• $7,3273
  • €8,8619
  • 413.481
  • 1495.77
04 Haziran 2011 Cumartesi

İstanbul'u pembe salyangozlar bastı!

Yavaş yaşamak ve İstanbul, yan yana gelemeyecek iki kavram gibi görünse de şehri gezecek pembe salyangozlar, insanlara yavaşlamanın durmak demek olmadığını anlatacak. Bir 'durup' bakmakta fayda var...

Yavaş yaşamak deyince aklınıza sakın 'durmak' gelmesin. Yavaş yaşamak, fark etmek, zevk almak, özenmek demek. Şehir hayatının koşuşturması içinde unutulan değerleri hatırlamak, toprağa yakın olmak ve yaşama bağlanmak demek. Milano'da 6 sanatçıdan oluşan Cracking Art Group'un başlattığı Pembe Salyangozlar sergisi,              3 metaforu temsil etmekte. Bunlardan biri dinlemeye açık olmak, diğeri ikamet etmek, bir diğeri de şekillerinin @ işaretine benzemesi nedeniyle iletişim anlamına geliyor. 'Yavaş yaşam' yaklaşımına dikkat çekmek amacıyla İstanbul'a taşınan dünyanın en popüler gezici sokak sergilerinden Pembe Salyangozlar, 'Toskana Vadisi Yavaş Yaşama Dönüş' sergisi ile 5 hafta boyunca İstanbul sokaklarında olacak.
Pembe Salyangozlar; bu hafta sonunda düzenlenecek Bebek Şenliği'nin ardından, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Yeşilköy ve Bahçeşehir sokaklarında dolaşacak. Salyangozların son durağı ise doğayla modern yaşamı buluşturan Toskana Vadisi...
Bebek Parkı'nda salyangozlarla tanışma fırsatı bulduk. Geri dönüşümlü malzemeden yapılan 'pembiş'lere çocukların müthiş ilgisi vardı. Sergi hakkında bilgi veren Emaar Türkiye CEO'su Ozan Balaban'a göre, şehirdeki günlük yaşam tarzımızda, özellikle de İstanbul gibi büyük bir şehirde, yavaşlamak çok zor. Ancak imkansız değil, insan isterse yavaşlar, hayatı fark eder, zevk alır ve bir yandan doğaya yakınlaşırken bir yandan da dünya ile irtibatını sürdürebilir. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyorsanız, yavaşlamak kelimesi ile tanışmadınız diye kabul ederim. Peki, ne yapmalıyız, nasıl yaşayacağız, şehir ayaklarımızın altında kayıp giderken biz nasıl frene basacağız? Bu trend bütün dünyada büyük ilgi çekiyor, İstanbul'dan da hareketli şehirlerde gördüğü ilgi müthiş. Herkes bir 'durmak ve düşünmek' istiyor.  Büyük şirketler de akımı destekliyor, inşaat firmaları doğa ile dost yaşam alanları inşa etmekle meşgul.

BAHANELERE SIĞINMAK YOK, HERKES YEŞİLE!
Herkes yeşil alanları bol sitelerde, deniz kenarlarında yaşamıyor ama İstanbul bu anlamda müthiş güzellikler vaat ediyor. Hafta sonları kaçmak lazım, bunca yıldır yaşadığım İstanbul'da ne çok yere gitmediğimi fark ettim ben de. Üşenmekten, vakitsizlikten, koşturmaktan... Bahanelere sığınmaktan vazgeçiyoruz, önce gidip pembe salyangozlarla buluşuyoruz ve bu olağanüstü güzel hayvanlarını vermeye çalıştığı mesajı içimize kadar çekiyoruz.
NOT: Bu arada yavaş yaşam sergisi kapsamında doğru nefes alma teknikleri de öğrendik, bunca yıldır nasıl yaşamışım şaşırdım! Yavaş yaşam trendi şunu da hatırlatıyor; yaşamak sadece boşa nefes alıp vermek değildir. Hafta sonu, ayaklarımı denize sallandırıp, ağaç altında oturup boş boş etrafa bakıyor olacağım.

Yavaş yaşam felsefesi
1990'ların başında İtalya'da başlayan 'Yavaş Yaşam' akımı gittikçe hızlanan ve durmaya cesaret edemediğimiz hayata karşı bir hareket. Bu felsefeyi benimseyenlerin yavaşlamaktan kasıtları yavaş hareket etmek değil; bir yandan hızlı teknolojik gelişime duyarlılık gösterirken bir yandan da hayatımızda kaybetmek üzere olduğumuz değerlerin, otantikliğin ve çevrenin korunduğu bir şehir planlama ve yaşam tarzı olarak karşımıza çıkıyor. Emaar'ın Türkiye'deki ilk projesi Toskana Vadisi'ndeki mimari, planlama, çevreye duyarlı düzenleme vadi sakinlerinin yaşamlarına 'Yavaş Yaşam' felsefesini getiriyor. Atık su yönetimine sahip, yüzde 75'i ortak alan ve bahçe olan, İtalya'nın Toskana yöresinden getirilen 91 bin adet bitki barındıran, gün ışığını etkin bir şekilde değerlendiren yapı planına sahip proje daha pek çok özelliği ile de bu felsefeyi destekliyor.

HAFTALIK
- Meditasyon ile tanıştım, biraz geç oldu farkındayım. Aletya'da bu hafta sonu bireysel çalışmalar yapıp, workshop düzenleyecek olan İngiliz Rupa Selekci ile tanıştım ve Zekeriyaköy'de nefis çim kokuları, şahane dört köpek ve bir dombalak kedi arasında kendimden geçtim. Rupa ülkemize ilk defa geliyor ve Avustralya'da kliğini olan AcuEnergetics denilen bir uygulamayı yapan çok ünlü bir terapist ve usta. Deneyimlemekte fayda var, bilgi için info@aletya.com'a e-mail atabilirsiniz.
NOT: AcuEnergetics bedenin anatomisine ve enerji fizyolojisine dayanan modern bir enerji şifa tekniğidir. Bu şifa tekniği geleneksel Çin tıbbı, Kabala bilgeliği ve Yoga ve Batı tıbbının bir sentezidir. AcuEnergetics enerji bedeninin ve zihinle olan ilişkisini ve duyguların enerji alanımızı ve fiziksel bedenimizi nasıl etkilediğini temel alır.
NOT 2: AcuEnergetics ile dengelenen problemler arasında akut ve kronik ağrı, yaralanmalar, spor sakatlanmaları (özellikle sırt, boyun ve diz bölgelerinde), stres, endişe, adet dönemi-gebelik problemleri, baş ağrıları, uykusuzluk, travma, yas, karın ağrıları, sindirim sorunları, düşük enerji, akciğer ve bağışıklık sorunları, ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırma ve göz hastalıkları sayılabilir...

<p>İran'ın Ankara Büyükelçisi, Türkiye'yi Irak'ın egemenliğini ihlal etmekle eleştiren ifadeler nede

Türkiye'den İran'a net mesaj!

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)