• $7,3759
  • €8,9432
  • 436.071
  • 1463.27
28 Nisan 2012 Cumartesi

Evlilik, evlilik için mi yoksa mutluluk için mi?

Köşe yazarı ve şarkıcı Ayşe Özyılmazel, evliliklerinin birinci yılını kutlamadan kocası Ali Taran'dan ayrıldı. Geçtiğimiz hafta 'Evlilik iyi bir şeydir, çünkü...' başlıklı bir yazı yazan Özyılmazel, aslında pozitif mesajlar vermeye çalışmış gibi görünse de aslında ne demek istemiş olabilirdi?

"taran.20120427205548.jpg"

Ahkam kesmek üzereyim bu yüzden kendimden örnekle olaya girişmek daha doğru olur dedim. Yıllar öncesine gidiyoruz... Evlendiğim saatte Düzce'de deprem olmuştu, zaten yeterince mutsuz bir 'Evet' çıkmıştı ağzımdan. O gece ayakkabılarım, telefonum ve takılarım kaybolmuştu, üstüne de nikahı kıyan memurun bir hafta sonra vefat ettiğini öğrenmiştim. Gidişat kaçınılmazdı; evlilik bitti. Bir şekilde 'lanet'lendiğini düşünmüştüm evliliğimin. Olaylı başlayan evliliklere kuşkuyla bakmamın sebebi bu. Ayşe Özyılmazel'in mutsuz olmasını hiç istemem ama malum hadiseler yüzünden içim bir tuhaf olmuştu evlendiğinde. Bodrum'daki havuzda biten düğün gecesinin ardından, Ali Taran'ın eski eşi Selma Ann Desmond'u düşünmüştüm. Selma'nın annemin çok yakını olmasının verdiği iç huzursuzluğu yüzünden allak bullak olmuştu zihnim.

AYŞE TATİLE ÇIKSIN
'Ayşe, kocasından boşanıyor-boşandı' haberiyle magazin gündemi meşgul oluyor birkaç gündür. Ben Ayşe'nin yerinde olsam bir tatile çıkardım; ortalık durulana kadar da gelmezdim... Haber çıkmadan önce Ayşe'nin 'Evlilik iyi bir şeydir, çünkü' başlıklı yazısı dikkatimi çekmişti. Yazıda sıralanan maddelere bir göz atalım, benim penceremden...

Çünkü yazı evli kalmanın ve karı-koca olmanın iyi bir şey olduğunu anlatmıyor özünde... İtalik cümleler Ayşe'nin....

- Herkesin ille de bir kez evlenmesi gerekir. Kendi kendine baksın görsün.
Evlenmek için evlenmekten bahsediliyor burada, herkes evlenmek zorunda değil ki! Kızlar özellikle en büyük hatayı 'evlenmek zorundayım' diye düşündüğü için yapıyor. Bkz, bir zamanlar ben...
- Aile olmak güzeldir. Aile kalabilmek en güzelidir, on yıl sonrasını hayal ederek adım atmak gereklidir.
- Eğer 'yakalanabilirse' güven duygusu harikadır. Yakalanabilirse kelimesi manidardır, yakalanmış olmalıdır, bir evlilik kararı alınıyorsa.
- Çocuk yapılır. Çocuk yapmak herhalde şu dünyada yapılabilecek en iyi harekettir. 'Çocuk yapmak' da nedir, bir insanın hayata gelmesine vesile olunacaktır. Kendi için doğuran kadınlar, tuhaftır ki o çocuklara hiç de iyi bakmazlar. 
- Hayatında seni strese sokan en önemli konulardan biri ortadan kalkar. Bkz: arayacak mı, aramayacak mı, beni seviyor mu, sevmiyor mu?
Evlilikte de kıskançlık, kuşku, şüphe vardır ve stres asla bitmez. Bunlar bitecek diye evlenen boyunun ölçüsünü alır.
- 'Evde kaldı' damgasını yemezsin. Böyle bir zihniyet ve bakış açısının bitmiş, yok olmuş olması gerekirdi şimdiye kadar ama şehirli ve eğitimli insanlar altını çizmeye devam ettikçe daha çok kız 'evde' kalır!
- Annen ve arkadaşlarının 'Şu kız da bir evlenemedi gitti, huysuz mu ne' bakışlarından kurtulursun. Anne ile yaşanan sorunlar varsa evlenince bitmez, normal bir anne, kızı için asla böyle şey düşünmez.
- Hep iki kişilik düşünürsün. Eğer mutluluğu yakalamışsan asla yalnız hissetmezsin. Bu da garanti değil, şartlanmak hayal kırıklığı yaşatır. Aynı evde yalnız da hissedebilirsin ama bunun evliliği bitirmek için bir sebep olmadığını bilmek gerekir. 
- Birisi gerçekten senin canın, yol arkadaşın olabilir. Olmasa da sen o ihtimali yaşamayı bile seversin. Bak bu doğru, iki kişi de aynı şekilde bakıyorsa hayata, zaten o evlilik bitmeyecektir. 
- Günde kırk kere de arasan, bir kere de arasan eşin sana 'Neden aradın?' ya da 'Neden aramadın?' diye sormaz. Akşama evdesin nasılsa. Akşama evdesin nasılsa diye bir mantık varsa, aşk bitmiş demektir. Akşama evde olmama ihtimalini göz önüne alıp öyle koşmalısın eve. Aşk bitmesin diye çaba harcanmalı...
- Ve sabretmeyi, karşındakini düşünmeyi, korumayı, sevmeyi öğrenirsin. Evlenene kadar bunları öğrenmek gerekir ama sabır konusu doğru. Evlilik büyütür insanı.

EN LEZZETLİ VE DOYURUCU DİYET YEMEKLER
Sağlıklı beslenebilenlere hayranım, iştahsızlara ve elinin tersiyle bir tatlıyı iterek 'Diyetteyim şekerim' diyebilenlere.
Geçtiğimiz hafta tanıştığım bir sistemi anlatmak istedim çünkü benim gibi yemek yapmaktan hoşlanmıyor veya vakit bulamıyorsanız, 'Lezzetli yemek yemeyince, doymadım' diyorsanız, salatayla öğün geçiremiyorsanız size günlük öğününüzü şahane bir kutuyla eve yollayan MFB'yi önermeliyim. Yıllar önce ABD'de benzerlerini görmüş ve 'Ah keşke İstanbul'da da başlasa' demiştim. Başlamış meğerse... Sistem çok basit, önce ya merkeze gidiyor ya da            e-posta atıyorsunuz. Detaylı bir görüşmeden sonra zayıflamanız için sizi tıka basa doyurmaya başlıyorlar! İnanın bitirmeniz imkansız. Sabah kendim yaptım kahvaltımı MFB'cilerin önerdiği şekilde, ara öğünümü yedim, öğlen yemeklerinin ne kadar çok, doyurucu ve lezzetli olduğunu anlatamam. Özel yöntemlerle ve çok özel ürünler kullanarak yapıyorlar. Dolmaları, sebze dürümleri, köfteleri anlatamam. Yine ara öğünde lezzetli atıştırmalıklar oluyor. Akşam yemeğinde çorbanızı, salatanızı ve yemeğinizi bitirmeniz neredeyse mümkün değil. Çok iştahlı biri olarak söylüyorum, bazılarını buzluğa attım. Bu arada yemeklerin üzerinde dondurmaya uygun olup olmadığı, kaç gün saklanabileceği gibi detaylar da var. Firma kurucu ortakları Joyce İsrael ve Linda Günyüz işin her zaman başındalar. 'Sağlıklı yaşam için sağlıklı beslenmenin önemini bilen ama bunu uygulamaya geçirmekte zorlananlar için zahmetsiz, lezzetli ve çok sağlıklı bir çözüm' olarak tarif ediyorlar yaptıkları işi. Alışveriş, yemeği planlama ve pişirmek gibi dertlerden kurtulunca çok mutlu oldum ben. Alternatif paketleri var, 12 çeşit hem de. Nereye isterseniz teslim ediliyor beslenme çantalarınız, ben öyle diyorum kutulara. Joyce ve Linda Hanım, özellikle katkı maddesi olmayan, doğal ürünler kullandıklarının altını çiziyorlar.
MFB'yi yüzde 65'lik bir oranla kadınlar kullanıyormuş, ayrıca ürünleri haftalık da günlük de alabiliyorsunuz. Müşteriler arasında Ayşegül Aldinç, Yavuz Turgul, Seray Sever, Eser Yenenler, Begüm Şen, Aslı Ekşioğlu, Raquel Habib de var.
Fiyatlar değişebiliyor seçtiğiniz mönü sayısına göre, ancak ara öğünlerle beraber 6 öğün için ödediğiniz rakam hiç de yüksek değil, bu da çok önemli. Bazı restoranlarda bir deniz mahsullü veya hellimli salataya aynı rakamı veriyor insan.
Bilgi için: www.dietmfb.com.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları