• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
12 Şubat 2011 Cumartesi

Defne, kadın hareketinin adı olsun...

Derdimiz isimlerle değil bizim. Defne Joy Foster'ın vefatının ardından bildiğimiz ama bir süredir önemsemediğimiz gerçeklerle yüzleştik. Derdimiz, medyadaki ayrımcılık ve kadına yapılan haksızlıklar...

Neden ve nasıl olduğuna ve ardından yazılıp- çizilenlere o kadar yoğunlaştım ki, yazar Vivet Kanetti'nin başlattığı ve ardından birçok kadının kenetlendiği 'hareketi' geç fark ettim. Sosyal paylaşım ağı Twitter'da yazdıkları cümlelerin ardına #defne ve #defnejoy ibaresi koyduklarını görünce yüzlerce sayfayı karıştırdım. 5 Şubat'ta Vivet Kanetti şöyle yazmıştı; 'Sosyal medyayla cinsiyetçi, haksız, naftalin medyayı değiştireceğiz nihayet, buna inandım'.
Oysa herkes Hıncal Uluç'un yazısıyla ilgileniyor ve onun infazından bahsediyordu aynı sıralarda. Bazı gazeteciler 'Hıncal Uluç istifa etsin' diyor, twitlerini bu dilekle bitiriyorlardı.
Vivet Kanetti ve arkadaşlarının desteklediği ve anlatmak istedikleri bambaşkaydı. Yine 5 Şubat'ta yazılan 'Bu çok acıklı günler mutlaka bu değişime önayak olmalı. Biz de devrimimize Defne adını veririz' twitini okuyunca Vivet Kanetti'yi aradım. Kanetti, 'Esas arzum, Twitter'da en çok kullanılan başlıklardan biri şudur denmesi: #defne, hatta #defnejoy' diyerek özetledi hissiyatını. Twitter'da en fazla giriş yapılan konu ya da kişiler, bahsi geçen hadiseler ana sayfada bir liste halinde yer alıyor. Defne Joy vefat ettiği hafta ilk sıralarda yer buldu, zaman içinde ilgi azalınca da ilk on arasına girmedi. Kadın yazarlar Defne'nin gündemde kalmasını sağlayarak konuya hassasiyetin devam etmesini arzuluyorlar. Twitlere #defne ibaresinin eklenmesi, Defne'nin her zaman gündemde kalmasını sağlayacak.
Vivet, nefret edilen üzerine yoğunlaşmadan, sadece sahip çıkılana destek vererek bir harekete başlanması gerektiğini anlattı telefonda. Çok da haklıydı, 'Defne devrimi' olsun diyordu basında yapılması gereken değişimin adı için. Bir sıkıntı hemen kendini gösterdi aynı hafta içinde; kadınlar arasında başlayan bu harekete erkeklerin itibar etmemesi! Tek tük erkek gazeteci, Vivet ve arkadaşlarına destek olmuştu. Birkaç gün içinde de sayıları iyice azaldı bu erkeklerin. Kadın gazeteciler ırkçılığa, cinsiyet ayrımına karşı başlatmak istedikleri harekete erkek meslektaşlarından destek istiyorlardı kuşkusuz. Ancak erkeklerin gündemi Ankara'daki patlamalarla, Süheyl Batum'la, Başbakan'ın açıklamalarıyla değişiveriyordu aynı gün içinde. Benim gibi kadın hareketini geç algılayanlar olduğu gibi yanlış anlayanlar da oluyordu. Vivet Kanetti yine 5 Şubat'ta 'Kimi twitdaşlar hareketimizi vudu ayini sanmış. Hiç öyle değil. Bu, Türkiye'de basın için kaçınılmaz bir devrime taktığımız ad: #defnejoy' diyerek bir açıklama yapma ihtiyacı duymuştu. 'Elbette torunları yaşında bir genç kadını parçalattırmayacağız onlara. Bir bu eksikti! Esas onların adı yok' diyerek de erkeklere rest çekiyorlardı.

SORUN ASLINDA NE?
Sorun basında yer alan haberlerde ırkçılık ve cinsiyet ayrımı yapılması. Kadın üzerinden, ailesi ve çocuğu üzerinden ajitasyon yapılması, sorun bu savaşın topla-tüfekle yapılanlardan daha zor olması. Birçok kadın gazeteci kendi tabirleriyle bir arpa boyu yol gittiklerinin farkında olarak, değirmenlere karşı savaşa başladı.
Erkek egemen medyada, erkek zihniyetle, erkek bakış açısı ve yıkılamayan önyargılarla savaşılabilecek mi?
Sorun Kanetti'nin deyimiyle 'Kötüleri durmadan isimlendiren, kahramanlaştıran kültüre hayır diyebilmek için bir arada durabilme' kahramanlığının gösterilip gösterilmediği...
Uluç'a karşı yazılar yazmakla, onun gitmesini istemekle, ona laf geçirmekle elde edebileceğimiz bir şey yok. Defne devrimi bambaşka bir mottoya sahip;  inandığını desteklemek, doğrunun yanında olmak, ayrımcılık yapmamak, kadını artık asla ve asla kullanmamak! Bakalım Defne, basında barışın sağlanması ve erkek bakış açısının değiştirilmesi konusunda bizi ne kadar yakınlaştıracak? Tüm  konsantrasyonumuzu toplama vaktidir artık; elimizi taşın altına sokamazsak Defne'den gayrı döktüğümüz gözyaşları da yalan olacaktır... Alınan bir arpa boyu yol olsun ama olsun...

Mehmet Günsür'ü neden daha çok severiz?
İtiraf vaktidir a dostlar! Ne kadar kadın tanıyorsam, Mehmet Günsür'ü beğenmeyen, fotoğraflarına bakıp iç geçirmeyen yok aralarında; bu böyle biline. Ülkenin en yakışıklı, en şahane adamıdır. Kıskananlar olacaktır, çekemeyenler, iftira atanlar olacaktır; erkek milleti tarafından burun kıvrılacaktır kendisine. Sebepleri ve gerekçeleri sıralayarak kendisine olan aşkımızı ifade etmek isteriz, ülke kadınları olarak. Hatta en yakışıklı diye bilinen iki oyuncuyla kıyaslamak da isteriz ki, daha net anlaşılsın sebeb-i sevdamız...
- Mehmet gerçektir, sahicidir, kasılmaz, etten-kemiktendir.
-Kenan, kasıntıdır, robot kıvamındadır.
- Kıvanç, gerçeklikten robotluğa hızlı bir geçiş yapmıştır. İnsan olamayacak kadar yakışıklıdır, androiddir ama androidler gerçek hayatta işimize yaramazlar.
- Mehmet sevimlidir, içtendir; Kenan sevimli değildir, Kıvanç sevimliymiş gibi yapmaktadır.
- Mehmet dürüsttür, Kenan dünyayı ben yarattım havalarındadır. Kıvanç, gözümün içine bakarak yalan söylediği için artık gözüyle kuş tutsa umurumda değildir. (Ezel'de oynayacağı dedikoduları çıktığı zaman karşılaşmıştık Kıvanç ile 'Asla öyle bir şey yok, yalan haber' demiştir.)
- Mehmet'in özel hayatı da, filmleri de güzeldir, Johnny Depp'e benzemesi/benzetilmesi sadece sakalları sebebiyle değildir. Depp ailesiyle rahat yaşamak için Amerika'daki görkemli hayatından vazgeçip Fransa'ya taşınmış, çocuklarıyla mutluluk pozları veren bir aktördür. Mehmet İtalya'da yaşamaktadır, istese burada mankenlerle gününü gün edebilecekken, aile kurup sakin bir hayatı tercih etmiştir. Kadınları 'ailelerine bağlı erkekler' kadar cezbeden başka ne olabilir?
- Kıvanç, Behlül ile bir dizi kahramanı olarak Arap ülkelerini fethetmiştir, Mehmet 'Hamam'daki oyunculuğundan sonra iyi bir aktör olarak Avrupa'da itibar görmüştür. Kenan, 'ezel'den beri aynıdır.
- Mehmet'le konuşmaya doyamazsınız, Kenan önceden ezberlediği cümleleri söyler, Kıvanç'ın ezberi bile kötüdür.
- Mehmet İtalya'da, dünyanın en yakışıklı erkeklerinin olduğu ülkede yaşadığı için sıradan görür kendini. Kıvanç ve Kenan sıradan erkeklerin arasında 'başyapıt' muamelesi görür.

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Soğuk havaların etkisini arttırdığı Erzincan'da, Girlevik Şelalesi dondu

Kurşun kalemlerin ucunda sanat