• $13,4849
  • €15,3304
  • 771.335
  • 1857.4
5 Ocak 2013 Cumartesi

Her canlı bir gün akıl hastanesini tadabilir

Marilyn Monroe'dan Lindsay Lohan'a pek çok Hollywood starı, akıl hastanesinin kapısını çalmıştır.

Marilyn Monroe'dan Lindsay Lohan'a pek çok Hollywood starı, akıl hastanesinin kapısını çalmıştır. Memlekette pek sık yaşanmadığından bu durum, Arda Kural sıkıntılı bir döneme girince, gazeteler nasıl manşet atacağını şaşırdı... Oysa her dahi biraz deli değil midir?

Oyuncu Arda Kural, duygusal travma yaşadığı için tedavi oluyormuş; hafta içinde bir gazeteye 'şizofreni' teşhisiyle hastaneye yattığı şeklinde yansıdı haber. Haberi veren gazete, ertesi gün olayı yumuşatarak ve Kural'la konuşarak doğru bir manevra yaptı. Oyuncu, zor günler geçirdiğini ve aldığı yaraların kendisine ağır 

"arda.jpg"

geldiğini söylüyordu. Delilik ve dahilik, kavram olarak büyüler beni. 'Deli mi, veli mi?' derler Anadolu'da; farklı ve tuhaf davrananlar için. Tarih deli olduğu sanılan dahilerle veya dahi olduğu sanılan delilerle doludur. 1600'lere damgasını vuran, gemilerde ve tersanelerde marangoz ve miço olarak çalışan, Osmanlı'nın 'Deli Petro' dediği Rus Çarı, gerçekte ne kadar deliydi acaba? Petro'dan kırk yıl önce yaşayan Padişah İbrahim, sakalına boncuk taktığı için mi acaba 'deli' diye anılıyordu? Yoksa IV. Murat'tan sonra tahta çıkarıldığında, kardeşleri gözünün önünde katledildiği için mi, tuhaflaşmıştı? Devlet başkanları, siyasetçiler, hükümdarlar arasında tarihe damga vuranlar mutlaka deliliğin rüzgarından etkilenenlerdi, peki sanatta durum daha mı farklıydı veya bilimde?

DELİ Mİ, DAHİ Mİ?

Kulağını keserek bir fahişeye yollayan Vincent Van Gogh, deli olmasaydı tablolarındaki o sarı renge nasıl anlam katardı? Roma İmparatoru Neron acaba meşhur yangın esnasında gerçekten lir mi çalıyordu? Bazı tarihçiler bu bilgiyi yalanlasa da, spora ve sanata düşkünlüğü sebebiyle ve elbette annesini öldürttüğü için 'deli' denmiş olabilir mi Neron'a?
Salvador Dali, dahi veya deli görünmek için öyle tuhaf giyinmiş ve bıyık bırakmış mıydı dersiniz? Picasso ne kadar zekiydi? Resimlerine bakınca 'deli' olduğunu düşünmediniz mi hiç, itiraf edin! Gerilim ve polisiyenin öncülerinden Edgar Allen Poe üzerinde kendisine ait olmayan kıyafetlerle bulunmuştu, 40 yaşında öldüğü vakit! Guy De Maupassant, Schumann, Nietzsche, Hölderlin; hangisi deliydi hangisi dahi diye sorsam nasıl cevaplayacaksınız?
9 yaşında okula başlayan ve o yaşta bile doğru dürüst konuşamayan Einstein için acaba kaç kişi 'deli' yakıştırmasında bulunmuştu?
30'lu yaşlarında birtakım yabancıların kendisiyle iletişime geçtiğini iddia eden ve paranoid şizofren tanısı konan matematikçi John Nash, Nobel Ekonomi Ödülü aldı. Nasıl açıklanabilir bu durum?
Metamfetamin bağımlısı Hitler, iktidara geldiğinde, arkasından yürüyenler için mutlaka 'dahi' idi, sonra ne oldu?

KENDİNE ÖVGÜ DÜZMEK
Erasmus'un 'Deliliğe Övgü' adlı yapıtında iki temel görüş vardır, birine göre gerçek bilgelik deliliktir, diğerine göreyse kendini bilge sanmak, asıl deliliktir. Kitaba göre delilikte, kendi kendine övgüler düzülür. Günümüz insanına bakınca, deli olmayan yok gibi geliyor bana! Olmayan payeler veriyor kendine insanlar, kime sorsanız aristokrat, herkesin ailesi Osmanlı soyundan, saraydan çıkmayanımız yok.
Topluca delirdiğimizi söylemek haddimi aşmak olur mu bu noktada? 1500'lerde yazılan 'Deliliğe Övgü'de, bağnazlıkla ve kilise mensuplarıyla açıkça alay edilir. Bugün herhangi bir dinle alakalı bu denli cesur bir kitap yazılabilir mi? Erasmus dahidir desem...

EDEPSİZLER AYRI KONU
Arda Kural, yaşananlara dayanmadığı ve sorunlarla baş edemediği bir dönemdeymiş, görüldüğü üzere. Ne şanslı ki, durumu fark eden yakınları var, tedavisine başlanmış. Delirmenin eşiğine gelip de sorumluluk nedeniyle nezle bile olamayanlar da var çünkü memlekette.  
Delilik kadar ilgimi çeken bir başka konu da 'edepsizlik' ki, kimi zaman delilikle karıştırılır. Edepten nasibini almayanlar, yine edepten fazlaca nasibini alanlar tarafından (bu gruptakiler de çok normal değildir aslında, her durumu düzeltmek isterler ve sürekli ortamı yumuşatma taraftarıdırlar) 'deli' olarak kabul edilip, mazur görülür ki; işin içinden çıkılamasın!
Ayrı bir gün, günümüz edepsizlerini masaya yatırarak incelemeliyim konuyu.
NOT: Delirirsem beni sevabına Betty Ford'a yatırın, ey ahali!

Aşkım, kolun çıksa da bırakma oyunu
'Ben Bilmem Eşim Bilir'i büyük zevk alarak seyrediyorum. Erkeklerin düştükleri tuhaf duruma gülüyor, kadınların beceriksizleriyle eğleniyorum. Ancak öyle anlar geliyor ki, kadınlardan tırsıyorum.
Oyunlar sırasında zor durumda kalan kadın olunca erkek en fazla 'Dayan karıcığım, yaparsın sevgilim' derken; kadınlar erkeklere karşı müthiş acımasız davranabiliyor. Erkek zor durumda diyelim bir oyun sırasında, ağırlık var elinde diyelim ve kan ter içinde, benzi solmuş. Kadın durmadan cırtlak bir sesle bağırabiliyor, 'Bırakma aşkım, sakın bırakma, arabayı düşün aşkım, yapma aşkım, ay aşkımmm, naaptınn aşkım...' Öyle bir 'aşkım' demek ki, aşkım demekten soğursunuz, öyle bir sinirlenmek ki, sanırsınız kadın evde adamı kesecek. Acımasızlık diz boyu. 'Güven Bana' bir başka yarışma ve o da gayet keyifli. Ancak acımasızlıktan ve hırstan bahsedeceksek, 'Güven Bana'dan da bahsetmemiz gerekir. Hırs nasıl bir duygudur ki, gözleri döndürür. Mutlaka seyredin, yarışma sevmiyorsanız, gerilim filmi niyetine... Aşklarımmmmm....

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı