• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Sahada ve masada olabilmek, işte oyunun kuralı bu!

Önce Afrika’nın güneyinde Somali, sonra Kuzey Afrika’da Libya, aynı anda Doğu Akdeniz ve Ege, Irak ve Suriye sonra Kafkaslar ve Karabağ. Farkında mısınız artık Türkiye ne kadar çok yerde varlık gösteriyor ve ne kadar çok boyutlu jeopolitik mücadele verebilecek kapasiteye ulaşmış durumda. Hem sahada hem masada olarak oyunda kuralları belirleyen bir ülke konumundayız.

Bakınız 46 yıldır Kapalı Maraş’ı açarsak başımıza gelmeyen kalmaz korkusuyla KKTC’ye bile gitmeye korkanlar, şimdi Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanın bırakın korkmayı dünyanın gözü önünde (Açık) Maraş’ta piknik yapmasını seyrediyor. Daha düne kadar Hazar Havzasında Rus korkusuyla Türk’üm demeye bile çekinilirken şimdi Türk Askeri Kafkaslara gidiyor. Bir Eli Kafkaslarda Bir Eli Kıbrıs’ta Dünyayı Kucaklayabilen TÜRKİYE…

YENİ TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ DİNAMİKLERİ

Artık analizlerimizin perspektifi de değişti. Evvelden başta terör olmak üzere yurt içine yönelik tehlike ve tehditlere birinci öncelikle yoğunlaşmışken günümüzde yönümüzü ve ilgimizi başka şeylere çevirdik. Dünya mazot ve benzinle çalışan arabalardan nasıl kurtulacağını düşünürken seneye üretilecek milli ve yerli arabanın elektrikli olmasını konuşuyoruz. Sadece küresel salgının dünya ekonomisinde oluşturacağı daralamaya bağlı çıkabilecek sıcak çatışmaları değil 2 ay sonra bulunacak petrol veya doğalgaz rezervlerinin 2023’te ülke ekonomisine katkısını tartışıp duruyoruz. İşte Yeni Türkiye.

HAFTANIN ÖNE ÇIKAN GELİŞMELERİ

Bu haftanın en önemli konusu Karabağ’a Türk Barış Gücü gönderilmesi oldu. 11 Kasım’da Türkiye ve Rusya arasında ortak barış gücü merkezi oluşturulması konusunda varılan mutabakat gereği TBMM’den yetki alan hükümet, Rusya ile yapılan görüşmelerin sonucunda kaç kişilik bir kuvvetin gönderileceğine karar verecek. Böylece Rusya ile Hazar’ın batısında şekillenmekte olan yeni jeopolitik denklemde Türkiye’nin de yer alacağı resmileşmiş oldu.

Daha da önemlisi Türkiye “Dengeli Karşıtlık” politikasıyla Rusya, Avrupa ve ABD’ye karşı bölgede yer almış oldu. Azerbaycan’la Nahcivan arasında bir koridorun da yakın gelecekte açılacak olması düşünüldüğünde belki de yüz yıl sonra Türkiye’nin Kafkaslara yeni bir aktör ve oyuncu olarak girdiği söylenebilir.

Elbette bu durum sadece Karabağ üzerinden okunamaz aynı zamanda Hazar’ın güneyi de dâhil olmak üzere bütün Türk dünyası ve Kafkas toplumlarındaki yansımaları ile birlikte okunmalıdır. Bu bölgelerdeki sosyopolitik etkileri ile birlikte düşünülmelidir. Zaten yakın vadede bu etkileri görmeye başlayacağız.

KAPALI MARAŞ’IN İSKANA AÇILMASI VE KKTC

Diğer önemli konu da KKTC ve Maraş’ın iskâna açılmasıdır. 46 yıl sonra Maraş’ın iskâna yeniden açılması aslında sadece Rumlara ve Yunanlılara rağmen değil aynı zamanda bunları destekleyen ve yönlendiren Avrupa, ABD ve Rusya’ya hatta bunların siyasi aparatları durumundaki daha pek çok ülkeye rağmen gerçekleşti. Böylece Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’deki yeni aktif politikasının uygulanacağını göstermesi bakımından çok önemli bir mesaj da verilmiş oldu.

2019 yılı Mart ayında BM’ye deklere edilmiş olan Türkiye’nin kıta sahanlığında çok daha güçlü bir şekilde hak ve çıkarlarımızın korunacağı KKTC’deki bu önemli adımla bütün dünyaya gösterilmiş oldu. Dikkat edilirse ne AB’den ne de başka bir yerden yeri göğü inletecek herhangi bir gürültü de çıkmadı. Zaten çıkacağını da beklemiyorduk. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil. Özellikle C.B. Erdoğan’ın temsil ettiği muktedir siyasi irade işin temel taşı. Sonrasında süratle karar alabilen ve aldığı kararların arkasında durabilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Bundan sonraki süreçte Akdeniz ve Ege’de Türkiye’nin politikalarını riske atabilecek farklı bir durumun olma ihtimali oldukça zayıf görünüyor.

TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA YÜRÜTÜLÜYOR

Diğer bir sevindirici haber de İçişleri Bakanlığından geldi. Yurt içindeki terörist miktarı 340’ın altına düşmüş. Kış dönemi sonunda yani en geç 2021 Mart ayında bu rakamın 200’ün altına düşeceğini söyleyebilirim.

Türkiye’nin elindeki topraktaki yoğunluk ve sıcaklık farkını ölçerek yer altındaki sığınakları bulabilen teknoloji sayesinde kışın teröristin kökü çok daha kolay kazınacak. Yakın sınır civarımızda yaşam alanları da yok edilmiş terör örgütü PKK’nın bunda sonra yurt içinde tehdit olması artık söz konusu olamaz. Ancak yeni ABD başkanının özellikle Suriye’deki PKK/PYD’lilere önceki dönemden daha fazla destek vereceği tahmin ediliyor. Bu durum sınırlarımızda olmasa da derinlikte sentetik kürdistanı oluşturma hayallerini canlı tutuyor.

İşte teröre verilecek destekler Türkiye için risk oluşturabilir. Ayrıca PKK/PYD ve destekçilerinin içeride de başta FETÖ olmak üzere bize zararlı her türlü unsurla iş birliği yapacakları ve bunları bize karşı kullanmaya çalışacakları asla unutulmamalıdır. O yüzden milli birlik ve beraberliğimiz yani iç kalenin sağlamlığı her türlü siyasi kaygının üstünde ve en öncelikli konu olmalıdır.

Son olarak yeni ABD yönetimdeki derin pentagoncu yapıların İran’a yönelik olası operasyonlarının bölgede oluşturabileceği istikrarsızlığa karşı da Türkiye’nin alternatif planlarla hazırlıklı olması gerekir.

Dr.D.Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi