• $7,478
  • €9,0398
  • 441.765
  • 1556.77
10 Eylül 2011 Cumartesi

Siyasi güç, büyük ölçüde ekonomik gücün sonucudur!

Dönemin İngiltere Hazine Bakanı McMillan, paraları aldı ve Süveyş sevdasından vazgeçti. Dünyaya da şu vecizeyi armağan etti: Güç azalınca hırpalanmak normaldir...

Bugün dünyada ABD veya Avrupa veya her ikisi birden ikinci bir dip yaşayabilir mi diye sorulsa, benim değerlendirmem ABD'nin hafif bir resesyonla işi atlatacağı, ama Avrupa'nın çok ciddi risk altında olduğu şeklinde olur.
Tabii bu ABD iyi durumda demek değil. ABD yavaş ölümle ölmekte. Dünyanın bir numaralı hegemonu olma süresi oldukça kısaldı. ABD'yi hegemonluktan atacak olan ülke ise Çin. Bu birçok insanın düşüncesi ama bu gerçeği verilerle, hesapla  ortaya koymak ancak uzman iktisatçıların yapabileceği bir şey. Böyle bir hesap, yani ABD'nin ne zaman dünya üzerindeki hakimiyetinin biteceği ve iki  numaraya düşeceği hesabını, Foreign Affairs adlı ve ABD hükümetine yakın olduğu bilinen bir dergide yazdığı yazı ile (2011-Eylül sayısında) Peterson Institute for International Economics bünyesinde uzman araştırmacı Dr. Arvind Subramanian gündeme getirmiş. Siyasi güç büyük ölçüde ekonomik ve finansal gücün sonucudur. 1956'da Mısır'da Nasır Süveyş Kanalı'nı millileştirdiğinde, İngiltere derhal askeri kuvvetle kanalı işgal etmeye kalkmıştı. O günlerde eski hegemon İngiltere ciddi şekilde finansman sıkıntısı çekmekte idi. Sterlin değer kaybediyordu ve Süveyş'te yenilgi İngiltere'yi çukura iterdi. Yeni hegemon ABD ise İngiltere için o günlerde milyar dolarlık IMF kredisi ve 500 milyon dolarlık ABD Eximbank kredisi vaat etmişti. Bunlar o gün için çok büyük paralardı.  ABD'nin başında bir eski asker Eisenhower vardı, İngiltere Hazine  Bakanı ise Harold McMillan idi. ABD, İngilizlere kanalı işgal ettikleri takdirde kredileri vermeyeceğini söyleyince ve ayrıca New York'ta da bol miktarda sterlin satarak değerin düşmesine neden olunca, İngiltere, yani eski hegemon, geri vitese geçti, paraları aldı ve Süveyş sevdasından vazgeçti. McMillan bu olayı 'Güç azalınca hırpalanmak normaldir!' şeklinde bir açıklamayla milletine anlatmaya çalışmıştı.

Çin'in eli güçleniyor, ABD yeni hegemona teslim olma sürecinde!
ABD'NİN bugünkü durumu, İngiltere'nin o günkü durumuna benziyor. Arvind'in sayıları doğru ise ABD'nin pek fazla zamanı da kalmadı. Şimdi verilere bakalım. ABD şu anda dünyadaki sermaye hareketinin yüzde 50 kadarını kapmakta, Çin ise net borç verici. ABD kamu borcunun çoğunluğu Çin tarafından tutuluyor. Kişi başına gözlüğü ile baktığınız zaman Çin şu anda ortalama gelir açısından fakir sayılacak bir ülke. Bugün kişi başı gelir düşük ama Çin'in kişi başına geliri ABD'nin dörtte biri düzeyine geldiği zaman, pastanın dilimi küçük de olsa pastanın toplam büyüklüğü ABD'nin büyüklüğünü aşacak ve güç Çin'in eline geçecek.

ÖNÜMÜZDEKİ 20 yılda Çin yüzde 7 civarında büyürse, ABD de uzun dönem ortalaması olan yüzde 2.5 civarında büyürse, 2030 yılında Çin'in kişi başına geliri 33.000 dolara çıkmış olacakmış. Yapılan hesaplara göre  2030 yılında bugün dünya üretiminin yüzde 20 kadarını yapan ABD yüzde 15 düzeyine düşecek ve o günlerde  de Çin dünya toplam üretiminin yüzde 20'sini aşmış olacak. Arvind bu konuda bir de kitap yazmış, bugünlerde satışa çıktı. Adı' Eclipse : Living in the Shadow of China's Economic Dominance! ABD bugün kriz nedeniyle batmıyor, ama yavaş ölümle yeni hegemona teslim olma sürecinde gibi duruyor!

<p>Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin genel başkanlığına seçilen A

Türk dostu Armin Laschet kimdir?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muş'ta ''kar kaplanları'' yolları açmak için metrelerce karla mücadele ediyor

Hobi olarak başladı şimdi taleplere yetişemiyor