• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
8 Ağustos 2014 Cuma

11 Ağustos sonrası tufan

Ekmalettin, Eklemettin, İhsanettin, Ekmeloğlu, İnsanoğlu, Kemalettin derken, sandık göründü…

Gideceğiz, kendisini aday gösterenlerin dahi henüz adını tam telaffuz edemediği bir adayla Başbakan Erdoğan arasında tercih yapacağız!
Türk seçmenine reva mı bu?
Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin yaptıkları tercih, Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ni işte bu hale getirdi.
Konuşamıyor, kelimelerin çoğunu yutuyor, bazen meramını bile zor anlatıyor. Türkiye gerçeklerinden uzak, üstüne bir de İstiklal Marşımızı bilmiyor. Ama Cumhurbaşkanı Adayı! Muhalefet liderleri ise, vatandaşın karşısına geçip “tıpış tıpış gidecek ve oy vereceksiniz” diyor.
Olacak iş mi bu?
Değil, şaka gibi, ama oluyor işte.
* * *
Peki, oldu da ne oldu? Biraz pohpohlandı, şişirildi, Ayşe Arman gibi yazarlar, kadın gazetecilere “hanımefendi” diye hitap etmesine bayıldıklarını yazdı. Daha da ileri gidip, “Koşup sarılasım geldi, benim oyum ona” dedi.
Sonunda, Türkiye gerçeğine teslim olmak zorunda kaldı. Ayşe Arman, bakın dün köşesinde nelerden bahsetti:
“Bakalım Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye nereye gidecek, olaylar nasıl gelişecek…”
O bile “koşup sarılmayı ve oy vermeyi” düşündüğü, parlatmaya çalıştığı İhsanoğlu’nun hiç şansının olmadığını gördü. Şimdiden, Erdoğan’ın Çankaya Köşkü’ne çıkacağını kabul edip, sonrasından bahsetmeye başladı.
Samimiyeti için tebrik etmek lazım.
Sadece O mu?..
Elbette değil. Açın gazeteleri bakın. Çoğu, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduktan sonra yapacağı konuşmayı ve ilk çıkacağı yurtdışı gezileri yazmaya başladı. Sonuçta gazetecilik yapıyorlar. Başlarını kuma gömecek değiller herhalde, sempati ve destek de bir yere kadar!
* * *
Ben, kendisini aday olarak gösterenler de dâhil, herkesin büyük bir hayal kırıklığı içinde olduğunu düşünüyorum. Ama dönülmez yola girdiler. “El içinde vasiyet ettik, ölmesek olmaz” havasındalar!
Olmadı, İhsanoğlu ismi tutmadı. Üstelik kendisini destekleyen CHP ve MHP yönetimlerini sıkıntıya sokacak tavırlar sergiledi. Onlar da kavgada bile söylenmeyecek bazı sözleri sineye çekmek zorunda kaldı.
Örnek mi istiyorsunuz?
MHP gibi “milliyetçiyiz biz” diyen bir partinin İstiklal Marşımızı bilmeyen bir insanın peşinden koşması olacak iş miydi? MHP’nin “ihanet” olarak gördüğü “Ana Dilde Eğitim” isteyen bir ismi desteklemesi mümkün müydü?
İmkânsız gibiydi ama oldu!
MHP, sırf Erdoğan’ın önünü kesmek için inandığı değerleri ayaklar altına aldı. Aynı durum CHP ve Kılıçdaroğlu için de geçerli.
Tepedeki bu tavır, her iki partinin tabanında da ciddi sıkıntıya yol açmış durumda.
* * *
30 Mart seçim sonuçları ortada. İl genel meclislerinde 37’ye kadar düşüyor, ama CHP ve MHP’nin belediye başkanlıkları ve belediye meclislerinde aldıkları oy toplamı yüzde 44 civarında.
Bir araya geldiklerine göre, Köşk seçiminde de en az yüzde 44 oy almaları lazım. Üstelik yalnız değiller, yanlarında küçük de olsa başka siyasi partiler var.
Ekmeleddiin İhsanoğlu alabilecek mi bu oyu?
Kamuoyu araştırmalarına bakılırsa zor, hatta imkânsız. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu da bunun farkında. Parti tabanlarına “Ne yaptınız siz” dedirtmek istemiyorlar. O yüzden Ekmel Bey’e peş peşe destek açıklamaları yapıyorlar.
Tam bir kısır döngü!..
Sırf kendilerini kurtarmak için, hataları, eksikleri ve parti politikalarına taban tabana zıt görüşleri olsa da Ekmel Bey’e omuz vermek için çırpınıyorlar. Elbette bunun bir faturası olacak. 11 Ağustos’tan itibaren “öde” sesleri yükselmeye başlayacak. İşleri oldukça zor vesselam!

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Dünyanın yeraltı kaynakları zengini ülkesi hangisi? Türkiye kaçıncı sırada?

Selimiye Meydanı kazılarında Roma döneminden kalma aile mezarlığı bulundu

Binlerce yıllık oluşum yok olma sürecini yaşıyor