• $8,1447
  • €9,7345
  • 453.936
  • 1375.91
17 Haziran 2011 Cuma

Kadınlar ve siyasi temsil

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Seçimlerin ardından oluşan yeni Meclisimiz son derece renkli ve hareketli olmaya namzet. Yeni parlamentomuz farklı coğrafyaların, farklı sosyo-kültürel katmanların, farklı ekonomik sınıfların ve yaş gruplarının bir arada bulunacağı bir harman oluşturacak. Mazbatalar alınacak, yeminler edilecek, gruplar yerlerine yerleşecek. Kanımca Meclis'teki en önemli özelliklerden birisi vekillerin arasında 107 hukukçunun bulunması.
Bu, Meclis'in anayasa yapıcı niteliğinin belirgin olacağının da bir göstergesi.
Ben de bu minvalde son dönem siyasetinde kadınların durumuna bir göz atmak istedim.

1- 4 partinin temsil edileceği yeni parlamentomuzda AKP'den 45, CHP'den 19, MHP'den 3, BDP'den 11 milletvekili görev yapacak. Kadınlar bu dönemde toplam 78 milletvekili ile Meclis'teki varlıklarını %9'dan %14'e çıkartmış olacaklar. Biz kadınlar bu oranı yeterli bulmasak da, bir gelişme olduğunu inkar etmemek gerekiyor. Geçtiğimiz döneme kıyasla 5 puanlık bir artış var.

2-
Dünyada kadınların Meclis'te temsil oranı açısından en önde bulunanlar Kuzey Avrupa ülkeleri. Nüfus Referans Bürosu'nun (Population Reference Bureau) rakamların göre 2010 itibarıyla kadın temsili İsveç'te % 46'yı, Hollanda'da % 42'yi, Finlandiya ve İsveç'te % 40'ı buluyor. Kuşkusuz dünyanın diğer bölgelerinde de bu konuda dengeyi sağlamış ülkeler var. Örneğin Güney Afrika'da bu oran % 45, Küba'da %43 civarında. Dünya ortalaması ise 'gelişmiş ülkelerde %23', 'gelişmekte olan ülkelerde %18', 'en az gelişmiş ülkelerde ise %17'. Türkiye'nin giderek artan rakamlara rağmen henüz en az gelişmişlerin ortalamasına ulaşamadığını buradan okumak mümkün.

3- Meclis'e kadın göndermenin dışında parti yönetimlerinde ve kabinede kadın bulunması da son derece önemli. İlk kadın bakanımız olan Türkan Akyol'un 1971'de seçilmesinden bu yana, kabinede en az bir-iki kadın bakan bulunmasına özen gösterildi. Bunların bir kısmı süs niyetine orada yer alırken, bir kısmı da başbakanlığa kadar yükselen grafikler çizmeyi başardılar. Bugün gelinen noktada, %50 oy oranı ve geniş bir meşruiyetle seçilen 3. AKP iktidarı döneminin kabine kompozisyonunda daha fazla kadın bulunmasını istemek hakkımız diye düşünüyorum.

4- Kadınların Meclis'teki varlıklarının sadece kadın sorunlarıyla ilgili olmayacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok. Bu Meclis'e dünyada ve Türkiye'de cereyan eden makro sorunlar hakkında fikir üretebilecek kapasitede çok sayıda kadın girdi. Yeni kadın milletvekillerimizin savunmadan ekonomiye, yeni anayasadan etnik sorulara kadar her alana uzanan bir çeşitlilikte etkin olacağından eminim.

5- Meclis'teki kadınlardan bahsetmişken, seçim sonuçlarının açıklandığı gece Başbakan Erdoğan'ın balkon konuşması sırasında gözlemlediğim bir konuya da değinmek istiyorum. Emine Erdoğan'ın eşiyle birlikte zaferi kutlamasının ve orada bulunmasının çok önemli olduğuna inanıyorum. AKP'nin yıllardır koruduğu bu çizgi ve iletişim stratejisi sadece başbakanımızın değil, bakanların da izlediği bir yol. Her birini eşleriyle birlikte görüyoruz, birer çift olarak tanıyoruz. Bu, dünyada geçerli olan tek yol. Modern dünya hiçbir siyasetçiyi, eğer evli değilse, tek olarak kabul etmiyor. Obama'dan Sarkozy'e, Cameron'dan Esad'a kadar her yerde kadınların eşleriyle birlikte var olması önem arz ediyor. Zaferde de mağlubiyette de kadınlar eşlerinin yanında yer alıyorlar. Henüz bunu fark edememiş olan siyasi hareketlere birer iletişim danışmanı gerekli sanırım.

Küçük bir not: Nüfus Referans Bürosu'nun raporu da 'Dünyanın Kadınları ve Kızları' başlığını atmıştı.

<p>Peki, kod 29 olarak bilinen fedih kodunun kaldırılması ne  anlam ifade ediyor? Çalışma hayatından

Kod 29'un kaldırılması ne anlam ifade ediyor?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü