• $13,4927
  • €15,2881
  • 796.511
  • 2011.16
25 Aralık 2016 Pazar

ABD’den Suriye’de Bosna taktiği

Biliyorsunuz, 1990’lı yılların başında Avrupa’nın göbeğinde ve Avrupa’nın gözleri önünde bir soykırım yapılıyordu. Sırplar, Boşnakları boğazlıyor, batı da “ah, vah” edip, timsah gözyaşları döküyordu.

1995 Yılının Ocak-Şubat aylarına kadar batılı ülkeler açısından her şey çok güzel gidiyordu. Ancak, bir anda bütün dengeler tersine döndü. Ne olduysa oldu, Boşnak Ordusu, Sırpların Bosna’daki merkezi Banya Luka’ya doğru ilerlemeye başladı. Boşnaklar, son derece güçlü tahkim edildiği düşünülen Vıkaliç Dağı’nı ele geçirince, Banya Luka’nın düşmesine ramak kaldı.

Başta Amerikalılar olmak üzere batılı güçler çıldırdılar. Hop oturup, hop kalktılar. Sözde barış için arabuluculuk yapan Richard Holbrooke, rahmetli İzzetbegoviç’i bizzat arayarak tehdit etti:

-Biraz daha ileri giderseniz, uçaklarla sizi vururuz.

Artık bu savaşa “dur” denilmesi gerekiyordu. Çünkü, Sırplar yeteri kadar Boşnak öldürmüştü. Ayrıca, işler tersine dönmüş, bu defa Boşnaklar, Sırpları sıkıştırmaya başlamıştı.

Tam bu noktada batının acil müdahalesi geldi. Bu müdahale ise, öyle söylendiği gibi bölgede kan dökülmesini önlemek için değil, Boşnak katili Sırpları kurtarmak için yapıldı.

İşte, bazılarının her fırsatta yaldızlayıp önümüze koyduğu, “medeniyetin beşiği” olarak gösterdiği batı budur!

***

Bugün de Suriye’de benzer bir tavırla karşı karşıyayız…

Başta Amerika olmak üzere Avrupalı pek çok ülke, Türkiye’yi, DEAŞ başta olmak üzere Suriye’deki terör oluşumlarına destek vermekle suçluyordu. Bugün özür dilediler, ama o dönemde Amerikalılar iyice ileri gidip bize “IŞİD’le petrol ticareti yapıyor” iftirasını bile atmıştı.

Onlar bunu söyler de içeridekiler boş durur mu? Selahattin Demirtaş’tan bütün HDP’lilere, Can Dündar’dan FETÖ’ye, CHP’de de Eren Erdem’den en tepedeki Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar hepsi sıraya girdi:

-Türkiye, IŞİD’e silah veriyor.

Bu söylem Kemal Kılıçdaroğlu’nu tatmin etmedi. Kendisini iyice öne attı. Başlatılan iftira kampanyasını alabildiğine ileri götürdü:

-IŞİD’in elindeki silahlar, Recep Tayyip Erdoğan’ın, Davutoğlu marifeti ile gönderdiği silahlardır.

Nihayet Türkiye, Fırat Kalkanı Operasyonu’na girişti. “Desteklediği” iddia edilen DEAŞ ile göğüs göğüse vuruşmaya başladı. Amerika, Avrupa ve iç destekçilerinin dengesi bozuldu. İlginçtir, hepsi birden örtülü DEAŞ destekçiliğine soyundular.

***

Amerika, Türk Ordusu’na destek vermek yerine köstek olmaya başladı. DEAŞ’ın karşımıza daha güçlü çıkması ve bizi vurması için başlatmayı planladığı Rakka Operasyonu’nu askıya aldı. Dikkat edin, DAEŞ militanları gözünün önünde vızır vızır dolaşıyor. Amerika kılını bile kıpırdatmıyor.

Avrupa, destek vermek yerine, köstek olmak için “El Nusra ile irtibat halinde” iftirası ile Türkiye’yi sıkıştırmaya çalışıyor.

HDP’liler, DEAŞ sevdalısı olmuş durumdalar…

Ciddi bir denge sorunu yaşıyorlar. Türkiye’ye saldırmak ve suçlamak için ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Daha düne kadar söyledikleri “Türkiye, IŞİD’e karşı YPG’ye destek vermeli” türünden sözleri unuttular. “Ne işi var Türkiye’nin Suriye’de” diye bağırıp duruyorlar…

Mesela, HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp gibi tipler, Mehmetçiğin Suriye’deki mücadelesinin “meşru olmadığını” bile söyleyebiliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne dediği ise belli değil. Bir yandan Fırat Kalkanı Operasyonu’na destek verir gibi görünüyor; diğer taraftan “Suriye bataklığına niye girdik” türünden sözler sarf ediyor. Oysa, daha düne kadar Türk askerini YPG ile birlikte DEAŞ’a karşı savaşması için Kobani’ye sürmek isteyen kendisiydi!

***

Apaçık ortada: Biz Fırat Kalkanı ile sadece DEAŞ’la mücadele etmiyoruz. Bir de içte ve dışta bunlarla savaşıyoruz. Gözleri öylesine dönmüş, öylesine ahlaki bir ikilem yaşıyorlar ki…

“DEAŞ mı, yoksa Türkiye mi?” diye sorsanız, katillerin boynuna sarılıp, “Vallahi DEAŞ” diyecek hale gelmişler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, durup dururken bu milletin Kurtuluş Savaşı’ndan sonra en büyük mücadeleyi yaşadığını söylemiyor! Görünüyor işte, içten ve dıştan çok büyük bir saldırı altındayız. Allah’tan milletin büyük ekseriyeti de bunları görüyor ve arkasındaki planları biliyor.

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı