• $7,3589
  • €8,9552
  • 437.544
  • 1536.11
28 Mayıs 2012 Pazartesi

Yunanistan değişmek zorunda!

Bu hafta sonu okuyacak, düşünecek ve değerlendirme yapabilecek zaman buldum. Bazı konuları yeniden değerlendirmek fırsatı elime geçti.
Sarkozy ve Merkel bana hep antipatik gelmişti. Sarkozy gerçekten 'naylon' bir kişiliğe sahipti. Resim çektirirken parmak uçlarında yükselip uzun boylu görüntüsü vermeye çalışan adama hiç ısınamamıştım.
Merkel ise çok katı gözüküyordu.
Fransa'nın kültürlü insanları Sarkozy'nin saçma kanununu Anayasa Mahkemesi'nde reddederek medeniyet dersi verdiler. Peki Merkel'in  katılığı nedeniyle, Almanya'nın Yunanistan konusuna bakışını değerlendirmekte de hata yapıyor olabilirmiyiz? Neden böyle düşünülebilir?
Nicholas Kulich der ki, Almanya Doğu-Batı birleşmesine 2 trilyon dolar harcamıştı. 15 milyon insana kucak açmıştı. Bu fedakarlığın ancak çok uzun vadede getiri sağlayacağını düşünmelerine rağmen! Ama bugün Almanların birikimlerini vermemek konusunda cimrilik yaptıkları tezi mi esas değerlendirmemizin  temelini oluşturmalı, yoksa Almanların Doğu-Batı birleşmesi sonucu yaşadıklarına, deneyimlere dayanarak, 'Para vermek birşeyi değiştirmez, siz ancak kendinizi kurtardığınız zaman kurtulmuş sayılırsınız!' felesefesi çerçevesinde ilkeli hareket ettikleri mi düşünülmeli? Yani gündem balık mı, olta mı konusu!
Alman iktisatçılarından Münih Üniversitesi'nin İfo Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Hans Werner Sinn, 'Biz kurtarma konusunda gerçek bir deney ve deneyim  yaşadık!' diyor. Ona göre sayılara bakılmalı. Ama ona göre de anlaşılmalı ki Almanya'nın, rekabet gücü olamayan bir ekonominin euro tek para sistemi gibi bir parasal sistemde neler çekeceği konusunda, herkesten daha fazla deneyimi mevcut. Doğu Almanya problemi ile 23 senedir boğuşuyorlar.
Bugün Batı Almanya'da işsizlik yüzde 6 civarında, Doğu Almanya'da ise işsizlik yüzde 11.2. Bugün batıda 2010 yılı sonunda kişi başına gelir 32 bin euronun üzerinde . Doğu Almanya'da ise kişi başına gelir 24 bin euro.
Aradaki fark da büyük çapta Doğu vatandaşlarının kolayı seçip Batı'ya göç etmelerinin sonucu gereçekleşmiş.
Mannheim Üniversitesi'nden ekonomi Profesörü Klaus Adam 'Almanya çok büyük altyapı yatırımları ile Doğuyu ayağa kaldırmaya çalıştı ama bir türlü prodüktivite artışı sağlanması gerçekleşmedi!' diyor.
Alman Merkez Bankası Bundesbank'ın Başkanı Jens Weidman ise 'Eğer harcamaları kontrol etmeniz mümkün değilse, kredi kartınızı başkasına teslim eder misiniz?' diye soruyor.
1.300 Alman ile yapılan bir anket çalışmasında deneklerin yüzde 79 kadarı devletlerin ortak euro bonoları çıkarmasına karşı. Ama ortak euro bonolarına karşı çıkanların yüzde 62 kadarı borca dayalı büyüme operasyonuna destek veriyorlar, sadece yüzde 27 kadarı ise borç vererek desteklenen büyüme operasyonuna karşı.   
Der Spiegel tarafından yapılan açıklamalara göre altı temel noktaya dayanan bir program hazırlanmış durumda. Bu programda orta boy şirketlerin gelişmesi için destek sağlanması, çalışanların işten çıkarılması konusunda sınırlamalar getirilmesi, özel ekonomik büyüme bölgeleri oluşturulması, meslek okullarına gitmek ama aynı anda işte de çalışmak şeklinde beceri kazandıran eğitim yaklaşımları içine girilmesi, özelleştirme gibi yaklaşımlar büyüme programının temel unsurları arasında.
Bir gerçek tabii Yunanistan gibi ülkelerin euro tek para sistemi içinde kaldıkları sürece ancak iç devalüasyon, yani ücret ve fiyatların dramatik şekilde düşürülmesi ile rekabet gücü kazanabilecekleri. Rekabet gücünün bedeli acılar ve dramlar olacak. Devletin küçülmesi ve tasarruf yapılması zorlanırken, kesintilerin sosyal güvenlik harcamalarından yapılmaması gerektiği de konuşuluyor. Ama bir Yunan devlet memuru emeklisinin emekli maaşının çalışan bir şirket mensubunun maaşından daha yüksek olması da ilginç bir durum. Yunanistan'da 900 bin devlet memuru var. 11 milyonluk nüfusun yuvarlak hesapla  yüzde 8 kadarı. Biz ise 2 milyonun biraz üstünde devlet memuru ile 73 milyonda yüzde 3 devlet çalışanına sahibiz. Bugün nasıl bizde ortalama emekli yaşı 46 ve hayat beklentisi 15 yaş üstündekilerde 77 civarında ise ve saçma sapan ve haksız bir şekilde ülkemizde 30 yıl emeklilik mevcutsa (Uganda'da bile sadece 12-15 yıl emeklilik var) ve bu nedenle de her yıl 35 milyar dolar SGK açığı oluşuyorsa, onlarda da devlet, harcamaların yüzde 49.6'sını yapmakta ve bunu sağlamak için de yüzde 23 katma değer vergisi topluyor. Ne olursa olsun Yunanistan'ın dramatik şekilde değişmesi gereki, devlet-memurluk yaklaşımı değişmek zorunda!

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...