16 Haziran 2023 Cuma

Avrupa'nın PKK raporu

Kısa adı EUROPOL olan Avrupa Polis Teşkilatı, AB üyesi ülkeler ile birliğin ortaklık kurduğu diğer ülkelerin güvenlik güçleri arasında, uluslararası organize suçlar ve terörizm olmak üzere temel olarak iki konuda iş birliği ve etkili çalışma ortamı sağlamak amacıyla 01 Ocak 2010 tarihinde kurulmuştur. Bunlara ilave olarak AB Polis Teşkilatı'nın görev sahası içerisine yasa dışı uyuşturucu ve motorlu taşıt ticareti, her türlü insan ticareti, kalpazanlık, kara para aklama radyoaktif ve nükleer maddelerin yasa dışı ticareti ve kara para aklama, yasa dışı göç konuları girmektedir. Merkezi Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan EUROPOL'ün 27 ülkeden 600'ün üzerinde çalışanı bulunmakta ve bütçesi AB tarafından karşılanmaktadır. Yukarıdaki görevlerine ilave olarak EUROPOL AB üyesi ülkelerin polis teşkilâtları için suç analizi yapmakta, operasyonel ve stratejik istihbarat toplamakta ve iletişim ağı oluşturmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde EUROPOL'ün 2022 yılı "Avrupa'da Terör Raporu" yayımlandı. Bu raporda özellikle PKK'nın Avrupa ülkeleri içerisinde bazı konularda güç kazandığı yazıyor. Ama ne tür önlemler alınacağından bahsedilmiyor. PKK militanlarının haraç topladığı ve AB vatandaşı olan bazı teröristlerin daha sonra PKK için Suriye ve Irak'a gittiklerinden bahsediliyor. Son olarak da AB ülkelerinin PKK için bir üs haline geldiği ifade ediliyor. Bu kadar...

Yazıklar olsun. Ben de EUROPOL'ü bir şey sanırdım. İnanabiliyor musunuz PKK ile ilgili raporda yazanlar işte bu kadar. Bir de bunlar suç analizleri yapıp stratejik istihbarat topluyorlarmış. Pes doğrusu. Dünyanın en büyük ve en eli kanlı terör örgütünü bu kadarcık sözlerle geçiştirmek bırakın Avrupa'yı insanlığa ihanettir. Neyse biz biraz analiz yapalım da EUROPOL de öğrensin.

Birincisi PKK başta İsveç, Hollanda, Belçika gibi Avrupa'nın küçük ülkeleri olmak üzere AB'yi neredeyse ele geçirmiş durumda. Siyasetçisinden işadamına, STK'sından kamu kurumlarına kadar pek çok sivil demokratik alanda son derece etkin ve güç kazanmış durumda. Bu nedenle çoğu Avrupa ülkesi neredeyse PKK'sız karar alamaz duruma gelmiş vaziyette. Bir kere siz bunu görün önce. İkincisi hiç bahsedilmiyor bu raporda ama PKK Avrupa'nın bütün uyuşturucu trafiğini yönetiyor. PKK'nın izni olmadan hiçbir uyuşturucu Avrupa'ya giremez veya çıkamaz. Üçüncüsü Avrupa rotasındaki bütün insan kaçakçılığı PKK tarafında yönetilmektedir. Bakınız BM raporlarında resmi olarak yazılı olan kayıp çocukların rakamlarıyla bulunamayanları karşılaştırırsanız, suça sürüklenmiş, öldürülmüş veya ölmüş olanlar yani olası sebeplerle hayatları son bulmuş çocuklar dahil arada büyük fark olduğu görülür. Peki nerede bu çocuklar veya genç insanlar? Tabii PKK'ya sormaları gerekir. Ama soramazlar. Çünkü savaş alanlarından ve kriz bölgelerinden kaçarken kaybolan veya kaçırılıp akıbetleri meçhule düşen çocukların ve henüz yetişkin olmamış genç insanların açıklanamayan kaybolma sebepleri, bunların laboratuvarlara malzeme, deneyler için kobay olmuş olma ihtimallerinden kaynaklanmaktadır. Bu konuda Avrupa'da araştırma yapan çok az sayıda insan olsa da bunlar kısa sürede susturulmuşlardır. İşte aynı zamanda emperyal güçlerin bu tür insanlık dışı gizli faaliyetlerinin de ana sponsoru olan PKK denen bu illet bütün insanlık için kapkara ve hiç çıkmayacak bir lekedir. EUROPOL biraz da bunlardan bahset.

Son olarak PKK'nın akıbeti ne olacak biraz da bundan bahsedeyim. Yaptığımız hesaplamalara göre inşallah terörle mücadele bu hız ve kararlıkla sürerse ki süreceğinden eminim varlığını bizim daha güneyimizde kadük olarak sürdürse bile PKK 3-4 yıl içinde Türkiye için bir güvenlik tehlikesi olmaktan çıkacak. Türk devletinin bunu başarmasına çok az kaldı. Yani biz bu PKK'yı bu coğrafyada tamamen gömeceğiz ama Avrupa'daki PKK ne olur EUROPOL'ün şimdiden düşünmesi lazım. Çünkü biz bu coğrafyadan PKK'yı sildiğimizde PKK buradaki güç ve alan kaybını içinde yerleşik olduğu Avrupa ülkeleri ve Avrupalı toplumlardan çıkarmak isteyecektir. Aynı bileşik kaplar teorisindeki gibi. Basıncı buradan artırırsanız, sonuçlarını terör ve şiddet eylemleri olarak Avrupa'da görürsünüz. Bu kadar basit. Ancak böyle bir durumda Avrupa'nın bize karşı uygulayabileceği ekonomik ambargo, siyasi baskı, askeri kısıtlamalar gibi kullanabileceği herhangi bir hal tarzı da kalmamıştır. Dolayısıyla Avrupa ülkeleri her geçen gün PKK'lılar ve PKK terörüyle daha fazla yüzleşmek, teröristlerle daha fazla baş başa kalmak zorunda olacakları bir sürece girmiş bulunmaktalar. Eninde sonunda yılan kendi sahibini sokacaktır. Benden söylemesi...

<p>İçişleri Bakanı Yerlikaya'dan yapılan açıklamada 'Akaryakıt Kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zama

Akaryakıt kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zamanlı operasyon

Malatya'da sonbahar tüm renkleriyle kendini gösterdi

22 kuyudan günlük 27 bin varil petrol çıkıyor! Her gün yeni bir rezerv keşfediliyor

Böyle balık tutma yöntemi görmediniz! İzleyenler gözlerine inanamadı