• $8,0623
  • €9,6604
  • 460.804
  • 1408.14
12 Mart 2011 Cumartesi

Bir erkek daha ne ister?

Erkeklerin ne isteyeceğini de ne istediğini de biz anlamadık, anlayamadık! 'Bir kaybeden: Charlie Sheen' örneğinden hareketle, erkekler ne ister ya da istemez...

1965 doğumlu Amerikalı aktör Charlie Sheen çenesini tutamadı ve 2003'te başlayan 'Two and a Half Men' dizisinden kovuldu... Bunda abartacak bir şey yok ama dizi izlenme rekorları kırarken (hem de hiç sevilmemesine rağmen!) ve Charlie bölüm başına aldığı rakamı iki milyon dolara çıkarmışken, kovulmasına herkesin sinir olması gayet doğal... Charlie Sheen, birçok aktör gibi uzun zamandır alkol ve uyuşturucu sorunları yaşıyordu, 1986'de çekilen 'Platoon' ile ünlenmişti, zengindi, yakışıklıydı. Hayatına giren ve çıkan kadınların sayısını bilmiyordu, porno yıldızlarından sıradan kadınlara kadar son derece zengin bir sevgili koleksiyonu vardı.
Zaafları olan yaratıklarız, bana garip gelmiyor Charlie'nin yaşadıkları ancak o bir de dilini tutamamanın cezasını çekiyor Warner Bros'tan kovularak.
Charlie, şirket patronlarına laf sokuşturmaya başlayınca, onun türlü sapkınlık veya müptelalığı sonucu yaşadığı sağlık sorunlarını örtbas eden yetkililer artık pes ettiler.
Sözleşmelerindeki birtakım maddelere dayanarak resmen kovdular ve dizinin geleceğiyle alakalı kararı önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını söylediler. Charlie, en son geçtiğimiz çarşamba günü dizdeki rol arkadaşı Jon Cryer hakkında da konuşmaya başladı. Cryer için 'Üçkağıtçı, sahtekar ve iki yüzlü' diyen Charlie'nin hedefinde olmayı kimse istemiyor.
'Aklımı oynatmak üzereyim' de dedi Charlie hafta içinde, üzücü elbette. Ama birbirinden güzel kadınlarla evlenen ve çocukları da olan Charlie için doyumsuzluk büyük bir sorun bana kalırsa.
Burada işte erkekleri anlamak imkansızlaşıyor. Para, şöhret, kadınlar, her şey var ama yaş  45 olunca neden artık durulmuyorlar. Bir çanta dolusu kokainle yakalanınca, 'Benim uyuşturucuya ihtiyacım yok, ben Charlie Sheen'im' demesi, karısı ve ikiz çocuklarından ayrılmanın arifesinde porno yıldızlarıyla beraber olmaya başlaması nasıl izah edilir?
Para ve şöhrete sonradan kavuşan bir görgüsüz gibi yaşamayı seçmesi de anlaşılabilir ama insanın işini kaybetmesine yol açan bu tuhaf ruh hali sıkı bir denetim ve tedaviyle kontrol edilebilir hale gelir sanırım. Charlie Sheen kadar ünlü, paralı ve yakışıklı olmayan nice erkek aynı yola sapmıyor mu? Pekala, sapıyor ve yalnızlıklarını da başka başka kadınların kucaklarında unutmaya çalışıyorlar. Anlamak çok zor, değişmiyor ama her zaman değişiklik istiyorlar.
Charlie Sheen'in eski karısı, oyuncu Denise Richards 'Ben onu affederek defalarca hata yaptım' demiş 4 yıl önce. Son karısı Brooke Mueller, çocukları göstermek bile istemiyor. Charlie'nin başına gelenleri başka erkekler anlayabiliyor mu acaba, ona bakarak hayatlarıyla ilgili dersler çıkaranlar var mıdır? Yoksa iyi midir gerçekten de porno yıldızlarıyla bir eve kapanarak geçirilen bir ömür?

Şeflerle uçmak
THY'nin İstanbul-Los Angeles hattının ilk uçuşundaydım, 14 saat süren yolculukta ikramları bembeyaz kıyafetleriyle şefler yapıyor.
Planım, 14 saat boyunca uyumak ve böylelikle seyahati 'jet lag' olmadan geçirebilmekti ama ne mümkün!
Business class ve uçaklara yeni eklenen comfort class'larda şefler bizzat siparişleri alıyor ve İstanbul'da belli restoranlarda yiyebileceğiniz mönüleri hazırlıyorlar. Şöyle bir uzanıp film seyretmeye başlıyorsunuz;  bu esnada sakın gözünüzü kapatıp kestirmeye başlamayın çünkü harika bir ikramla yine karşınızda güler yüzlü şeflerden birini buluyorsunuz.

ÖZEL RİCAM GYM
Bu arada söylemeden edemeyeceğim, dünyanın en büyük havayollarının neredeyse hepsiyle uçtum ve THY'nin ekonomi sınıfının da en iyisi olduğunun altını çizmemiz gerekir. Elbette zaman içinde aksamalar, rötarlar, eksiklere şahit oldum ama bir uçuşta istediğiniz gazete kalmadı diye o havayolu şirketine kötü demek çok büyük haksızlık olur.
Bizim seyahat, THY'nin yeni reklam yüzü NBA starı Kobe Bryant'lı sohbetlerle ve uçaktaki Kobe'li mönülerle başladı ve LA'a vardığımız akşam katıldığımız Paramount Stüdyoları'ndaki yemekte Kobe ile sohbet edebilme çabalarımızla geçti.
Kobe Bryant ile THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu'nun sohbetine kulak misafiri oldum; star oyuncu yazın ülkemize geleceğini söyledi. Henüz THY ile uçmadığı için sanırım ilk kez de uçaklardan birine binmiş ve kalite kontrolünü bizzat yapmış olacak...
Uçaklar kocaman, hatta o kadar kocaman ki mutlaka bir gym yapılmalı diye düşündüm. Durmadan yemek yiyor ve yatıyorsunuz, insanın kendini tutması pek mümkün değil başta da söylediğim gibi yemekler şahane. O halde yediklerimizi eritmek için bir çaba göstermelerini bekliyorum yetkililerden. Belki bir diyet mönüsü de olmalı... Bilemedim... Peki, masaj salonu olabilir mi, yo hayır bir SPA? Abarttım mı, tamam tamam...

Kobe Bryant hiç kuşkusuz en büyük NBA yıldızlarından biri, korumalarıyla dolaşıyor ve yanına yaklaşmak çok zor. Ona 'Senin hayranın değilim ben gazeteciyim, işimi yapmam için fotoğraf çektirmemiz lazım' diye çemkirmek zorunda kaldım. Şaka bir yana son derece sevimli, nazik ve yakışıklı bir adam Kobe; ama o kadar da uzun gelmedi bana...

HAFTALIK
- Cnbc'de Suze Orman nefis bir ekonomi programı yapıyor. Bizde Cnbc-e'de Özlem Denizmen de benzer bir program yapıyor, biri birinden fazlasıyla etkilenmiş ama kim bilemedim! Her ikisi de şahane, onu biliyorum.
- Amerika'da bazı ilaçların yan etkilerinden zarar görenler için çalışan avukatlar var. 'Bilmem ne ilacı mı kullandınız, başınız mı ağrıyor, derhal şu numarayı arayın ve davacı olalım' şeklinde reklamları var. Bizde adam bademcik ameliyatında bacağını kaybediyor, dava bile açmıyor...
- Los Angeles'in tam adı: El Pueblo de Nuestra Senora la Reina de Los Angeles de Porciuncula... Tüm dünya LA diyor.
- LA'de müthiş bir kahveci var; Urth Cafe. Ünlülerin takıldığı bir kafeymiş ama benim gittiğim saatteki en ünlü kişi bendim! Bir de San Diego'daki The Coronado Hotel inanılmaz...
- La Jolla'da yaşayan denizayıları mutsuz görünüyor diye sahile sıralanan insanlarla beraber dua ettim, ayrıca inşallah bir tanıdık çıkmaz diye de dua ettim. Bizde olsa kafalarına taş atan bile çıkardı diye aklıma geldi bir an, gülmeye başladım.

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de