• $7,2797
  • €8,7877
  • 406.281
  • 1527.45
22 Nisan 2011 Cuma

'YSK vetosu ve hatalar zinciri'

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

YSK kararının ardından ortaya çıkan iç savaş benzeri görüntüler, içinde yaşadığımız ortamın koşullarını daha iyi anlayabilmemiz için bir fırsat. Kürt meselesi dağda yaşayan eli silahlı PKK'lılardan ibaret olarak değerlendirilecek bir mevzu değil. Aksine çok geniş bir coğrafyaya dağılmış, içerisinde tepkisini şiddet içeren bir biçimde göstermekten kaçınmayan kitlelerin de bulunduğu büyük çaplı bir siyasal hareket söz konusu.
Sadece militanlarını değil, kendi siyasal elitlerini, burjuvazisini, entelektüellerini de yaratmış bulunan bu hareket polisle, askerle, medya gücü ile durdurulabilir olmaktan çıkmış durumda. Bu gücün sistem için bir tehlike olmaktan çıkarılıp, bütün ülkemiz için enerji üreten bir kaynağa dönüşebilmesi için doğru anlaşılması ve doğru müdahalelerle ele alınması gerekiyor. Son YSK vetosu ise bunun tam tersi yönde bir eylem niteliğinde. Ortalık toz duman ve sokak eylemleri büyüyerek devam ediyor. Bu durum birçok hatanın bir arada yapılmasıyla başladı ve hatalar devam edecek gibi. Nedir bu hatalar analiz edelim.

1 YSK'nın hukuku en katı şekilde yorumlayarak, yanlış süreç yönetimiyle yarattığı bu çatışma atmosferi, aslında öncesinde biriken bir dizi hatadan da besleniyor. Geçmişte yapılan hatalara fazla girmeden, sadece seçim barajları konusuna değinmek bile yeterli kanımca. %10'luk baraj, siyasi istikrarı korumak maksadıyla uygulamaya sokulmuş olsa da, bugün istikrarsızlığın en önemli sebeplerinden bir tanesi haline gelmiş durumda. Koalisyon ihtimallerini azaltmak ve mümkün olduğunca tek partili bir iktidar oluşturmak amacındaki bu baraj, BDP'nin de Meclis dışında tutulmasını hedefliyor. Lakin bunu başaramıyor. BDP, bağımsız adaylarla Meclis'e girerek bu engeli aşıyor zaten. Milyonlarca oyun boşa atılmasına yol açan bu sistem özünde demokratik olmasa da istikrar adına benimseniyor. Ancak bir yandan da adaletsiz ve siyasi nitelikli bir uygulama olduğu için öfke biriktiriyor, sisteme güvensizlik oluşturuyor.

2 Sokağa dökülen kitleler, hukukun kullanılması yoluyla kendilerinin engellenmek istendiğini düşünüyor. Zira o hukuk defalarca kendilerine karşı hiç de adaletli olmayan biçimde kullanılmış. Bu nedenle hukuk organlarının güvenilir olduğuna inanmıyor. YSK'nın, belki de parti liderlerinin ihmalkarlığı nedeniyle temin etmediği belgeler gerekçe gösterilerek adayları vetolaması, hemen siyasi bir tavır olarak algılanıyor. Özeleştiri yapmayı reddediyor, zira zaten malum suçluyu önceden biliyor.

3 Sokağa çıkanların derdi bir şeyleri protesto etmek gibi görünse de bir yandan da şiddet potansiyellerini sergileyerek, gövde gösterisi yapma yolunu seçiyorlar. Polisin üzerine, yoldan geçen araçlara, dükkanlara saldırarak 'bizi görün, tanıyın' mesajını vermeye çalışıyorlar. Bu şekilde haksızlığa uğrayan ve geniş halk kitlesinin, entelektüellerin, siyasi partilerin sahip çıktığı mağdurlar rolünden çıkıp şehirleri de altüst edebilecek azgın bir güç odağı kimliğini tercih ediyorlar. Bilerek ya da bilmeyerek...

4 Güvenlik güçleri bu kadar kalabalık kitleye karşı can havliyle görev yaptığından orantısız güç kullanmaktan çekinmiyor. Zaten canı yanmış bir kitleyi daha da can yakarak durdurabileceğini düşüyor. Oysa ne iç ne de uluslararası konjonktür halkın sertlikle bastırılmasına müsait değil. Bunun sonuçları çok yakınlarımızdaki coğrafi alanlar izlenerek görülebilir.

5 Cumhurbaşkanımızın devreye girmesi ve Demirtaş'ı köşke çağırması çok önemli bir adım. Bunun reddedilmesi ise büyük bir hata. Neyse ki, basit bir popülizmden kaynaklanmadığını ve BDP liderinin en kısa zamanda Köşk'e çıkacağını öğrendik. Adaletsizliklere karşı sığınılacak yer yine devletin kendisidir. Üstelik o devletin bir parçası olmaya yani TBMM'ye girmeye çalışan bir partinin dışarıda bir çözüm olmadığını bilmesi son derece önemlidir.

<p><span>Sivas'ta yaşayan ev hanımı Nilgün Bozalioğlu, yaptığı bez bebeklerle hem gelir elde ediyor

Torununa yaptığı bez bebek 50 yaşından sonra iş sahibi yaptı

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu