• $7,3927
  • €9,0032
  • 442.193
  • 1551.57
10 Ekim 2012 Çarşamba

Halimize ağlasak!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in 'dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz' sözlerinden sonra siyasetimiz nihayet rahat bir nefes aldı ve üzerinde uzlaşılabilecek bir nokta yakalandı. Muhalefet ve iktidar partilerimiz dağda ölenlere ağlanılamayacağına ortak kanaat getirdi ve kimse kimseye sataşma fırsatını bulamadı. Bu arada maalesef Bülent Arınç yine Başbakanımızın söylemiyle uyumsuz ve erken bir açıklama yapması dolayısıyla açığa düştü ve dağda ölenlere yalnız başına ağlayan adam konumunda kaldı. Bu şaşırtıcı değil, çünkü onun özgür ruhlu ve biraz da romantik bir siyaset adamı olduğu daha önceki deneyimlerden de biliniyordu. Bu duruşundan rahatsız olmadığını da tahmin edebiliyorum. Hazır lafı gelmişken biz de şu dağdakiler konusunda kısa bir değerlendirme yapalım.

1-  Uluslararası terörizm literatürünün en bilinen araştırmalarının vardığı ortak sonuç, siyasal içerikli terör örgütleri üyelerinin ruhsal açıdan sağlıklı oldukları yönünde. Bir grup kimliğinin içerisinde kendilerini daha güçlü ve anlamlı hissediyor, tıpkı bir ordunun askerleri gibi adanmışlık duygusuyla varlıklarını sürdürüyorlar. Buna karşın örgütlerin kurucu liderlerinde narsisistik yaralanmalar olması bazı psikolojik travmalardan kaynaklı kimlik sorunları olabiliyor. Politik Psikoloji biliminin Türkiye'deki önemli isimlerinden Abdülkadir Çevik'in ifadesiyle 'Terörizm onlara bu yaralarının bir çeşit 'tedavi'sini sağlar. Düşman öldürüldüğünde grup içinde karşılıklı özdeşim yükselir. Dışarıdakilerin tahrip edilmesi grubu yansıtma ve yer değiştirmelerin geri dönüşünden korur. Böylece grubun üyeleri kendilerini daha bir eksiksiz ve bütün hissederler. ' Seçilmiş mağduriyetler ve seçilmiş zaferler yoluyla ortak kimliklerini üretir, onu kendilerini tarif eden ana eksen haline getirirler. Burada şu soruyu sormak önemli eğer bunca mağduriyet olmasa, örneğin darbelerin toplumsal yansımaları ya da daha spesifik olarak Diyarbakır Cezaevi işkenceleri, faili meçhuller, yasaklar, hak ihlalleri olmasaydı örgüt üyelerinin birleştirici kimliği bu kadar güçlü olur muydu? Dağdakiler dağda olur muydu? Onları dağa çıktıkları gün kaybetmedik mi? Dağdan bir gün evvel bizim evladımız değiller miydi? Evlatlarımızı elimizden koparan şartlara değil de evlatlarımıza düşman olmaktan, arkalarından ağlamıyor olmaktan gurur duyar mıydık?'

2- 2007-2011 yılları arasını kapsayan akademik bir araştırmada (PKK'lıların kendi aralarındaki telsiz konuşmaları veriler değerlendirilerek yapılmış.) Örgüte ortalama katılım yaşı 19,5. Son dönemde katılan en genç üye 15, en büyüğü ise 30 yaşında. 2011'de öldürülen 175 PKK'lının örgüttte kaldığı ortalama süre 6 yıl 8 ay. Örgütün çatışmalarda kaybettiği 790 kişinin dışında kendi içinde infaz ve çeşitli sebeplerden kaybettiği üyelerin sayısı üçte bir oranında. Dağdaki PKK'lıların yüzde 43.68'i, 18 yaşının altında yani uluslararası normlara göre çocuk yaşta. Nitekim özellikle son dönemde öldürülen teröristlerin arasında çok genç olanların ve kadınların sayısı da göze çarpıyor. Arkasından ağlayamadıklarımızın yaklaşık yarısı normal şartlarda bugün lisede sıralarda oturup ders dinlemesi, maç seyretmesi, aşık olması gereken yaştalar. Ellerine silah verip onları birer katile dönüştüren sistemle hesaplaşmak yerine onlarla hesap kesmek daha kolay, o da ayrı.

3- Diyarbakır Emniyet Müdürü insani bir duyarlılıkla konuşmuş olsa da, yanlış anlamaya meraklı bu kadar insan varken kendisine uygun bir bedel ödetilecektir, hiç şüpheniz olmasın. On binlerce evladımızı yitirdiğimiz bu savaşın tozunun dumanının altında kalan tek o olmaz. Ben Recep Güven'in her bir şehidimizin ardından da diğer herkesten fazla acı çektiğinden eminim. Madem hepimiz dağdakilerin ardından ağlanmayacağına dair hem fikiriz, siyasetçilerimizin yüksek müsaadeleriyle ülkemizin haline ağlayalım. Yas tutalım kaybettiğimiz en kıymetli hazinemizin, acıma duygumuzu, merhametimizi yitirişimizin ardından. Çocuklarımız çocuklarımızı öldürsün. Biz de yanalım, yanalım kül olalım ama sakın ağlamayalım.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü