• $9,5274
  • €11,0921
  • 547.484
  • 1455.42
10 Ağustos 2014 Pazar

Başbakanlık için kulis yapmak hainliktir

Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda başbakanlık koltuğuna kimin oturacağıyla ilgili şunları söyledi: Gazze’yle uğraşmak yerine kulis yapmaya başlasaydım, vazifeme ve partime ihanet etmiş olurdum.

KONYA’DA gazetecilerle bir araya gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gazze’den IŞİD’e, cumhurbaşkanlığı seçimlerden yeni başbakanın kim olacağına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

IRAK’TA ALIKONULAN TÜRKLER

Böylesine kritik bir dönemde benimle ilgili gensoru veriyorlar. Bu gensoru alıkonulan vatandaşlarımızın güvenliğine halel getiriyor. Bu bile sineye çekilebilir ama tek bir insanın can güvenliğine hassasiyet göstermeden, siyasi güdüyle hareket edilmesi sineye çekilemez. Tansiyonun yükselmesinin vatandaşlarımızı nasıl tehlikeye attığını biliyorlar ama bizi kıskaca almak istiyorlar. Tahliyeyi geciktirdiğimiz iddiası da yalan, kadın ve çocukları getirme teklifini reddettiğimiz de yalan. Vatandaşlarımız açısından bir tehlike yok. IŞİD’i 10 Ekim 2013'te terör örgütü ilan ettik, bunu da Resmi Gazete'de yayınladık. Türkiye'yi savaşa sokmakla suçlanıyorum. Zaten Türkiye'nin etrafı savaş alanı. Kamu düzenini koruyoruz ve bir savaşa müdahil olmuş değiliz. Bu çok önemli bir başarı.

ŞEHVETE KAPILMAMAK LAZIM

Bu konuyu herhangi birisi gelip bana açmadıkça veya istişare zarureti oluşmadıkça kimseyle konuşmadım. Bu şuna benziyor. Engelli bir yarışta, engelden hemen önce zihninizin karışmasına benzer. Sporcu engelli yarışta koşuyor, önünde bir engeli aşacak, tam engele yaklaşırken, “Acaba sonra ne olur” dediği anda, tereddüt ettiği anda, engele takılır düşer. O koşucunun zihnine, hele bu bir bayrak yarışıysa, bir engeli aşarken, “Acaba sonraki engeli aşabilir miyim” diye bir düşünce girerse, o koşucu düşer. İşte tam bu engelin öncesinde, benim zihnimde, “Benim adım çok ortalıkta dolaşıyor” diye bir an odağımı kaybetsem, Gazze'yle Irak'la Türkmenler ile uğraşmak yerine Ankara'da oturup kulis yapmaya başlasaydım, vazifeme ve partime ihanet etmiş olurdum. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlanıncaya kadar böyle bir şeyin şehvetine kapılmamak lazım. Biz iktidar partisiyiz. CHP bunu yapabilir çünkü çözeceği bir sorun yok ki. Parti içi mücadele dışında Türkiye'de iktidar mücadelesi verecekleri kudretleri olmadığı için onlar için adrenalin orada. Şimdi 10 Ağustos'a geldik, bu engeli de aşacağız. Ondan sonra yeni engel AK Parti içinde ve hükümetle ilgili görev dağılımıdır. O da, o engeli aşmaya öncülük yapan kimse, onun düşüneceği bir şeydir.

BÖLÜNME BEKLİYORLARDI

30 Mart'tan sonra hemen bir tartışma başlatıldı. Cumhurbaşkanı, Başbakan mı olacak, cumhurbaşkanı mı kalacak? AK Parti içinde hiçbir dalgalanmaya sebebiyet vermeden Başbakanımız aday oldu. Bu sefer AK Parti, Erdoğan'dan sonra nasıl şekil alacak tartışması başladı. CHP'de olduğu gibi fraksiyonlaşsınlar, şucular, bucular densin. Ama olmadı..

SARSINTIYA MEYDAN VERMEZ

Siyasi partiler zaman içinde olgunlaşırlar ve teamüllerini oluştururlar. Başbakanımızın derin siyasi tecrübesi var ancak AK Parti hiç muhalefet tecrübesi yaşamadan iktidara gelmiş olmasına rağmen ciddi sınavlardan geçti ki, oluşan o teamüller AK Parti'yi korur. Hem Başbakan'ın kendisinin hassasiyeti korur hem de onunla oluşan psikoloji partide bir sarsıntıya meydan vermez.

Sonunda menzile ulaşırız

BİR yıldır, Gezi'den bu yana, 'Acaba Erdoğan'ı şöyle bir kenara koyabilir miyiz?'... Hedef bu. O kenara çekildiğinde, öbür tarafta kavga veya ganimet kavgası olur mu? Olmaz. Ne vefa duygusuna sahip AK Parti kadroları ne Sayın Erdoğan'ın kenara itilmesine izin verir, ne siyasetin doğası buna imkan tanır, ne de daha 2023 ideali gibi bir dava varken tutup da gereksiz bir tartışmanın içine girerler. Engelleri biz birer birer aşarız, sonunda da menzile ulaşırız.

GENEL BAŞKAN İLE BAŞBAKAN AYRI İSİMLER OLMAMALI

Güç parçalanması sistemi çökertir

Psikolojik faktör çok önemli. Esas teminat kişiler arası iletişim, güven, sadakat, vizyon, ortak siyasi mücadele, ortak kavgaya girme duygusudur. Bu olmazsa ne önlem alırsanız alın, kristal çatlar. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki ilişkiler yamalı Anayasa'yla düzenlenmiş kurallarla değil, kişiler arasındaki psikolojiyle ilgilidir. Bir de yapısal tarafı var. Bunun da başında Anayasa reformu geliyor. Cumhurbaşkanı ile aynı siyasi tercihlerle oy almış bir başbakanın varlığı, çatışmayı önler, güç birliği ve sinerji sağlar. Genel başkan ile
Başbakan ayrı isimler olmamalı. Aksi takdirde güç parçalanması olur, bunu da sistem kaldırmaz.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu