• $13,6438
  • €15,5195
  • 783.277
  • 2004.55
23 Şubat 2013 Cumartesi

Erkekler ve zekâ yaşları üzerine

Peki, öyleyse, küçük çocukları baştan çıkarıyor duruma düşmüyor muyuz?

Şunu söylemekten usanmadık: Erkekler büyümüyor, birer çocuk olarak kalıyorlar! Biz çocuk kalmıyor muyuz sanki? Düşüncemi dayandırdığım nokta, ‘zararsız dedikodu’. Dedikodunun aslında bir oyun olduğunu keşfettim. Dedikodunun içinde biraz uydurmaca, bir miktar hayal gücü ve ‘atmasyon’ vardır. Öyle kuru kuru yapılmaz. Dedikodu yapıyoruz çünkü oynamak istiyoruz, evcilik oynamaya doyamadan kocaman kadınlar olduk; hayata atıldık. Kadın olmanın böyle bir paranoyak tarafı var, hemen ‘yetişkin’ oluyorsun. “Abla oldun artık” bir yafta gibi alnımızın ortasındaki yerini alıyor, hâlbuki koca kızlar olsak da oyuncaklara doyamadık ki! Aynı tarz ayakkabıdan 75 tane almayı nasıl açıklarsınız başka türlü?
Erkek, idare edilmesi gereken, eksikli biri gibi; çocuk olması da çocuk kalması da mazur görülüyor. Geçtiğimiz hafta kız arkadaşlarla bir araya geldik ve alışveriş üstü bir kafede ‘çizkeyk’lerimizi yerken, mevzu elbette sade ve sadece erkeklerdi. Zekâ yaşlarına taktık erkeklerin ve masadaki herkes istisnasız; kocalarının ‘kusurlarını’ sıralama yarışına girdi. “Benimki var ya, ne şapşaldır bilemezsiniz”le başlayan cümleleri, “Ya benimki, ah bir bilseniz ne sersemdir”le devam ettirdik ve tüm kadınların birer azize olduğu konusuna gelerek, sohbeti noktaladık!
Anlatılan hikâyelerin başlangıç noktaları doğru olsa da, içinde egzajere, abartı, mübalağa sanatları oldukça yoğundu, kimse ‘tenasüp’ten yana nasibini almamıştı! Biliyorduk, fark ediyorduk ama kendimize engel olamıyorduk! Zararsız dedikodu kadını genç kılan, zevk veren bir yöntem; tatlı yerken üstelik.  Kocalarının ayak kokularını, ayak büyüklüklerini, ayak parmaklarını konuşan kadınlarız biz, aklımız ne kadar başımızda olabilir! Her birimizin dünya kadar işi, sorumluluğu ve derdi var üstelik!
Şu tarz cümlelerle başlardı evcilik oyunu, “Şimdi ben anneymişim, sen çocukmuşsun, sen cam kırmışsın, ben seni babana şikâyet edecekmişim ama sen ağlamışsın; biz de babanla seni affetmişiz”. Başlardık oynamaya, biri anne, biri çocuk, diğeri de baba olurdu. Kadınların hayal gücü muazzamdır, birbirimizi bile kandırırız, benzeri hikâyelerle. Kocalarla alakalı uydurulan hikâyeler de bunlara benziyor,  aradan bin yıl geçmiş ama “Ben anneymişim, kocam eve geç gelmiş, canına okumuşum”larla devam ediyoruz sohbete, baksanıza. İçinde bir tutam da terapi var, muhabbetin. Anlatıp rahatlıyoruz, başka olayları dinleyince içimiz soğuyor, haklısın dendikçe iyi hissediyoruz. Erkek çocuklarla evlenmemiz, onlara âşık olmamız, evcilik oynamaya devam etmemiz de bu yüzden değil mi? Yetişkin kadınların küçük çocuklarla birlikte olması nasıl izah edilir ki?
Biz şimdi işten eve gidecekmişiz, sonra kocamız gelecekmiş, durup dururken bize çiçek getirecekmiş, sarılıp öpüşüp koklaşacakmışız… 

Haftalık... Haftalık... 
l Shiloh-Jolie Pitt, yeni saç modeliyle yine ilgi odağı. Babasının kopyası olan Shiloh, poz vermeyi çok seviyor; daha doğrusu fotoğraf makinelerini görür görmez yerinde kalakalıyor ve bir süre kımıldamadan duruyormuş.

l Britney Spears’la çok uğraştı magazin basını, devam da ediyorlar korkunç eleştirilerine. Peki, Britney neden hâlâ bacaklarının durumuna bakmaksızın mini giymeye devam ediyor?

l Siz bu satırları okuduğunuzda Lady Gaga, estetik ameliyattan çıkmış ve çok güzelleşmiş olacak muhtemelen. Ufak bir operasyon olduğunu söylese de, burnu, dişleri, dudakları değişmiş, yüzü gerilmiş olarak çıkacak karşımıza bekleyin, görün. 

l Janet Jackson’ı çok severim, onun gibi dans edemezdi kimse 80’lerde. Gangham gibi safsatalar yoktu ve dans ne kadar zarifti. Ancak konu Janet’in göğüslerinin ne kadar kötü göründüğü! Hiç mi bakmazlar aynaya, birileri “Janetciğim toparla kendini” demez!

l 2012 Dünya Basın Fotoğrafı ödülleri dağıtıldı. Boğa yarışı sırasında jokeyi gösteren bu fotoğrafa bayıldım.

l Miley Cyrus ve Heidi Montag, önümüzdeki yaz uzun beyaz eteklerin moda olacağını müjdeliyor. Etekler hayatımıza iyice girsin istiyorum, ‘go Hollywood go’.

l Digiturk 112’den yayın yapan ‘E’ kanalını seyrediyorum zevkle, en sevdiğim programlardan biri ‘Ice Loves Coco’. Müzisyen ve oyuncu Ice T. ve sevilisi Coco’nun hikâyesi uykudan önce terapi gibi geliyor. ‘Popom büyük’ diye dert eden kadınlar mutlaka seyretsin, Coco gibisi yok!

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yerlerinden kopan kayalar evlerin üzerine düştü

2021 yılında Türkiye'de en çok yapılan aramalar

Trabzon'da 4 farklı noktada orman yangını