• $7,4218
  • €9,0364
  • 442.719
  • 1542.45
03 Aralık 2011 Cumartesi

Kimse kimseyi hayatına şartsız kabul etmiyor

Boşanan o kadar çok çift var ki son günlerde, bunun neredeyse evlenmenin ardından gelen tuhaf ve kaçınılmaz bir 'gelenek' olduğunu düşüneceğim. Peki, imza atarken 'İyi günde ve kötü günde' demiyor mu kadın ve erkek?

oğu nikahta şahit olduğum bir görüntü var, nikah memuru soruyor 'Ahmet'i kocalığa kabul ediyor musun?'. Kadın gülümsüyor, yayvan, duygusuz ve biçimsiz bir şekilde cevap veriyor. 'Eeeeveeetttt'. Salondakiler alkışlıyor, erkeğe dönüyor memur, 'Mukaddes'i karın olarak kabul ediyor musun?'. Ahmet bu defa geriliyor, geriniyor ve ifadesiz bir tonla, yüksek bir perdeden 'Aavettttt' diyor.
Ne dediklerini bilmiyorlar, ne söylendiğinin farkında değiller. Anlasalar 'Kabul ediyorum' derlerdi, diye düşünüyorum. Bir dinle bakalım, belediyenin görevlendirdiği bir memur da olsa adam sana ne soruyor. 'Bir ömür boyu' diyor, 'Hastalıkta ve sağlıkta' diyor!
'Evveettt' diye cevaplayan kadın, acaba kocasının maddi-manevi sıkıntılı günlerinde aynı cevabı verebilecek mi? 'İşten mi atıldın kocacığım, olsun üzülme, evvettttt' diyebilecek mi?  Peki ya adam, karısının sıkıntılı gününde, diyelim bir yandan hamilelikle baş etmeye çalışıp bir yandan da evini veya işini yürütmeye çalışırken yüzünü astığında, 'Demek sıkıntın var karıcığım, olsun ben hep yanındayım, aavveettt' diyecek mi?
Demeyecek, demiyorlar da. Çünkü artık kimse kimseyi hayatına kayıtsız şartsız kabul etmiyor, bir ömür boyu hem de; asla!
Amerika'da evlenen bir yakınım oldu, evlilik yeminlerini kendileri yazdılar. Zaten filmlerden, dizilerden aşinayız Amerikan düğünlerine. Bambaşka bir ruh halinde oluyorlar evlenirken, sadece kendilerine konsantre oluyorlar. Başlarında ne yemek takımını sorgulayan kaynana oluyor, ne yatak odası takımının parasını ödedi diye suratı beş karış gezen bir kayınpeder, ne kıskanç bir görümce, ne bahşiş bekleyen garsonlar... Kadın ve adam sadece kendilerini ve evliliklerini düşünüyorlar ve bu konsantrasyonu kimse bozmuyor...
Dünyanın gelmiş geçmiş ne popüler dizilerinden bir olan 'Friends'te Chandler ve Monica evlenmek üzere yeminlerini yazacaklardır. Chandler yazamaz bir türlü, Monica kıyameti kopartır. Komedi dizilerinde  erkeğin bu işi becerememesi, eline yüzüne bulaştırması her zaman kullanılan bir trüktür... Gerçekte de sıkıntılı bir durum kendi yeminini yazmak, öyle kafadan uydurmaya gelmez, 'Valla billa seveceğim seni' gibi bir kakafoni içermez çünkü. Bizim memlekette yemin etmek, ağızdan çıkanı duymak konusunda bir gerileme var, öyle ki 'Bak ekmeği öpüyorum' diyen adama asla inanılmaz oldu. Kelimeler kayboldu, insanlar kelimeleri kaybedince kendilerini de kaybettiler.
Evlenirken edilen yeminleri gözden geçirmek lazım. Öylesine evlenmemek lazım, 'Hadi artık zamanı geldi, bir yuva kurayım' diye olmuyor bu işler. Onu kuşlar yapıyor!
Evlilik yeminini yazan var mı aranızda bilmiyorum ama evlendiğiniz insana söz veriyorsunuz bir bakıma. Gözlerinin içine bakıp, sırtınızı dayayabileceğiniz birini bulmanın mutluluğu ve inancıyla söz veriyorsunuz. İşte bu yüzden evlenmek üzere olan tanıdığınız, eş-dost varsa söyleyin de yeminlerini kendilerin yazsınlar. Bir 'Amerikan apartması' olarak anlamayın sakın; bunu iki 'insan'ın ne istediklerini bildiklerini birbirlerine ifade etmeleri olarak görün...
'Aaeevvettt' değil, 'Kabul ediyorum' deyin ve onu hayatınıza kabul edin.

