• $8,2614
  • €10,0525
  • 487.8
  • 1454.72
09 Haziran 2014 Pazartesi

Yine mi ‘Futbol, fado, fiesta!‘

Dünya Kupası 12 Haziran tarihinde başlayacak ve 13 Temmuz'a kadar dünyanın önemli bir kısmını meşgul edecek. Biz de bu sütunda futbol ile ilgili bazı konulara değineceğiz. Spor ile ilgili kaynaklara göre dünya nüfusunun yarısı bir şekilde Dünya Kupası’nı kısmen de olsa seyredecek.
Ancak futbol aslında sanıldığı kadar global bir spor değil. En büyük ülkeler olan Çin, Hindistan, Amerika, Endonezya ve Brezilya’dan sadece birisi bugün 'futbol delisi' bir toplum olarak görülebilir: Brezilya!
ABD'de de futbol oynayanların sayısı hızla artmakta ve ABD Milli Takımı şu anda dünya klasmanında 14’üncü, Dünya Kupalarına da katılıyor ve organize de etti ama ülkede futbol televizyondan pek seyredilmiyor. Bu yıl da ABD 32 katılan ülkenin arasında. ABD’de futbol istikbali oldukça var çünkü futbolu çok seven Hispanikler ABD’nin nüfusunun yüzde 17 kadarı ve son on-onbeş yılda da Hispanik nüfusu nerede ise yüzde 50 artmış. Çin’de ise futbol seyrediliyor ama pek oynanmıyor, sadece 7000 lisanslı futbolcu var ama 2002 yılında tek bir kere Dünya Kupası’na katılmış fakat pek gol bile atamamıştı.

Uzun süre 'beyaz' sporu sayıldı

Brezilya’nın durumu ise enteresan. Futbol ülkesi deniyor ama Brezilya geçmişte ABD’den 10 kat fazla siyahi Afrikalı köle ithal etmiş olmasına rağmen futbol uzun süre sadece beyaz sporu sayılırdı. Ama ne zaman başta Pele ve Garrincha olmak üzere siyahi oyuncular 1958 yılından itibaren milli takımı başarıya taşıdılar, o zaman futbol bir yandan ulusal spor olmaya başladı, diğer taraftan da siyahiler bir ölçüde hor görülmekten kurtuldu, siyahi futbolcular ulusal kahraman oldular.
Fakat futbol bugün de Latin Amerika’ya yaygın olan sol siyasi ve ekonomik görüş ile çelişmekte. Bir yıldır Brezilya’da protestodan geçilmiyor. 2014 Mayıs ayında ise protestolar iyice arttı. Önemli sayıda Brezilya vatandaşı ülkenin neoliberal fikirlere esir düştüğü ve bu nedenle “futbol, fado, fiesta” mucidi Portekiz Diktatörü Salazar gibi bugünkü hükümetin de kendilerini futbolla uyutmaya çalıştığını ve bu nedenle okullara, sağlığa ve gelir dağılımını düzeltmeye harcanması gereken milyarlarca doların futbola harcandığı teziyle “neoliberal politikalara ve israfa” itiraz ve isyan ediyor.

Brezilyalı protestocular hatalı mı?

Ancak bu tezde bir hata da var. Şikayet konusu olan “Neoliberal” düşünceler Latin Amerika’ya ulaşmadan çok evvel, 1922 yılında hükümet gecekonduları Rio’dan söküp kent dışına taşımaya kalktığında da isyan çıkmıştı. Ve 1950 yılında Brezilya Dünya Kupası’nı organize ettiğinde de benzer isyanlar olmuştu. Diğer taraftan FIFA’nın skandal ve rüşvetçi yönetimi de Brezilya’da çok eleştiriliyor. 19’uncu yüzyılda icat edilmiş olan futbol aslında Birleşmiş Milletler’den daha fazla üye ülkesi olan FIFA tarafından yönetiliyor ama bugünlerde FIFA’nın başı büyük dertte. FIFA Başkanı Blatter 1998 yılından beri işbaşında ve itibarını sıfırlamış durumda! Gene de bir kere daha başkanlığa aday.
Fakat tarih biraz dikkatle incelenirse futbola rezilliği ve rüşveti esas sokmuş olan ve 24 yıl FIFA Başkanlığı yapmış olan aslında Brezilyalı Joao Havalange idi (1974-1998 arasında Başkan ). Yani global futbol yönetiminde çarpıklık aslen Brezilya kökenli!

<p>Londra'nın tarihi köprüsü Tower Bridge'de okunan akşam ezanına çok sayıda Müslüman tanıklık ederk

Londra'nın tarihi köprüsü Tower Bridge'de ezan okundu

Onları görebilmek neredeyse imkansız! İşte kamuflaj ustası savaş gemileri

Çamurlarda serinleyen mandaların görüntüsü Serengeti'yi aratmadı

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları