• $9,5274
  • €11,0921
  • 547.484
  • 1455.42
13 Temmuz 2016 Çarşamba

Bunlara “adam” dedik biz

Bahoz Erdal, gerçek ismi ile Fehman Hüseyin. PKK terör örgütünün çok önemli bir figürü. Yüzlerce insanımızın katili. Cinayetleri saymakla bitmez. Mesela, Abdullah Öcalan’ın ifadesi ile Erzincan’ın Başbağlar Köyü’de 33 masum insanın kurşuna dizilerek katledilmesinin arkasında da O var.

Bahoz Erdal, katil Esad’ın yakını, insanlıktan nasibini almamış bir cinayet makinesi. Kimliği ve yaptıkları apaçık ortada. Zaten gizlemeye çalışan da yok.
“Öldürüldü” haberi geldiğinde, “demokrasi” diyen, “insan hakları” savunucusu olduğunu iddia eden herkesin derin bir “Ohhh” çekmesi lazımdı değil mi?
Hayır, öyle olmadı. Tam tersini yaşadık biz. Hep birlikte el ele verdiler. Yas tutmaya başladılar. Karalar bağladılar.
Kimi, kabul etmemekte direndi; “Yok olmaz öyle şey” türünden itirazlarda bulundu.
Mesela Cumhuriyet Gazetesi, PKK terör örgütünün açıklamalarını öne çıkararak devletin ajansının verdiği haberi çürütmeye kalktı.
Hasan Cemal gibi bir takım kalemler, daha da ileri gitti. İnsanlık düşmanı bu katille Kandil’de geçirdiği günleri anlattı. Bahoz Erdal’ın ölümünden yola çıkarak, yaşanan “acılardan” bahsetti.
Daha neler, neler…
Hep birlikte terör ve terörist destekçiliğine soyundular. Paralel Çete’nin yurt dışına kaçan kalemleri de onları destekleyen atışlar yaptı.
İyi de oldu. Millet hepsini daha iyi tanıma imkanı buldu. Geçmişte bazı etkili çevreler tarafından da itibar edilen bu tiplerin gerçek kiloları ortaya çıktı.
Yaldızları döküldü. Söylem etkinliklerini alabildiğine kaybettiler.
* * *
Sanatçı mıymış, neymiş, tanımıyorum. Dün Nesrin Cavazade isimli bir kadının, biraz da kadınlığını kullanarak ABD’li polislerle çektirdiği sarmaş-dolaş bir fotoğraf gördüm. Zaten Amerika’da yaşıyormuş.
Normal, piyasada çok var bu tiplerden.
Anormal olan bu kadının Gezi Olayları sırasında Türkiye’de bulunması ve o olaylar içinde boy göstermesi. Dünyanın en acımasızları arasında yer alan Amerikalı polislerle can ciğer kuzu sarması görüntüsü verirken, Türk polisine karşı direnmesi. En önemlisi de bugün Bahoz Erdal yası tutan zihniyet tarafından “sanatçı”, “direnişçi” denilerek, yere göğe sığdırılamaması.
İlginçtir, bunların hepsi böyle...
Özel ayarları olan bir torna tezgahından çıkmış gibiler. Ama o ayarlar bizim içinde yaşadığımız topluma uymuyor. Dün iyi kötü insanları yönlendirme kabiliyetleri vardı, ama artık olmuyor, toplum onları kusuyor.
* * *
Batıda, BM gözetiminde gerçekleşen Srebrenica Katliamı’nın bilmem kaçıncı yıldönümünü yaşadık, birkaç gün önce. O soykırımı milletçe lanetledik. Bahoz Erdal’a üzülen güruhtan yine çıt çıkmadı tabi!
O katliam görüntüleri beni yıllar öncesine götürdü…
Prof. Tabip Albay Mustafa Kahramanyol, sıkıntılı günlerde Aliya İzzetbegoviç’in yanındaydı. Şimdi burada yazamayacağım önemli hizmetlerde bulundu. Soyadına yakışan bir şekilde, insanlık adına kahramanlıklar gösterdi.
Sırplar tarafından “Milli Düşman” ilan edildi!
Sonra biz o albayı itibarsızlaştırmak için ne gerekiyorsa onu yaptık. Hakkında düzmece belgeler ürettik. (Bunların hepsinin düzmece olduğu sonradan belgelendi) Ardından o düzmece belgelerden yola çıkarak, O’nu Silahlı Kuvvetlerden ihraç ettik. Yetmedi, ayrıca mahkeme karşısına çıkarıp çirkin ithamlarla yargıladık.
Hiç unutmuyorum, hakkında düzenlenen “istihbarat raporunda” kendisine isnat edilen suçlardan biri şuydu: “Evinin doğal gaz çevrimi sırasında boşa çıkan kalorifer kazanını camiye hibe etmiştir.”
Şaka gibi değil mi? O dönemde camiye eski kalorifer kazanı bağışlamak diye bir suç bile bulunmuştu!
İnanılması güç, ama Mustafa Kahramanyol, bu ve benzeri “suçlardan” dolayı Ordu’dan atıldı. Hem de kendisi ile yan yana getirildiğinde, vatan ve millete hizmette esamisi okunmayacak isimler tarafından!
Aslında biraz derine inildiğinde, Bahoz severlerle, Kahramanyol Hoca’ya bu muameleyi reva görenler arasında hiç fark yok biliyor musunuz? Hepsi o ayarları bozuk torna tezgahının ürünü!
Ne yazık ki, bu ülkede önemli köşe başlarını tutup, itibar gördü bunlar. Biz de bunlara “adam” dedik.
Şimdi taşlar yerine oturuyor. Biraz sancılı oluyor, ama normalleşme denilen de budur işte!

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu