• $28,8923
  • €31,2543
  • 1875.85
  • 8057.42
9 Haziran 2023 Cuma

Tehdit paradigmalarındaki dönüşümler

Yeni kabineyle birlikte önümüzdeki beş yılda ülkemizin güvenlik bürokrasisini yönetecek kritik isimler de belli oldu. Sayın Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı Sayın Yaşar Güler'in Milli Savunma Bakanı ve Sayın İbrahim Kalın'ın Milli İstihbarat Başkanı olması son derece anlamlı ve önemlidir. Güvenlik bürokrasisi içindeki bu tür yatay ve dikey geçişler Türkiye'nin uzun yıllardır beklediği, liyakat ve uzmanlığa dayalı yapılanmaların gerçekleşmesi bakımından da ayrıca değerlidir.

Sayın Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olması diplomatik etkinliğin artırılmasının yanı sıra başta terörle mücadele olmak üzere devletimize düşman unsurlara sağlanan dış desteğin kesilmesinde de önemli işlevler görecektir. Aynı şekilde yıllardır hem güvenlik hem de diplomatik çalışmaların içinde yer alan Sayın İbrahim Kalın'ın MİT Başkanı olması istihbaratta sinerji yaratacaktır. Son olarak Sayın Yaşar Güler'in Millî Savunma Bakanlığı'na atanmış olması Türkiye'nin yeni dönemde karşı karşıya olduğu terör tehdidinin yanı sıra konvansiyonel ve hibrit savaş temelli tehdit algılamalarının doğru şekilde yönetilmesi bakımından son derece kıymetlidir.

Dünya kaçınılmaz olarak üçüncü bir küresel kapışmaya doğru hızla sürükleniyor. Türkiye sahip olduğu jeopolitik konumu nedeniyle bu kapışma sahasının tam da ortasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde terörle mücadelenin başarılı şekilde yürütülmesinin bir sonucu olarak artık PKK/PYD terörünün sınırlarımız ötesinde de bizim için tehdit olma vasfını yitireceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda varlığını güney sınırlarımızın ötesinde devam ettirse bile tehdit vasfını yitirecek olan PKK/PYD, güvenlik bağlamında ülke gündeminde üçüncü-dördüncü sıralara gerileyecektir. Bununla paralel olarak terörün siyasal uzantısı HDP'nin de güç kaybedeceği bir döneme girmiş bulunmaktayız. Ancak gerek Doğu Akdeniz ve gerekse Ege'de birikmiş olan Batılı konvansiyonel askeri güçlerin ülkemiz için daha ciddi tehdit üretmeye başladıklarını da gözden kaçırmamak gerekir. Aynı şekilde yeni küresel kapışmanın adeta laboratuvarı durumundaki Ukrayna'da yaşanan gelişmeler doğal olarak ülkemize doğru da istikrarsızlık unsurları yayarken, Montrö'yü delip boğazlardan Karadeniz'e geçme planları yapanlar pusuda beklemekteler. Ukrayna'dan yayılan istikrarsızlığın kaynağını da yine Ukrayna'da denenmekte olan ve henüz tam olarak adı konulmamış yeni hibrit savaş yöntemleri oluşturmaktadır. Bu yeni hibrit savaş stratejisinin aktörleri her geçen gün değişmekte ve çoğalmaktadır. Özellikle mali piyasası yıllık 250 milyar doları bulan Batılı güçlerin elindeki özel askeri şirketler üzerinden yürütülen kirli ve acımasız savaş eylemlerine karşın Rusların Küçük Yeşil Adamlar, Çinlilerin de yine Küçük Mavi Adamlar stratejileri sahada kıyasıya çarpışmaktalar.

Türkiye özellikle son 10 yılda TSK, MİT, jandarma, polis ve diğer güvenlik birimlerini çok yönlü olarak geliştirirken, bunları bütünsel olarak yönetecek kadroları da oluşturmayı başardı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte hız kazanan bu süreç, tam da çok kritik bir eşikteyken ülkemizin güvenliğini sağlamada çok önemli avantajlar elde edilmesini sağladı. Savunma sanayii ve diğer teknolojik gelişmelerle birlikte yeni küresel kapışma ortamında ülkemizin istikrar adası olma özelliği doğal olarak küresel emperyal güçlerin dikkatini çekmekte, ülkemize yönelik karanlık planları boşa çıkarmaktadır. Bugüne kadar terör, ekonomik saldırılar, sosyal ve siyasal kaoslarla hedeflerine ulaşamayanların artık elinde fazlaca bir seçenek kalmadı. Emperyalizm böyle bir şeydir. Sizi yok edebilirse eder, edemez ise sizinle anlaşmaya çalışır, hatta elinizi bile öper. El öpenleri çok olmasın ama daha bizim elimizi çok öpecekler. Bu daha başlangıç...

<p></p><p>Endonezya'da, Sumatra Adası'nın batısında bulunan ve 3 Aralık'ta patlayan Merapi Yanardağı

Endonezya'da Yanardağı Patlaması: Ölü Sayısı 22'ye Yükseldi

İşgalci İsrail Batı Şeria'da ablukaya devam ediyor... Cenin Mülteci Kampı'na baskın

300 bin TL ile 350 bin TL arası! İşte adeta teklif yağan ikinci el otomobil modelleri…

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye'ye dönüyor... Yurtdışına yasadışı yollarla kaçırılmışlardı