• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
02 Nisan 2011 Cumartesi

Fotoşoplasak da mı saklasak fotoşoplamasak da mı saklasak?

Annem ısrar ediyor, 'Kızım ne yap et, beni de fotoşopla, gözüm açık gitmeyeyim şu dünyadan, benim neyim eksik?'; derken teyzem atılıyor, 'Kızım, fotoşoplanırken canı yanar mı insanın, yanmıyorsa bana da yapar mısın annene yaptığından?'

Hülya Avşar bir derginin kapağında bu ay; kızından daha genç, Sibel Can pürüzsüz teni ve birkaç saatte verdiği kilolarla yeni CD'sinin kapağından sesleniyor; 'Kaşıkçı Elması'yım, ona göre'...
E şimdi bu millet ne yapsın? Göz gördüğünü istiyor.
Yaşlanmıyorlar, kilo almıyorlar, ciltleri gergin, yüzlerinde milim kırışıklık yok, hiçbir taraflarında güneş lekesi veya bir tane ben belirmemiş.
Sıradan kadın eğer parası varsa estetik cerrahların kapısını aşındırıyor, parası yoksa da iç geçiriyor, 'Valla Sibel Can şahane, 3 çocuk doğurdu, bunca zamandır sahnede, taş gibi'...
Ama taş yerinde ağırdır derler, yoksa aynı sıradan kadın, bir mizah dergisinin Sibel Can'ın 'kilo alma, evlenme, boşanma, kilo verme, albüm yapma-kilo alma, evlenme, boşanma, kilo verme, albüm yapma' döngüsünde olduğunu bilir, fotoğraflara gülüp geçer.
Fekat geçemiyor. Aslında teknoloji mertliği bir gıdım bozdu doğrudur, yaratılan sanal ve banal dünya baş döndürdü bu da doğrudur.

BU NASIL SEYYAH?
Olan fotoşoplanan kadınlara oldu, ben bunu bilir bunu söylerim. Diyelim ben ünlü biriyim ve yüzümde belirmelerine bir türlü engel olamadığım güneş lekelerim var, 50'lere gelmişim; ne diye kendimi bu denli fotoşoplayayım? Kapaktaki kadın olmadığımı her aynaya baktığımda anlamayacak mıyım? Her sabah koruma faktörlü, hatta en yüksek faktörlüsünden kremlerimi sürmeyecek miyim, 3 ayda bir botoksçuma uğramayacak mıyım, vitamin iğnelerimi olmayacak mıyım, deniz kenarında bikinili çekilen fotoğraflarım için 'Dalgaların yansıması selülit gibi durmuş, yok bende bir şey' deyip, sonradan diyetisyen diyetisyen gezmeyecek miyim?
Sibel Can mesela, albüm kapağında taş gibi duruyor doğrudur (Biri de bana yardım etsin aranızda. Gözlerine uyuma bandı taktığı bir fotoğrafla poz veren ve albümüne 'Seyyah' adını veren Sibel Can'ın bu yaptığını bağdaştırsın derhal, günlerdir içim eridi düşünmekten. Seyyah deyince, çıplak ayakla kumlarda çekilmiş bir fotoğraf geliyor aklıma en basitinden, Nasuh gibi tepelere tırmanılmaz mıydı, haki renkli kostümlerle; bilemedim, anlatın bana)...
Sibel Can aynaya baktığında albümdeki kadınla aynı olmadığını görünce sarsılmaz mı? Yakından görmek ve incelemek istiyorum kendisini mümkün olursa, belki de kilo vermiştir gerçekten, gerçekten de taş gibidir. Sorun bir proje için bambaşka ve kusursuz bir şekil alıp, üzerine iltifat almak ve sonra avucunu yalamak... Ben işte buna dayanamam.
İşte bu sebeple, ameliyat olan kadınları anlayabiliyorum, hafiften bir gerdirme iyidir, ufak dokunuşlarla ehil eller mucizeler yaratabilir. Bir hafta ortadan kaybolup aniden belirebilir ve 'Tatildeydim ay şekerim nasıl yaradı, nasıl yaradı' diyerek etrafı delirtebilirsiniz. Etraf kendi arasında dedikodunu yapar, sen en yakın kız arkadaşlarına 'Ufak bir operasyon geçirdim' dersin, 'yakın' kız arkadaşların kendi en yakın arkadaşlarına senin ufak ameliyatı ballandıra ballandıra anlatırlar; bir başkası başka bir ameliyat olup da ortaya çıkana kadar konuşulursun. Sonra biter!.. Hepsi bu...
Anneme botoksun gayet iyi olduğunu, işe yaradığını anlatıyorum ama asla anlamak istemiyor; kafayı fotoşopa taktı.
Bana sürekli 'Bülent Ersoy gibi mi olayım' diyor, Nazlı Ilıcak'ın şiş yüzünü hatırlatıyor (Kızıyorum Nazlı Hanım'a, şişlikleri iyice inene kadar neden bekleyemedi ve sonra da 'Ay şekerim tatil yaptım, nasıl yaradı, nasıl yaradı' diye ortaya çıkmadı?)
Annem 'Ben' diyor, 'Fotoğraflarıma bakarım sadece, aynaya falan bakmam; yaptır kızım ne olur'... Yaptırmak için her şeyini üzerime yaptırmaya hazır, o denli takık... Fotoğraflarını fotoşoplayıp saklamak istiyor...
Görsel yönetmen arkadaşım Şinasi'ye rica edip, annemi emanet edeceğim. Benden de genç olsun, torunlarından da genç olsun, görsün gününü... Bu arada teyzeme, 'Acıtır' dedim, artık sesi soluğu çıkmıyor...
NOT: Sibel de Hülya da gerçekten güzel kadınlar ve zerre kadar photoshop'a ihtiyaçları yok, ihtiyaçları olan şey doğru ekip, doğru fotoğrafçı, doğru yönlendirme... Yani...

Yok muydu güzel bir boxer?
'Albüm yapanların magazin sayfalarında büyükçe yer edinmelerinin gerek-şart kuralları' adlı kitabıma yoğunlaşmışken posta kutuma düşen bir fotoğraf derinden etkiledi beni.
Sevtap Ünal albüm yapmış, fotoğraflarını da Bennu Gerede çekmiş. Lakin fotoğraflar arasında ne bir dekolteliye ne de erkek şortuyla çekilmişine rastladım!!! Üstelik bir yorgancıda çekmişler, olacak şey değil! Ne yani şimdi Sevtap Ünal bize sesiyle de var olabileceğini mi göstermeye çalışıyor, bacak veya göğüs göstermeden de şarkıcı olunabileceğini mi ima ediyor? Biz yutmayız bu numaraları şekerim, şuna açık açık 'Yoktu paramız, alamadık pahalı iç çamaşırları' desenize!!! Şimdi, seksi fotoğraflarınız yoksa ve sizinle sohbete gelen gazeteciye 'Çekmecem pahalı iç çamaşırlarıyla dolu, onları özene bezene yıkar, havluların arasında kuruturum' gibi açıklamalarda bulunmayacaksanız, ne diye albüm yapıyorsunuz? Olmadı, olmadı... Peh!!!
NOT: Sevtap da albümü de mükemmel, sonuna kadar destekliyorum... Valla...

HAFTALIK
- Seren Serengil, Malibu'da yaşamalıydı, ne işi var gariban Türkiye'de? Hiç abartmıyorum, çok rahat orada da ünlü olur, trend belirler, şarkı söyler, Kim Kardashian'ı siler süpürür...
- Nedim Atilla'ya kafayı taktım sebepsiz, o kadar festivallere gidiyor, bir tanesine davet etmez mi insan? Hadi etmedi diyelim, yollamaz mı arkadaşlarına, altın çilek olsun, zeytinyağı olsun, enginar olsun, fındık-fıstık olsun...
- Okan Bayülgen sadece fotoğraf çeksin istiyoruz biz bir grup insan, ayakkabı-şamdan-çek-yat artık ne olursa. Sergi açsın sonra, gidelim, gezelim.
- Medya patronu Dr. Sabri Demirdöğen favorimdi bu hafta; Kanaltürk'te 2. Sayfa'ya konuk oldu ve 'Hisli bir devenin animasyon filmini çekiyorum' dedi. Koptuğum andır devenin başına gelenleri ve maceralarını anlatmaya başladığı an; nitekim programcılar Müge ve Gülşen de masaya yığıldı...

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı