• $7,52
  • €8,9983
  • 409.369
  • 1538.04
09 Nisan 2011 Cumartesi

Mesleğini sevmeyenlerin ülkesi

Geçen gün yeni doğmuş bir bebeğe, hani kucağınıza almaya, koklamaya bile kıyamayacağınız, dünyada henüz sayılı saatler geçirmiş bir bebeğe her ne hikmetse makyaj yapan bir hemşirenin haberi yer aldı gazetelerde...
Çeşitli sebeplerle onlarca hemşire tanıdım bugüne kadar ve hepsi de işine aşık, fedakar ve çok çalışkan kadınlardı. Haberde bahsi geçen şahsın adı ise bu meslekle yan yana gelmemeli, kendisinden hemşire olarak bile bahsedilmemeli. Eminim psikiyatrinin açıklayabileceği talihsiz bir hakikat barındırıyor olmalı zavallı bünyesinde, benim de işim bu değil...

ŞİFRELİ SINAVDA MESLEK SEÇİMİ!
El yordamıyla meslek ve iş sahibi olunuyor memleketimizde, doğrudur. Okuyarak ne olunabileceğini son zamanlarda kestirmek zor zira lise bitirip de üniversite sınavına girdiğinizde mücadele etmeniz gereken başkaca ve gayet ciddi sorunlar var!
Bir gruptan değilseniz öteki grupta ezileceksiniz, el mahkum; daha açık yazamayacağım bu cümleyi. Gündemi takip edenler veya çocuk sahibi olanlar biliyorlar, sınavlarda şüphe ve şifre seçeneklerinden bahsediliyor ki; dava açılsa ve sonuçlansa bile genel bir 'sonuca' varmak mümkün olmayacak!
Derdim zaten ÖSYM skandalı değil, çünkü ÖSYM başlı başına bir yarasıdır güzel ve yalnız memleketimin.
Bir şekilde iş sahibi olunuyor, meslek ediniliyor; haliyle kimse mutlu olamıyor, olmak için de gayret sarf etmiyor. Bir şekilde marangozun yanına çırak giren bir çocuk, marangoz olmaktan başka çaresi yok diye marangoz oluyor ve aklı futbolda kalıyor örneğin! Futbolcu da başka düşler peşinde, para kazanmak derdinde belki onun aklı da marangozlukta, kim bilir!
Kuaföre çırak giriyor ama umurunda bile değil saç tasarımcısı olmak ya da sadece ve sadece iyi bir fön çekebiliyor olmak. Zaten aralarında el becerisi olan ve işini seven varsa yükseliyor, usta oluyor.

AH BİR AKTÖR OLSAM!
Garson masaya atıveriyor mönüyü, aklı kendi dükkanını açmakta; şoför albüm yapma derdinde; öğretmen bir an önce emekli olma hayalinde, ev kadını ah keşke oyuncu olsaydım diyor, gazeteci günü kurtarmak peşinde çünkü aklı köşe yazarı olup ünlenmekte.
Oysa herkes bilir; başarının altın kuralı işini sevmektir, işinde başarılı olmanın sonucunda da para ve itibar kazanılır.
Herkesin gönlünde yatan işi yapması, işinden geçineceği kadar para kazanması şart.
Yoksa sonuç nereye varır bilmiyorum.
Varmasını istediğim yeri biliyorum.
Varması muhtemel yeri düşünmek bile istemiyorum...

Bir bebeğe işkence edebilecek kadar mutsuz ve sevgisiz insanlar var. Üstelik işkence eden, bebeğin emanet  edildiği sözde bir 'hemşire'... Oysa hemşirelik özel, kutsal, zor ve herkesin yapamayacağı bir iştir.

HAFTALIK

- Kıyafet de çok güzel, çekim de. Yeni bir markadan bahsetmek istiyorum, İngiliz menşeyli, adı da F&F. Son derece şık ve spor kıyafetler var, kadınlar için de erkekler için de. İşin ilginç yanı markanın Kipa Mağazaları'nda satılıyor olması. Fotoğrafa bakıp da pahalı ürünler olduğunu düşünmeyin. Hesaplı ve ayrıca çok kaliteliler. Kipa'ya bakmalı bir ara, İstanbul'da Pendik ve Silivri'de varmış.

- Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf tenis oynarmış ve benim haberim yokmuş. Kavaf, geçen hafta Tekerlekli Sandalye Tenis Türkiye Şampiyonası'nda final maçlarını seyretmiş ve milli tenisçi Büşra Ün ile bir gösteri maçı yapmış. Yeri geldiğinde eleştiriyoruz kendisini ama bu defa da alkışlamak lazımdı,  alkışladık.

- Angelina Jolie, Libya-Tunus sınırına gitmiş; Thouca kampındaki mültecileri ziyaret etmiş. Jolie, bir dolu oyuncuya nasıl baskı yaptığının farkında mı? Bak Angelina, bizim 'artizlere' kötü örnek oluyorsun, yetti artık senin bu sosyal sorumluluk projelerin ya da gel buraya giy yırtmaçlı tuvaletini, kırkayaklara patik örme derneğine para topla...

- Ricky Martin'in saçı ne olacak peki? Dünyanın en seksi ve en yakışıklı erkeğinin eşcinsel olmasını bir yere kadar kabul ediyorum, acımı içime gömüyorum ama bu kadar kötü bir saçın açıklaması yok. Yok yok!

- Yüzüne ve boynuna çok başarılı bir müdahale ile dolgu yaptıran Nazlı Ilıcak'tan feyz alan erkek gazeteciler olsa keşke! Bakımlı olsalar ekrana çıkarken, güzelce tıraş olsalar, elden geçseler. Seçim öncesi şart, neticede sabah akşam ekranda olan isimler var.

- Roberto Carlos'un çocukları Brezilya'ya gittikleri zaman 'Evimize dönelim' diye tutturuyorlarmış. Canlarım benim, eviniz yuvanız burası gayrı, isteseniz de bırakmam sizi...

<p>Bomba arama köpekleri 'Ban' ve 'Tim', Barış Pınarı bölgesindeki sivil halka yönelik büyük bir sal

Barış Pınarı bölgesinde 'Ban' ve 'Tim' büyük saldırıyı önledi

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi