• $7,3505
  • €8,9443
  • 438.027
  • 1536.11
15 Eylül 2012 Cumartesi

Kız arkadaş bulma enstitüsü

Çok ünlü bir 'ünlü kişi', sevgilisinden ayrıldı ve devreye eş-dost girdi. Dedikoduya göre adama 'kız arkadaş bulma partileri' düzenlemeye başladılar. Bu köşede sıkça okuduğunuz aşk temalı yazılardan birine daha tanık olmak üzeresiniz. Aşk acısı yaşanmasına izin verilmeyen bir devrin insanlarıyız çünkü...

Canım sıkılıyor; ihanet, aldatma, entrika, katakulli, arkadan iş çevirme haberleri duydukça... Beni zıvanadan çıkaran hadise şu: Cemiyette gayet iyi tanınan bir ünlü sporcu, yine çok ünlü kız arkadaşından ayrıldı. Olabilir elbette, ayrılık da insana dair. Ancak yaşanması gereken süreçler yaşanmıyor, ifrit olduğum kısım bu. Adam kız arkadaşından ayrıldı, evlilik lafları da ediliyordu üstelik. Olağan süreç şöyle işlemeliydi, bir süre her ikisi de ağlayacak, üzülecek, kahrolacak, alışmaya ve anlamaya çalışacak, uyuyamayacak, iştahları kaçacak, belki tekrar deneyecek, tekrar ayrılacak. O süreçte kendilerini tanıma serüvenlerini yaşayacak, başka aşklar için kararlar alacak, belki yeniden ağlayacak, araya arkadaşlarını sokacak, tatile çıkacak, para harcayacak, karşı taraftan nefret edecek, neticede olması gereken neyse; olacak... (Bir yüzyıl önce olsa kitaplar, şiirler okunacak, yazılacak, beste yapılacaktı. Hatta sıkı edebiyatçılar bu ayrılma halinden şahane beslenmişlerdir malumunuz.)
Önceki yüzyıllardan bahsetmişken, Dostoyevski, Mozart, Dali, Frida Kahlo, Kanuni Sultan Süleyman, Marcus Antonius'u hatırlayalım... Birbirlerinden farklı dönemlerde, ülkelerde, koşullarda yaşayan bu isimlerin aşk hayatına bakınca şunu görüyoruz net olarak, 'Mutlu aşk yoktur'... Sait Faik'in dediği gibi 'Bir insanı sevmekle başlar her şey' ama öyle devam etmez. Burada yazarı ilgilendiren konu, aşk acısının 21. yüzyıl itibarıyla yaşamasına izin verilmemesi.

AŞK YOKSA ŞİİR DE YOK!
Ne olacak peki, 'Aşk acısı çekilmemesi daha iyi değil mi?' diye soran egoist okur (Gülenay Börekçi'ye selam olsun) bilmeli ki, acı yoksa sanat da yok...
Geçenlerde sanattan ve sanatçıdan gayet iyi anlayan bir dostum, neredeyse yıllardır ülkede tarihe aktarılacak bir beste yapılmadığını anlattı. Ne kadar acıklı ve doğru... Bırakın aşk acısının sanata katkısını, insana katkısı çöpe atıldı.
Dönem 'aşk acısı mı çekiyorsun, bu gece her şeyi unutacaksın' devri! Bırakın sanatı bir tarafa...
Çok sevdiğim yazar Jane Austen'in 'Aşk ve Gurur'u şöyle başlar; 'Parası pulu olan her bekar erkeğin kendine bir yaşam arkadaşı seçmesinin kaçınılmaz olduğu, herkesçe benimsenen bir gerçektir'... Peki, o yaşam arkadaşı seçme aşamasında araya girenlere, her şeye burnunu sokanlara ne demeli? Çeşitli kelimeler geliyor aklıma ama yazmayacağım! Kendine eş ararken bir yandan kaybeden adam zengin ve ünlüyse araya hemen birileri giriveriyor. Adamın hayatına birini sokarak kendileri de nemalanacaklarını sanıyorlar servetten. Başta bahsettiğim (farazi de olabilir) sporcu, kız arkadaşından ayrılınca devreye ajanslar falan girmiş, öyle söyleyeyim. Adama boy boy fotoğraflar göstermeye başlamışlar, artık bekar ya! Ünlü modellerin, oyuncuların fotoğraflarını önüne (adamın eski kız arkadaşına benzeyen ne kadar sarışın kadın varsa) dizivermişler.

BRAD-JENNIFER MASALI FOS ÇIKTI
Dünyada da benzeri bir sistem var elbette, Brad Pitt ve Jennifer Aniston zamanında bu şekilde bir araya getirilmişti. Onlar da aşık olup evlenmişlerdi. Oyuncu ve manken ajansları pek severler ellerindeki şöhretleri 'çiftleştirmeyi'. Ortaya nefis, ilgi odağı ve magazincilerin asla doyamayacağı 'malzemeler' çıkar böylece. Yap-boz gibi, öyle olmazsa böylesi var mantığıyla, başka başka şekiller de denenir. Memlekette de var canım, mahalle aralarında da. Boşanan bir adam mı var, hemen konu-komşu uygun eş arayışına girer. Rahatsız olduğum olayın profesyonel anlamda ele alınması ve adamın aşk acısına saygı duyulmaması. Bu kadar yakınımda ilk defa rastladım çünkü, duyduklarıma inanamadım. Sporcuya önerilen isimleri burada saysam, ana gazetenin sürmanşeti olurdu bugünkü köşem; ama yapmayacağım. Biz yazdıkça, ele aldıkça, okuyucu için normalleşiyor bazı olaylar. Oysa doğrular ve gerçekler başka. Gerçek, aşk öyle el yordamıyla kakalanmaz insana. Öyle olduğu vakit, tıpkı Brad Pitt ile Jennifer Aniston örneğinde olduğu gibi, bir rüya düğünle evlenseniz de gerçek aşk çıkıverirse karşınıza ne peri masalı kalır akılda, ne verilen sözler. Çünkü yürekten verilmemiştir. Çünkü gerçek aşk, geldiğinde hapşırık gibidir, tutamazsınız...

HAFTALIK... HAFTALIK...
Bu yıl Pirelli kızlarını Steve Mccurry, Rio'da fotoğraflıyor.
× Pirelli takvimine ne oldu? Birbirinden güzel çıplak kadınlara, estetik çıplaklığa, bizi şaşırtan pozlara ve nerede bulacağız diye çırpındığımız takvime ne oldu?
× Terör ve şehit haberlerine astrolog yorumu da ekleyen yayınlara karşı tarif edilemez bir antipatim başladı. Biz ABD'yiz ya, onlar da yapıyor ya, biz de yapalım. Aferin bize ve yayıncılığımıza...
× Durmadan İngilizce cümleleri tweet'leyenlerden birçoğunun İngilizce bilmediklerini okudum. Niye o halde? Why not!
× Enver Aysever'in programına bayılıyorum...

"pirelli.jpg"

<p>Terör örgütlerini silahlandıran Brett McGurk'ün adının ortaya çıkması, terör örgütü DEAŞ'la kariy

Biden yönetimi göreve hızlı mı başladı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor