• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Afrin’de neler yapmışız neler!..

Silahlı Kuvvetlerimiz, Afrin Merkezine doğru adım adım ilerliyor. Bütün olan biteni televizyonlardan neredeyse canlı olarak izliyoruz.

Kamuoyu için Zeytin Dalı Operasyonu’nda neler olup bittiği sır değil. Bilgiler günlük olarak paylaşılıyor zaten. Görüyoruz ki, askerlerimiz, polisimiz, korucularımız ve ÖSO elamanlarının moralleri oldukça yüksek. Zaman zaman batıdan yükselen rahatsızlıklar ve çatlak sesler dikkate alınmazsa, yok bir sıkıntı.

Peki teröristler ne yapıyorlar?..

PKK-PYD-YPG’nin oluşturduğu terör cephesinde neler yaşanıyor? O tarafta durum ne, moraller nasıl?

Dün, açık istihbarat kanallarına başvurdum. Terör cephesinin sosyal medya paylaşımları arasında kısa bir tur attım. Gördüm ki, ilk günlerde olduğu gibi kuyruklar dik değil. İyice inmiş aşağıya. Tam bir panik havası hâkim.

***

Öncelikle bir noktanın altını çizmek lazım:

“Vurduk, kırdık, yok ettik, darbeledik” türünden paylaşımlar yok artık. O “kahramanlık” türküleri geride kalmış. Artık, sürekli olarak yedikleri “darbelerden” söz ediyorlar. Tabii bunu yalanlarla süsleyip farklı noktalara çekmeyi de ihmal etmiyorlar.

Bakın biz neler yapmışız…

Tam 31 tane okulu bombalayıp, yerle yeksan etmişiz. Onlarca öğrenciyi öldürmüşüz. Harekâtın başladığı günden bu yana 922 “savaş suçu” işlemişiz. Vesaire, vesaire…

Bombalanan okullar hangileri?

Yok ortada bir tek isim.

İşlenen suçlar neler?

Belli değil.

Direnemeyeceklerini anladıkları için bırakmışlar tamamen “TSK Afrin’e giremez” hikâyelerini. Artık, bütün güçleriyle algıya oynuyorlar. Türkiye’nin temizliği tamamlamadan durdurulması için sözde insani değerlerin ardına sığınıp, üzerimizde baskı oluşturmaya çalışıyorlar.

Fakat umutları da yüksek değil.

O yüzden ABD’ye saldırmaya başladılar bile. Terör cephesinin yaptığı paylaşımlarda sık sık aynı ifadeler göze çarpıyor:

“Amerika, dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylüyor. Henüz Türkiye’ye karşı net bir tutumları yok.”

***

Birkaç gündür Suriye sevdaları depreşmiş durumda. Terör cephesinde “Suriye gelse de kucağına otursak” havası hakim. Kimi, Suriye Ordusu’ndan bazı birliklerin Afrin’e girdiğinden bahsediyor, kimisi de Suriye’den savunma destekleri aldıklarını iddia ediyor. Hepsi, büyük moral çöküntüsü yaşayan silahlı güçlerini ayakta tutmaya yönelik!

Bu arada, “imza kampanyaları” düzenliyorlar. Afrin’deki sivillerin kapılarını tek tek çalıp, “Türk Ordusu durdurulsun” mealindeki metinleri sivil halka zorla imzalatıyorlar.

Bu arada KCK’dan açıklamalar geliyor:

“Afrin işgaline doğrudan ya da dolaylı olarak destek veren herkes, tarih önünde suçlu olacaktır.”

Direnmeye çalışsalar da, çırpınıp dursalar da yaptıkları paylaşımlar, kadere razı olduklarını ve şimdiden havlu attıklarını gösteriyor. Sürekli olarak “Muazzam bir güç dengesizliğinden” bahsedip ekliyorlar:

“Bizi çembere alıp Afrin’e girseniz de kazanamazsınız.”

***

Amaç ve hedef birliktelikleri de yok aslında. Neyi savundukları, ne yapmak istedikleri, neye inandıkları belli değil…

Kimisi komünist sistemde olduğu gibi direniş amacıyla “komünler” oluşturulduğundan söz ediyor.

Kimi dini değerlere alabildiğine saldırırken, kimi sağdan soldan “dua” istiyor.

Kimisi de savaş “tanrıları” ve “tanrıçalarının” kendilerini koruyacağına yönelik paylaşımlar yapıyor.

Tek ortak noktaları, gözlerini dışarıya dikmeleri. Yaptıkları bütün açıklama ve paylaşımların satır aralarında “Yok oluyoruz, bitiyoruz. Birileri gelip bizi kurtarsın. Acele etsin” psikolojisi göze çarpıyor.

Gırtlaklarına kadar bir batağın içine battıkları çok belli!

***

Hep, “umudumuzu diri tutalım” diyorlar…

Fakat, bu umudu besleyecek herhangi bir dayanakları da yok ortada.

Kendileri de biliyorlar ki, bugünkü şartlar altında Afrin’de “umudu diri tutmak” ölmek, yok olmak demek! Verdikleri kayıplar şimdiden 2 bini aştı.

Ama onlar direnmeye devam ediyorlar. Nasılsa elde daha çok adam var. Efendileri için ise, ölmüş ya da yok olmuşlar hiç önemi yok. Kısacası, umutlarını diri tutarak telef oluyorlar!

<p>Çanakkale´nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyü yakınında yer alan antik çağın önemli liman kenti Pa

18 Asırlık Parion Antik Kenti´nin Surları Gün Yüzüne Çıkıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Demirhindinin karaciğere mucizevi faydası herkesi şaşkına çeviriyor!

Emeklilere 3600 ek gösterge ve intibak yasası müjdesi