"elif.20111203011033.jpg"

Haftalık
- Tariş'in bir web sayfası olduğunu ve ne isterseniz size gönderdiklerini biliyor musunuz? www.ta-ze.com.tr adresinden yağ, zeytin ve şampuan gibi ürünlerden alabiliyorsunuz. 
- Aşure ayı başlamış da haberim yok. Yapmayı çok istediğim ama yapılmışına bayıldığım aşureyi farklı yerlerde tatmayı da seviyorum ben. Her dükkan kendine göre bir yorum katıyor. Beyaz Fırın zaten aşmış lezzet konusunda...
- Franck Muller, Başbakanımızın da George Clooney'nin de sevdiği bir saat markası. Fiyatları bir hayli yüksek ama bana kalırsa en değerli mücevherden daha kıymetli... Çok havalı, çok güzel. 
- Cildi kışın daha iyi korumalıyız, bu konuda mutabıkız zaten. En iyi nemlendiren ürünleri seçmenizi  tavsiye edeceğim, kuru cilt en çabuk yaşlanan cilt... Eczanelerde satılan kremler en iyileri...
- Epilasyon mevsimi geldi. Güneş ortadan kaybolunca güzellik ve estetik merkezlerinin kapısı tüylerden kurtulmak isteyenler tarafından çalınıyormuş. Gidilsin ve tüylerle vedalaşılsın, derhal!
- Nokia 701 akıllı telefonlarda acayip kampanyalar var. Yılbaşı hediyesi alternatiflerinden biri olabilir, aklınızda bulunsun. 
- Victoria Beckham kaçıncı çocuğunu doğurdu? Dört! Üşenmesem gidip röportaj yapacağım ama hırpalamak istemiyorum loğusa haliyle! Aslında gidip pekmez falan yedirmek lazım, 'süt yapar' diye kandırırlar ya bizde yeni anne olmuş kadınları, aynen öyle. (Bence bu da bir kaynana komplosudur, doğum yapmış geline şerbeti, pekmezi, sütlacı dayayacaksın. Hem glisemik endeksi yükselsin, şekeri tavan yapsın hem de kiloları asla gitmesin! Şişsin de şişsin)...

İki kişinin bildiği 'sır' değildir
Öyle böyle hava atmadık zamanında Victoria'larımızla... Benim kendisiyle tanışmam hayli eski, Seattle'da açıldığı günü hatırlarım o kadar söyleyeyim! 'Kim bilir ne zaman büyürüm de giyerim' diye düşünürken, zaman öyle çabuk geçti ki, 'İnşallah daha uzun uzun süreler giyebilirim' moduna geldim. Nihayet, iç çamaşırları olmasa da aksesuarları, makyaj ürünleri, kremleri ve parfümleri geldi İstanbul'a. Moda şovlarıyla dünyayı kasıp kavuran Victoria's Secret, Nişantaşı City's'de açıldı. Bir gün herkes mis gibi kokacaksa, bunun mimari Victoria'nın bizzat kendisi olacak. Favorim vanilyalı vücut losyonu...

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı