• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
07 Şubat 2015 Cumartesi

Yunanistan zorda, Almanlar direniyor!

Yunanistan, AB toplam ekonomisinin yüzde 2 kadarı, yani küçük bir ülke. Ama başta Fransızlar olmak üzere Avrupalılar kültürlerinin önemli bir kısmının Yunanistan’dan kaynaklandığını düşündüklerinden çok özel davranmakta idiler. Ama bugünün sorunları çok farklı. Avrupa’nın tümünün uzun süre geçmeyecek ve kolay kolay da ortadan kaldırılamayacak sorunları var. Zaten bugün tüm dünyanın borç stoku 200 trilyon doları yani tüm dünyanın iki yıllık üretimini aştı. Dolayısı ile Yunanistan’ın özel sorunlarının, Yunan vatandaşları ellerini taşın altına koymadıkça hoşgörüyle karşılanmayacağı, zaten biliniyordu ama dün itibarıyla durum iyice ortaya çıktı.

Son teklifte 4 önemli konu var

Tsipras ve Yanis’in, yani yeni Başbakan ve Maliye Bakanı’nın bu hafta Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya ve de Brüksel’de yaptıkları görüşmeler şimdilik Syriza’nın ortaya koyduklarının katı şekilde reddi ile sonuçlandı. Şimdilik kelimesinin altını çiziyorum.
Yunanistan zaten bir tornistan yapmıştı ve ilk adımda talep ettiği gibi daha önceki iki anlaşmayı ret tutumunu şimdi bırakmaya karar vermişti. Ama borcun bir şekilde azaltılmasını da talep ediyordu. Son tekliflerinde dört önemli konuya değinmişlerdi.
Birincisi, borçlarının yeni tahvillerle takas edilmesini istiyorlardı. Yunanistan borcun eski tahvillerinin yenilerle takasını ve Yunanistan’ın nominal ekonomik büyümesine endeksli hale getirilmesini talep ediyor. Yani bu çözüm borç verenlere bir yük bindiriyor, borçluyu da koruyor. İlginç olan Yunanistan’ın 2012'deki ikinci kurtarma çerçevesinde borç veren ülkelerle yapılan anlaşmalarda da bu tür tahviller verdiği biliniyor. Bu tahvillerde ekonomi iyi durumda ise 2015'ten 2042'ye kadar her iyi yılda değerlerinin yüzde 1 kadarının ödenmesi üzerinde anlaşma hasıl olmuştu. Bu tür GSYİH’ya endeksli bonolar geçmişte Costa Rika, Bulgaristan ve Bosna tarafından da alacaklılara verilmişti.

Yapısal reformlar gündemde

Diğer taraftan Yunanistan Avrupa Merkez Bankası’na olan 27 milyar euro borçlarını da “perpetual” denen, vadesi sonsuz olan bonolara çevirmek istiyordu. Bu bonolar 2010'daki ilk kurtarma operasyonunda Avrupa Merkez Bankası’na satılmıştı. Banka için bu fonların maliyeti olduğundan fon maliyeti düşülüp faizin geri kalanı ülkeye veriliyordu. Avrupa Merkez Bankası anlaşmalar devam etmezse Yunan bankalarının getirdiği kamu borç senetlerini kabul etmeyeceğini, bankalara daha ucuz finansman sağlamayacağını vurgulamıştı. Bu kısa bir zamanda likidite sorununa girmek demekti.
Diğer taraftan da Yunanistan Maliye Bakanı bütçede anlaşmalar çerçevesinde yaratmaya mecbur olduğu, GSYİH oranı olarak yüzde 4.5 oranını yüzde 1 veya 1.5'e indirecekti. Hatırlanırsa 2001 krizinden sonra Türkiye yüzde 6.5 faiz dışı fazla yaratarak kendini borçtan kurtarmış ve borçlarını ödemişti. Türkiye bugün Avrupa’nın en düşük borç oranı olan ülkelerinden biri.
Ve son olarak da yapısal reformlar gündeme geliyor. IMF Yunanistan’ın bir evvelki hükümet döneminde vaat ettiği ve garanti verdiği 14 reformdan 13 tanesinde ileri adım atmamıştı. IMF de kızgındı! Dolayısıyla Yunanistan Maliye Bakanı, Alman Maliye Bakanı ile yaptığı görüşmeden eli boş döndü. Bakalım neler olacak! Syriza sonrası ilk günlerde Yunanistan borsasında banka hisseleri yüzde 20 prim yapmış, sonra da gerçekler ortaya çıkınca da borsa çökmüş ve hisseleri de yeniden yere serilmiş duruma geldi.

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti