcısı Salih Mutlak için de yakalama kararı verdirdi.
İşte çıkan manzara ortada:
Maliki ortalığı pisledi, ABD de üstüne tüy dikti. Bölgenin büyük bir bölümü IŞİD’in eline geçti.
Bu tablonun en büyük suçlusu Amerika!
Görmedi, algılayamadı, hissedemedi. Sözde “büyük devlet” ya, Türkiye’nin uyarılarına da “paranoya” düşüncesiyle yaklaştı.
* * *
Geç oldu, ama nihayet ABD’nin aklı başına geldi…
Şimdi deli danalar gibi koşuşturuyor, Türkiye’den yardım istiyor. Bize, IŞİD’e karşı bölgede “lider ülke” misyonu biçiyor.
“Özgür Suriye Ordusu’nu güçlendirelim” diyor…
Günaydın, biz bunu yıllardır söylüyoruz.
Onlara silah desteği yapmaktan bahsediyor…
İyi, güzel de Türkiye zaten ÖSO’ya silah desteği vermekle suçlanıyor. Bizim tezimiz olan Suriye sınırındaki “tampon bölge” görüşüne de büyük ölçüde yakınlaşmış durumda.
Ardından, Türkiye’ye “hadi” diyor. Ama, köprünün altından o kadar su aktı ki, artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bugün IŞİD’in elinde 49 tane rehine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Biz artık, dikkatli olması gereken bir ülkeyiz. Üstelik, ortalığı yangın yerine çeviren, pisleten de biz değiliz. ABD’nin gelinen noktada, “Yaptım; ama benim elim kirlenmesin, başkası temizlesin” mantığı, son derece rahatsız edici.
Türkiye elbette burnunun dibindeki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Elbette yapması gerekenler var. Ama, asıl temizliğe soyunması gerekenler, ortalığı kirletip, bu hale getirenler. Ellerini kirletmek zorundalar.
Bakın, ABD’nin bölgede düştüğü durum karşısında Rusya göbeğini tuta tuta nasıl da gülüp eğleniyor!

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var