• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
06 Ocak 2021 Çarşamba

Bu filmi seyrettik biz

Kimi Rus yanlısı, kimi Çin taraftarıydı. İçlerinde Arnavutluk’ta Enver Hoca dönemine hayranlık duyanlar bile vardı. Bizden olmayanlara sırtlarını dayamış, bize düşmanlık ediyorlardı.

Üniversitelerde yuvalanmışlardı. Dev Yol, Dev Sol, THKP-C, TİKKO gibi isimler altında örgütlenmişler ve faaliyet gösteriyorlardı. Kendi görüşlerini paylaşmayan, farklı düşünen öğrencilere kan kusturuyorlardı. Okula sokmuyorlar, geldiklerinde de üzerlerine mermi ve bomba yağdırıyorlardı.

Üniversitelerde öğrenimi engelliyorlar, her fırsatta yasa dışı örgütlerinin propagandasını yapıyorlardı. İyi tanırım bunları; üniversiteleri en fazla kirlettikleri 1980 ve önceki yıllarda öğrenciydim. Okula gidip gelirken, arkadaşlarımla birlikte defalarca kurşunlarının hedefi yapıldım.

Eğitim-öğretim değildi dertleri…

Üniversiteleri zorla ve şiddet kullanarak ele geçirip belli bir amacın hizmetine vermekti bütün çabaları!

Soğuk Savaş döneminin sona ermesi ile birlikte çok şey değişti. Sarsıldılar, savruldular, üniversiteler de rahatladı. Birer terör yuvası olmaktan kurtuldu.

Bir süredir yeniden çıktılar ortaya. ODTÜ ve Boğaziçi’ni atlama taşı yaparak, aynı filmi millete tekrardan seyrettirmeye çalışıyorlar...

Geçmişte okullara dışarıdan militan getirerek, kaba kuvvetle hâkimiyeti sağlamaya çalışırlardı. Şimdi de aynısını yapıyorlar. Boğaziçi’nde dışarıdan soktukları, öğrenci olmayan 16 provokatör yakalandı.

Bizim dönemimizde diğer öğrenciler üzerinde baskı kurmak için bir araya gelip örgüt marşları söylerlerdi. Ayaklanma ve direniş mesajları verirlerdi. Bugün de aynısını yapıyorlar. Okulu karıştırdıkları yetmiyor, geniş kitleleri tahrik etmeye çalışıyorlar:

“Ellerinde sapanlar, vuruyor bu çocuklar. Biz şehirden, biz köyden…”

Geçmişte, bazı siyasi partilerden destek alırlardı. CHP’nin Süleyman Genç gibi marjinal milletvekilleri ve senatörlerine sırtlarını dayarlardı. Bugün de CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu gibi tiplerle birlikte hareket ediyorlar.

40 yıl önce seyrettik biz bu filmi. Tecrübeliyiz, bu konuda şerbetliyiz. Nihayetinde hiçbir sonuç alamadıklarını, hüsran yaşadıklarını gördük.

O dönemleri yaşayan bizler hariç, ülkenin kahir ekseriyeti bilmez. Bugün kıpırdanan ve üniversiteleri ele geçirmeye çalışan kafalar yüzünden çok kan döküldü, can yandı bu ülkede. Bizim insanımız dövünüp ağlarken, Türkiye üzerinde hesaplar yapanlar zevk içinde ellerini ovuşturdular.

O yüzden, gerekli tedbirleri acilen alıp bunlara fırsat vermemek lazım. Çünkü, üniversiteleri demokrasi dışı arayışların merkezi haline getirip kan bulaştırmak isteyen çevreler bunlar.

Dikkat edin…

Çok çabuk organize olup, hep birlikte hareket ediyorlar.

Gerçek hedef ve amaçlarını gizlemek için algılar oluşturmaya çalışıyorlar. Sürekli bir çarpıtma ve kitleleri yanıltma çabası içindeler.

Türkiye, 40 yıl önce çok çekti bunlardan ve kurtuldu da. Ancak, geçen zaman içinde kendilerini unutturup, şimdi yeniden ortaya çıktılar. Aynı filmi soktular vizyona. 

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Haftanın yalanları