• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
2 Ocak 2015 Cuma

Büyülü ekmekler!

Günlerdir dikkat kesildim; televizyonlarını izliyor, gazetelerini okuyorum. Bir garip ruh hali ile karşı karşıyayız…

Bir yandan feryat, figan ediyorlar:
“Bunlar hukuksuz operasyon, algı operasyonları yapılıyor, siyasi tutuklamalar gerçekleştiriliyor, özgür basın susturulmaya çalışılıyor…”
Operasyonlar sonunda tutuklanan olursa, verilen karar yerden yere vuruluyor. Gözaltına alınanlar serbest bırakılırlarsa, “Algı operasyonu çöktü” yorumları yapılıyor.
Diyeceğim, istedikleri karar çıkarsa yargı göklerde, tersi olursa tu-kaka.
Hiçbir standartları yok. Hiçbir değer tanımıyorlar. İçine girdikleri tavır, hiçbir ahlaki şablona uymuyor, oturmuyor.
Tam bir örgüt tepkisi ve refleksi ile karşı karşıyayız…
Ama kendilerine “Paralel Çete” denildiği zaman kızıyor, ortalığı ayağa kaldırıyorlar!
* * *
Yaşananlara en iyi örnek Hidayet Karaca ile Ekrem Dumanlı konusunda ortaya koydukları tavır.
Hidayet Karaca hakkında verilen yargı kararı yerlerde, Ekrem Dumanlı’nın serbest bırakılması göklerde. Ekrem Dumanlı’nın serbest bırakılmasına yapılan itiraz, “retle” sonuçlanınca “Dosyada delil yok ki bu karar verildi” diyorlar. Hidayet Karaca’nın tutuklanmasına yapılan itiraz reddedilince “hukuksuzluk bu” diye bağırıyorlar.
Sanırsınız, medya mensubu değil, tamamı birer hakim ve savcı. Öylesine alışmışlar ki, yargıda diledikleri operasyonu yapmaya...
İşler tersine dönüp, taşlar yerine oturunca büyük bir şaşkınlık yaşıyorlar! Zorlanıyorlar, alışamıyorlar, kabullenemiyorlar.
* * *
İçlerinde iki grup insan bulunuyor. Bir kısmı gerçekten inanmış; Eric Hoffer’ın “Kesin İnançlılar” Kitabı’nda tarif ettiği tipler. Önlerine kapkara bir tablo koysanız, onlar “beyaz” demeye devam edecekler!
Adamın paylaştığı tweet ortada:
AK Partili belediyelerin ürettikleri ekmeklere büyü yaptığını yazıyor, yazabiliyor. Bu sayede seçim kazandığını ve ayakta kaldığını iddia edebiliyor. Üstelik buna öylesine inanıyor ki, alay konusu olacağını düşünmeden sosyal medyada ilan edebiliyor.
Garabet bu kadarla sınırlı değil. İçlerinde Erdoğan’ın “Büyülü Gömleği” olduğunu yazanlar ve “Cinci hocalarının sandıklara okuduğunu” iddia edenler bile var.
İkinci gruba gelince…
Onların durumu biraz farklı. Gözlerini o yapı içinde açmışlar; o yapı sayesinde belli yerlere gelmişler. Serpilip büyümüşler, statü sahibi olmuşlar. Korkuyorlar, ayrılmaları halinde sudan çıkmış balığa döneceklerini düşünüyorlar. Yani işin içinde menfaat var!
* * *
Herkesin Hüseyin Gülerce gibi davranması kolay değil elbette. O ve onun gibiler açık açık itiraf ediyorlar, “aldatıldık” diyorlar. Benzer açıklamaları bazı Hükümet üyeleri de yapıyorlar:
-Yanıltıldık!
O kadar iyi anlıyorum ki onları. 1990’lı yılların sonuna doğru ben de “yanılan” insanların içindeydim.
Karşımızda “derviş ruhu” içine bürünmüş bir insan vardı. Haksızlığa uğradığından bahsetmesine rağmen, kendisine “haksızlık yapanlara” bile tek bir kötü kelime sarf etmiyordu. “Ülkem” diyordu, asıl olanın “ülke insanı” olduğunu söylüyordu. Daha da ileri gidip “mağarada yaşamaktan” bahsedebiliyordu.
“Aman ha ülkemde karışıklık olmasın” diyen bir insandı O. Bizzat şahit oldum, “şerefi” ve “dini” üzerine yeminler ediyordu. Karıncayı bile incitmeyecek bir görüntü veriyordu. Kimi zaman da gözleri doluyor ve ağlıyordu.
Çok etkilendim, hatta yazılarımla sahip bile çıktım. Zaman içinde samimiyetsizliği ve gerçekleri görünce, tepkimi ortaya koydum. 2008’de bunlar için bir televizyon kanalında açıktan “çete” tabirini kullandım.
Bugün ise, her şey ayan beyan ortaya dökülmüş durumda. Dört bir yandan cerahat fışkırıyor. Durumu görenler zaten kaçıp kendisini kurtarmaya çalışıyor. Görmeyenler ve görmek istemeyenlere gelince…
Çok güzel bir söz var, “kendi düşen ağlamaz” diye!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi