• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
16 Kasım 2012 Cuma

İsrail'de değişen bir şey yok!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı ve İzzettin El Kasım Tugayları'nın lideri Ahmet Caberi'nin öldürülmesi örgütün deyimiyle 'cehennemin kapılarını yeniden açtı'. Bir süredir İsrail toprakları dışına taşınan siyasal nitelikli şiddet potansiyeli yeniden yuvasına dönecek gibi. Üstelik bu sefer Suriye ve İran'ın uzaktan kumanda ettiği Hizbullah liderliğinde bir düzende değil, Hamas ve Müslüman Kardeşler desteğiyle İsrail'in çevresini sarma temayülünde. Yeni Ortadoğu'nun, İsrail açısından eskisinden çok daha tehlikeli bir bölgeye dönüşme ihtimali yüksek. Netanhyahu ise uyguladığı politikalarla hala eski Ortadoğu'da olduğunu zannettiğini cümle aleme gösteriyor. Gelinen noktada İsrail için neler değişiyor? Kısaca değerlendirelim.

1- Kuzey ve güneyde güvenli eksen olarak değerlendirdiği Türkiye ve Mısır cenahında İsrail'e karşı ciddi bir olumsuzluk hakim. Türkiye artık dost bir devlet olarak kabul edilmediği gibi uluslararası platformlardaki diplomatik gücüyle de İsrail'in en çok canını sıkan ülke durumunda. Mısır'da Mübarek'in ardından gelen Mursi hükümeti ise İsrail ile iyi ilişkiler kurmak eğiliminde değil. Nitekim Gazze saldırısının ardından büyükelçisini hızla geri çekmesi, Camp David sürecine bağlılık sözü vermiş olmasına rağmen Mursi'nin de İsrail konusunda sert bir tutum sergileyeceğini gösteriyor. Kanımca son Gazze saldırısının en zor durumda bıraktığı liderlerden birisi Mursi. Zira tabandan gelen baskıyı sakinleştirmek için İsrail sınırına asker sevk eden Mısır hükümetinin, bir yandan da İsrail ile ilişkilerinin Camp David düzleminde sürdüreceğini beyan ederek meşruiyet araması zaten kamuoyundan tepki çekmiş, ikiyüzlülük olarak değerlendirilmişti. Gazze saldırısıyla birlikte ise tabanın tepkisinin kontrol edilmesi neredeyse imkansızlaştı. Sokağa dökülüp yılların diktatörlüğünü deviren halkın, ülkenin dış politikası ve özellikle de Filistin konusunda aktif olmaması mümkün değil. Halkların dış politika alanındaki etkinliği İsrail için çok kötü haber anlamına geliyor. Zira sokaklar, makam sahiplerinden çok daha farklı düşünüyor, çok daha fazla öfke biriktiriyor.

ZAMANLAMAYA DİKKAT
2- Bölge ülkelerinde sokaklar kendilerini yönetenlere karşı tepkililer. Ürdün, Kuveyt, Bahreyn de kaynıyor. Lübnan'da mezhep çatışması, Irak'ta etnik kavga kapıda. Lakin bir anda İsrail'in o koca gölgesiyle siyaset arenasına dönmesi bütün dengeleri değiştirebilir. İsrail varken, başka düşmana gerek yok felsefesi hareketlendiğinde, farklılıklar aşılır, tabanlar entegre hale gelir. İsrail'in Gazze saldırısının zamanlaması bu bakımdan çok önemli. Sokağın dikkati başka bir yöne doğru çevrilirken, kendisini bir süredir saklayan gerçek düşman tekrar yüzünü gösteriyor. Şimdi her türlü komplonun, isyan hareketinin, siyasi problemin kaynağı olarak tanımlanabilecek bir günah keçisi var gibi. Kötülükler prensi sahalara döndü algısının hakim olması kaçınılmaz.

3-
ABD'nin verdiği net desteğe rağmen, gerçekte Obama'nın ve çevresinin Netanyahu hükümetinden hiç hoşlanmadığı biliniyor. Ocak ayında yapılacak seçimlere iç kamuoyu desteği bulabilmek adına sertleştirilen İsrail hükümetinin dış politikası, ABD'nin stratejisiyle uyumlu olmadığı takdirde, İsrail'in yalnızlaşması mümkün. Mahallenin şımarık çocuğuna ders verme temayülündeki Amerikalıların sayısı giderek artıyor. İsrail öylesine Ortadoğululaşmış ki, eski Ortadoğu'ya var gücüyle sahip çıkıyor; eski değerlerini muhafaz etmeye çalışmaktan kendini yeni düzene adapte edemiyor. Oysa bu aralar eskiyen her şey çöpe atılıyor.

<p>Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, lekelenmeme hakkının önemine dikkati çekerek '300 binin üzerinde so

300 bin kişi 'leke'den kurtarıldı

Güzel oyuncu tanınmaz hale geldi! hayranları gözlerine inanamadı

Dağda mahsur kalan 4 kişiyi helikopterle kurtarıldı

Antalya'daki yerleşik yabancılarKovid-19 aşısının ilk dozunu yaptırdı