• $8,4066
  • €9,9835
  • 489.157
  • 1408.81
28 Mayıs 2014 Çarşamba

Acınacak haldesiniz

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Hep bize nizam ve intizam vermeye çalışırlardı. Hakları ve hadleri olmayan dayatmalarda bulunurlardı. Zaman zaman da hızlarını alamayıp azarlamaya çalışırlar, bu sırada “Karışmam haaa” der gibi parmaklarını sallarlardı…

YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Yıllardır bunu yaşadık. Kendilerine “hak” olanı bize “kabahat” gördüler. Söylediler, dayattılar, ama dinlemediler. Uyarılarımıza kulak asmadılar. Sonuçta kendileri zor ve acınacak bir hale düştüler.
Şimdi, yıllardır oluşturmaya çalıştıkları değerler çatırdıyor!
Avrupa Parlamentosu seçimlerinden bahsediyorum. Garip bir tablo ortaya çıktı. AP, Avrupa karşıtları ile doldu. Fransa’da “Bizi Brüksel yönetemez” diyen ırkçı Marine Le Pen büyük bir zafer kazandı. İngiltere’de de AB karşıtı Bağımsızlık Partisi sandıktan birinci olarak çıktı. Diğer AB üyesi ülkelerde ise tehlike çanları çalmaya başladı.
Öyle bir hale geldiler ki, Türkiye’deki bazı gazeteler dalga geçer gibi başlıklar attı:
“Biz giremeden AB dağılacak.”
***
Meclis’te dün AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile karşılaştım. Avrupa Parlamentosu’nda ortaya çıkan tabloyu sordum:
-Neler oluyor, AB çöküyor mu?
“Çökmeye çökmez” cevabını verdi:
-Ama bu yönde sinyaller veriyor. Şu anda Avrupa Parlamentosu’nda azınlıktalar. Sosyal Demokratlar ile Hıristiyan Demokratların sayısal üstünlükleri var. O yüzden kısa vadede bir çöküş olmaz.

Peki ya uzun vadede ne olur?
Çavuşoğlu, benim sormama fırsat vermeden cevaplandırdı:
-Ancak ulusal parlamentolar için yapılacak seçimlerde de bu trend devam ederse ciddi sıkıntı yaşanır. Öyle bir durumda sadece AB’nin değil, Avrupa’nın da vay haline!
Yani, Avrupa için tehlike çanları çalıyor!
Biz ise, AB hedefi doğrultusunda adımlar atmaya devam ediyoruz. AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na göre ortada bir çelişki yok:
-Biz AB’ye girsek ne olur, girmesek ne fark eder. Önemli olan bu sürecin devam etmesi ve bizim belli hedefler doğrultusunda kararlılık ve dinamizmimizi sürdürmemiz.
AB hedefinde geldiğimiz nokta bu!
***
Başbakan Erdoğan da dün partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Avrupa Parlamentosu seçimlerine değindi. İlginç tespitlerde bulundu:
*AP seçimleri Avrupa’da yükselen tehdidi gösteriyor.
*Biz bu tehdit ve tehlike konusunda kendilerini uyarmıştık.
*Yapılan seçimler, kaygılarımızın ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.
*Şu anda Avrupa değerleri tehdit altında!
Ardından Avrupa’da yükselen ırkçı yaklaşımlarla ilgili olarak “Bunlar bize zarar vermez, ama Avrupa değerlerini yıpratır” değerlendirmesini yaptı.
Ve noktayı koydu:
-Gelinen noktada Avrupa’nın hakkaniyet ölçüsünde değerlendirme yapmasını kendi adımıza değil, onların iyiliği için istiyoruz.
***
Geçmişe doğru gidip Turgut Özal, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz hükümetleri döneminde yaşananları düşünüyorum da!..
AB’yi topluma nasıl sunmuşlardı? Türkiye, AB’ye girecek ve insanımızın bütün sorunları bıçak gibi kesilecekti. AB, hepimiz için bir kurtuluş demekti. Avrupa, bütün yaralarımız için merhemdi!
Mesut Yılmaz, hep “AB treni kaçıyor” diye toplumu korkutuyordu. Tansu Çiller ise, eliyle işaretler yaparak AB’yi gösteriyor, “Haydi Türkiye ileri” diyordu.
Her şey nasıl da değişti? Baksanıza, gelinen noktada AB’den sorumlu bakanımız bile “Girsek ne olur, girmesek ne fark eder” yorumunu yapabiliyor.
Başbakan ise, “Türkiye, AB için büyük bir imkandır” diyebiliyor:
-Bugün, Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından çok, Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının olduğu net olarak ortaya çıktı.
Nereden nereye!..
Biz, hem ekonomik açıdan, hem de zihniyet olarak ilerliyoruz. Zihniyet devrimi yaptığını iddia eden içimizden birilerinin, hemen her konuda örnek olarak gösterdiği Avrupa ise aslına rücu ediyor.

<p>Marmaris'te orman yangınında görevli Azerbaycanlı itfaiyecilerin Türk bayrağı duyarlılığı duygula

“Bayrak bizim her şeyimiz”

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor