• $7,3139
  • €8,8498
  • 413.245
  • 1498.15
28 Ocak 2012 Cumartesi

Düş kırıklıklarının ustasından son bakış

Basit konuları ele aldığı başyapıtlarında sanatın tüm güzelliklerinden yararlandı yönetmen Theodoras Angelopoulos. Mitoloji onun her filminde alt metindeydi ve trajik bir trafik kazasıyla öldüğü gün, sette işinin başındaydı... Angelopoulos, yalnızlıkların ve düş kırıklıklarının bakışıydı; 'Ulis'in Bakışı'ydı...

Yunan yönetmen ve senaryo yazarı Theodoras Angelopoulos 76 yaşında öldü geçtiğimiz hafta... Pire Limani yakınlarında 'Öteki Deniz-The Other Sea' filmini çekiyordu; ekonomik kriz sebebiyle işini kaybeden Yunan halkının çaresizliğini anlatmak ve tüm suçun siyasilerde olduğunu haykırmak istiyordu... Daha da anlatacak çok hikayesi vardı...
Popüler sinemadan hoşlanan 'kimileri için' filmlerinin pek de cazip olmadığını kabul edebiliriz ancak son derece sıkı ve farklı bir sinema dili olduğu konusunda tartışmayız bile. Sinemayı şiir gibi işleyen, tablo gibi dokuyan ve görüntüleri kadar diyaloglarıyla da hafızalara yer eden bir yönetmendi; Theodoras Angelopoulos...
Denizin öte tarafındandı, Ege aşıklarının kendisini sevme nedeni bir bakıma aynı suyu bölüyor olmaktı. 
Geçtiğimiz hafta bir trafik kazası sonucu ölümü tüm dünyada üzüntü yarattı. 1935 Atina doğumlu yönetmen Angelopoulos, avukat olmak niyetiyle başladığı üniversite hayatında zikzaklar çizmiş, edebiyat okumak için Sorbonne'a devam etmiş ve nihayetinde sinemada karar kılmış. Paris'te sinema okumaya hazırlanırken yine ani bir kararla Atina'ya dönmüş ve gazetecilik yapmaya başlamış... 'Demokratiki Allaghi' gazetesinde başlayan macera, yayının darbenin ardından yasaklanmasıyla son bulmuş. İşsiz kalan ama içindeki sinema aşkı hiç sönmeyen Angelopoulos için kamera arkasına geçme zamanı böylece gelmiş...
Bir masal gibi başlayan yönetmenlik hayatına çok sayıda ödüllü film kazandıran Angelopoulos'un 'Basit olanı yapmak daha zordur' cümlesi sanki filmlerinin de özeti mahiyetini taşımakta. İlk film 1970 yılında çekilen 'Reconstruction'. İlk filmi bile 'mutlaka izlenmesi gereken 100 filmden biri'dir yönetmenin, hatırlatmakta fayda var... Bir aşk ve cinayeti konu alır.
Ardından Yunanistan'ın 1930 ila 1970 yılları arasını anlattığı üçlemesi gelir, sinemasever için önemli bir mihenk taşıdır. 1972 yapımı 'Days Of 36',  1975 yapımı 'The Travelling Players' ve 1977 yapımı 'The Hunters' ustayı dünyaya tanıtmaya yeter de artar bile. Faşizmin en sıkı anlatıldığı filmler arasında gösterilir her üçü de... Yunanistan'da diktatörlüğün sona ermesiyle Angelopoulos için de yepyeni bir dönem başlar, usta İtalya'ya gider, hem daha az politik olmaya başlamıştır hem de daha fazla para kazanmaktadır.
En büyük filmi olarak kabul edilen ve başrolünde Harvey Keitel'in yer aldığı 'Ulis'in Bakışı', Altın Palmiye ile onurlandırılır. 1995 yılı yapımı film sinema tutkunlarını mest eder; film umutsuzları, yalnızları, düş kırıklıkları yaşayanları muhteşem müziği eşliğinde sinema çatısı altında birleştirmektedir. 
Hollywood filmlerini eleştiren Angelopoulos, ticari filmler yapmadı asla; birçok kez de ülkemize geldi.
19. İstanbul Film Festivali'nde 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' verildi kendisine. Sinemanın en önemli çağdaş temsilcilerinden biri olan yönetmenin geniş plan çekimleri ve uzun sahneleri asla unutulmayacaktır.
Ülkesinde ölümü büyük üzüntü yaratan Angelopoulos'un ardından, Cumhurbaşkanı Karolyas Papulyas ve birçok politikacı taziyelerini dile getirdiler oysa yönetmen yaşasaydı son filmiyle sıkı bir selam yollayacaktı Yunanistan siyasetine...
Birçok filminde beraber çalıştığı büyük keman virtiözü Eleni Karandrou'dan 'Ulis'in Bakışı'nı dinleyerek elveda diyelim Angelopoulos'a... Sanatın önünde bir daha eğilerek...

Theo Angelopoulos'tan...
- Kadınlar, erkeklerden daha fazla trajiktirler... Annem bile kendi -hayatı boyunca Antigone'den Hecuba'ya birçok rol üstlendi.
- Ödül ödüldür fakat hala anlatacak öykülerim var. Basit olmaya çalışmak dünyanın en zor işi.
- Biz eskiyen fikirleri revize ediyor ve yeniden yapılanmalarını sağlıyoruz.
- Bütün zorluklara, hayal kırıklıklarına ve güçlüklere karşın film yapmak büyük bir maceradır.
- Ne mi istiyorum? Hayatımız daha insanca olsun istiyorum. Hayatlarımız için neyin daha önemli olduğunu bulmamız lazım.
- 'Ulis'in Bakışı' hakkında: Her filmci vizörden ilk baktığı günü hatırlar. Sinemayı değilse bile dünyayı keşfetmesidir bu. Fakat öyle anlar da vardır ki; etrafı görebilme kapasitesinden şüpheye düştüğü ve bu bakışın masum ve doğru olup olmadığından emin olmadığı anlardır bunlar...
- Arıcılar şiirsel varlıklardır. Doğayla uyum içindedirler, bal toplamak ne kadar da sanatsaldır. Duygularıyla hareket eder ama duygularıyla devam edemez. Yaptığı son çaresiz hareket tamamen arıya karşıdır, tıpkı bir heykeltıraşın kendi heykeli altında kalarak ölmesi tehlikesini yaşar.
- 'Ulis'in Bakışı'nın 1995 yılında Cannes'da Altın Palmiye ödülü almasının ardından: Eğer bana vermek zorundaysanız, diyecek bir şeyim yok...

<p>Afyonkarahisar'da sipariş ettiği çiğ köftenin acılı olduğu gerekçesiyle iş yeri çalışanı Y.K.'yı

Sosyal medyayı ayağa kaldıran olayda yeni gelişme! Çiğ köfte 'acılı' diye çalışanı tokatlayan şüpheli serbest

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)