• $9,334
  • €10,8708
  • 532.946
  • 1429.85
13 Mayıs 2013 Pazartesi

Yen zayıflaması ve etkileri...

Japon Yeni dolar başına 100 yen eşiğini son 4 yılda ilk defa geçtiğimiz günlerde aştı. Yen'in değer kaybetmesi zayıflık nedeniyle  değil, bilinçli politika sonucu olarak gerçekleştiğinden arzu edilen bir durum olarak değerlendirilmeli. Shinzo Abe Başbakan seçildiğinden beri para arzını artırmak, Japon parasının değerini düşürmek, ülkede enflasyonu artırmak peşindeydi. Yen'in değerinin düşmesi 20 yıllık kötü ekonomik gidişatı durduracak, ihracatçıların kârlarını destekleyecek, özetle ülkeyi canalandıracak bir faktör olarak değerlendiriliyordu.

Bu hafta dolar Nisan 2009'dan bu yana ilk defa 100 Yen eşiğini aşarken, Kasım 2012'den bu yana Japon parası yüzde 27 değer düşmüş bulunuyordu.
Diğer taraftan euro da Ocak 2010 tarihinden  bu yana ilk defa 131 Yen euro başına değerine gelmiş bulunuyor. Euro da Yen karşısında kasım ayından bu yana yüzde 30 kadar değerlenmiş bulunuyor.
Ancak döviz piyasasını yakından takip edenlerin gerçekleşmeler hakkında farklı görüşleri de var. 2008 krizi başladığından bu yana olan gelişmeleri unutmak mümkün değil. Aslında eğer kur savaşlarından bahsedilecekse, krizin başlangıcından bu yana  kur savaşlarını kazanan taraf ABD idi!
Doların 2001 yılında tarihsel en yüksek değerinde olduğunu hatırlarsak ve dış ticaret ağırlıklı döviz kurunu hesaplarsak dolar önceki zirve olan 2001 yılından bu yana yüzde 32 değer kaybetmişti.
Doların zafiyeti imalat sanayi ürünlerinin ihracat fiyatlarını düşürür. Bu gerçekleşti ve ABD imalat sanayii İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk defa üç yıl peş peşe GSYİH olarak büyüdü.
Diğer taraftan da ABD'de yapısal yani kalıcı işsizlik oranı artmış olmasına rağmen, bugün ABD'de işsizlik yardımı ödemesi için müracaat edenlerin sayısı 2008 yılından bu yana en düşük düzeye inmiş bulunuyor.

KAZANAN VE KAYBEDEN

Son olarak IMF tarafından ilan edilen bir veriye bakıldığında bankacılık ve konut sektöründe felaketler sonucu tüm dünyada kriz çıkmasına neden olan ABD'de, 2007 yılında hane halkı borcu/gelir oranı 2007 yılında yüzde 130 düzeyinde iken, 2012 yılı sonunda yüzde 105 oranına düşmüş. Buna karşılık bugün çok kötü durumda olan euro bölgesinde ise hane halkı borçluluk oranı 2007 yılında yüzde 100 oranından 2012 yılında yüzde 110 değerine çıkmış. Yani kriz sonrasında toparlanan ve güçlenen ABD oldu. Yani bu yıla kadar kur savaşını kazanmış olan ülke ABD, kaybeden de Japonya!
Diğer taraftan geçmişte hep dolar ile tersine hareket eden altın fiyatları da son dönemde ABD güçlenip doların birçok paraya karşı değerlenmesi başlayınca düşmüş bulunuyor diye de düşünmek mümkün!
Eğer ABD parasal genişlemeyi tersine çevirir ve tahvil satıp likiditeyi iyice azaltırsa da, ABD faizleri daha da yükselir ve bu da ABD ve dünya genelinin aleyhine olur. Çünkü dolar yükselen iç faizle daha da değerlenir.
Tabii Yen'in değer kaybetmesinden en çok zarar gören ülkeler acele faizlerini indirerek veya bağırıp çağırarak, paralarının değerini düşürmek girişimde bulunmaktalar. Son dönemde euro bölgesi, Polonya,  Avustralya, Yeni Zelanda, İsveç, ABD , Kanada, Norveç ve İsviçre paralarının değerlenmemesi çabası içinde olan ve bu nedenle faiz düşüren ülkeler.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İstanbul 'da ki pazarcılar böyle  söylüyor. Sebebi Giresun da bi

Ispanakta avrat otu

İstanbul'da muhteşem dolunay manzarası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...