• $7,6864
  • €9,1251
  • 416.906
  • 1529.44
28 Haziran 2011 Salı

Yunanistan'ın durumu çok zor!

"denis.20110627222955.jpg"

Samuel Brittan, Cambridge kökenli ve İngiltere'de çok tanınan bir iktisatçı. Kardeşi Leon Brittan ise İngiltere'nin Avrupa Komisyonu üyelerinden biriydi. İki kardeş de kamu hizmetinde ve medyada çok aktif, tecrübeli kimseler.
Aşağıda Samuel Brittan'ın bu hafta yazdığı ve 'Yunanistan'ın çöküşünün artık sadece bir zaman meselesi olduğunu ve Yunanistan'ın yakında euro tek para siteminden çıkmak zorunda kalacağını' vurgulayan makalenin özeti var. Ne diyor?
Yunanistan bir para birliği çerçevesi içinde sıkışmış durumda. Dev bütçe açıkları ve dev borç oranları var. 
Tek para sisteminde para politikasını siz yapmıyorsunuz, Avrupa Merkez Bankası yapıyor.
Tek para sisteminde devalüasyon şansı da yok, çünkü euro ile bağlısınız.
AB sisteminde bir federal hükümet de yok ki cankurtaran simidi gelsin.
AB ülkelerinde emek piyasasında esneklik de yok, sendikalar, sosyal devlet anlayışı, popülizm gibi şeyler bağlayıcı.
Bu durumda euro tek para sisteminde ülkeyi yeniden rekabetçi yapabilecek tek şey ücretlerin düşmesi ve düşük maliyetin ihracat kapısını açmasıydı.
Tam tersine İngiliz iktisatçısı Samuel Brittain tarafından açık ve seçik belirtildiğine göre Yunanistan'ın birim ücretleri, bırakın düşmeyi, 2001 yılından bu yana yüzde 50 artmış durumda.
Euro Bölgesi birim ücret artış ortalaması yüzde 25-30 arasında.
Portekiz'de ayni dönemde birim ücret artışı yüzde 36 civarında.
Almanya'da birim ücret artışı sadece yüzde 6.
Brittan'a göre söylemek üzücü oluyor ama Yunanistan'ın bugünkü durumu Arjantin'in 10 yıl evvel para kurulu sisteminden çıkıp borçlarının ödememe kararı aldığı duruma çok benziyor.
 İlginçtir, Samuel Brittan'dan iki gün evvel de gene ciddi bir iktisatçı olan Martin Wolf da aynı sonuca varmıştı.
Martin Wolf'a göre ilk yapılan Yunanistan kurtarma programında ülkenin kamu borcu/GSYİH oranı 2012 yılında zirve yapacak ve yüzde 149 oranına ulaşacaktı. Halbuki daha 2011 Mart ayında bu oran yüzde 159 düzeyine çıkmış durumda.
İkincisi Yunanistan'da ekonomi resesyonda olmasına ve eksi büyüme yaşamasına rağmen, cari denge/GSYİH oranı 2011 Mart ayında yüzde 5.5 düzeyine fırlamış bulunuyor. Bu sayı ilk programda öngörülenin iki misli.
Diğer taraftan da 2010 Mayıs ayında ilk kurtarma programı yapıldığında Yunanistan ve Almanya'nın 10 yıllık bonolarının piyasada gördüğü faizler arasındaki fark 460 baz puanı (yani Yunanistan faizi yüzde 4.6 yüksek) iken şimdi bu fark 1460 baz puanına yükselmiş bulunuyor. Yani faiz yüzde 14.6 puan daha yüksek şimdi; Yunanistan'ın piyasadan borçlanarak kurtulması artık mümkün değil.
Bu nedenle Martin Wolf da Yunan vatandaşlarının durumu toparlamak için çaba göstermemeleri olgusuyla yukarıdaki sayılara bir arada baktığı zaman aynen Samuel Brittan gibi bir sonuca varıyor. 
Martin Wolf AB ülkelerinin yapmaya çalıştıklarına bakıp Einstein'dan bir söz ile durumu özetliyor. Einstein'a göre delilik, ayni şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuç beklemekmiş. AB'nin Yunanistan'ı kurtarma operasyonları da Martin Wolf'a göre böyle bir durum arz ediyor. 
Özetle piyasa zaten Yunanistan'ın kurtulacağına inanamıyordu da, şimdi kamuoyunu belirleyen kişiler de böyle düşünmeye başladı!
1999-2001 arasında bizim durumumuz aynen bugünkü Yunanistan kadar kötüydü ama önemli bir fark bizim sorunu aşmak için acı çekmeye razı olduğumuz faktörü!

<p>Samsun'daki rezaletin ardından bir haber de Ankara'nın Mamak ilçesinden geldi. Bir kadın, tartışt

Eşini sokak ortasında dövdü

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi