• $ 5,8358
  • € 6,5076
  • 275.387
  • 110574
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Elbirliğiyle CHP’yi milletten gizliyorlar...

CHP’nin başını çektiği “Hayır” cephesinin taktisyenleri iki karakterli bir strateji uyguluyor.

İlki CHP’nin adını kampanyanın gerisinde tutmak.

Bunun nedeni CHP’nin geçmiş pratiklerinin milletin nezdinde mahkum edilmiş olması. CHP sadece halkın yüzde 75’inde değil, kendi seçmeninde dahi savunduğu şeyi kurumsal kimliğiyle güçlendirecek değil, zayıflatacak şekilde itibar sıkıntısı yaşıyor. 2007’de hem 367 hem de 27 Nisan bildirisine destek vermiş, Meclis’teki Cumhurbaşkanlığı seçim turlarını Anayasa Mahkemesi’ne götürüp iptal ettirmiş bir CHP bu… Bitmedi, 2007 Ekim’inde Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesine dönük referandumda da “Hayır” için çalışmıştı.

CHP, yüzde ellinin üzerinde hayır oyu elde etmek için bu kirli geçmişi unutturmak, Kürtlerden, muhafazakar ve milliyetçi seçmenden de destek almak zorunda.

Geçmişteki vesayetçi, millet karşıtı pratikleri bugün CHP’den intikam alıyor.

Bu nedenle “Hayır” kampanyasının en zayıf tarafı CHP’nin ta kendisi. Ne dramatik bir durum! Taktisyenler CHP’yi halktan gizlemeye, Kılıçdaroğlu’nu mümkün olduğunca halktan uzak tutmaya çalışıyorlar.

Çünkü 16 Nisan halkoylaması, 2007’deki halkoylamasında eksik kalan kısmın tamamlayıcısı olacak. Ve millet tabii ki soracak; “O gün darbecilerle hayır kampanyası yürüten bir CHP bugün de Hayır kampanyası yürütüyorsa, üstelik PKK ve FETÖ’de ‘Evet çıkarsa biz biteriz’ diyorsa, ben neden hayır diyeyim?” ki diye…

Tabii bu tek başına kâfi gelecek bir kurnazlık değil.

İkinci olarak teklif hakkında Goebbels taktiği uyguluyorlar. Yeteri kadar yalan söylendiğinde herkesin inanacağına dair bir inanış bu. Milleti hor ve nesne gören bir yaklaşım. Bu nedenle sürekli olarak yalana başvuruyorlar. Daha da güçlenen Meclis’in kapatılacağına, yargılanma ve seçimini yenileme yolu açılan Cumhurbaşkanı’nın tek adam olacağına, rejimin değiştiğine dair yalanlar bunlar.

Yani CHP hem kendi seçmenini korkutmak, hem MHP’lileri ikna etmek, Kürtleri yanına çekmek, hem de muhafazakarların kafasını karıştırmak zorunda.

12 Eylül’ün son izlerinin silinmesi açısından hayati bir demokratik fırsat olan 16 Nisan reformuna Kürtlerin hayır demesi ne kadar kolay, o ayrı bir soru. Kürtlerin müesses nizamın temsilcisi CHP ile yan yana gelmesi normalde mümkün değil.

O yüzden CHP’yi elbirliğiyle milletten kaçırıyorlar.

Hükümeti yüzde 50+1 ile doğrudan millete seçtirmek gibi muazzam bir reformu millete nasıl reddettireceksiniz?

Tabii ki yalan dolanla…

Milletin algılarını inşa edebileceğinize dair o kibirli, seçkinci mühendis bakışıyla…

Bu CHP, 15 yıldır her reforma karşı çıkıp yenilerek başörtüsü gibi bir konuda bile milletin zoruyla değişmek zorunda kaldı.

16 Nisan’da çıkacak EVET ile müesses nizamı geri getirme ümidi tamamen tükenecek.

Referandumun milletin önüne gitmemesi için burun kırma, bacak ısırma, kürsü parçalama dahil her türlü rezilliği sergilediler Meclis’te, gördünüz…

Lakin bunda başarılı olamayınca, “o acı gerçekle”, milletle karşı karşıya kaldılar.

Çünkü hiçbir kaybedilmiş genel seçim, sistem vesayete açık olduğu müddetçe onların umurunda olmaz.

Ama bu başka… 16 Nisan geri döndürülemez şekilde milleti sistemin merkezine yerleştiriyor.

O yüzden teklifin gölgesi bile CHP’nin milletin değerlerine şeklen saygı göstermesi sonucunu yarattı. Bunu şu anda hileyle yapıyor. Çünkü milletin reyine ihtiyacı var. Öyle ki, bir hayır sonucu ile millet iradesini tekrar müesses nizama, vesayete iade edebilsinler, milletle bir daha muhatap olmasınlar. Ama millet bu zihniyetle 16 Nisan’da çok yakından ilgilenecek.

<p>Alınan bilgiye göre, Kılıçarslan Mahallesi´ndeki bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çal

Nefessiz Kalan Köpeği Kalp Masajıyla Hayata Döndürdü

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!