• $7,3742
  • €8,9822
  • 443.005
  • 1551.57
04 Ağustos 2012 Cumartesi

Saliseler ve insan faktörü!

Atletizm, yani gerçek Olimpiyat başladı. Yarın 100 metre finali koşulacak. Bu 2012 Londra'nın en çok beklenen yarışı! Peki kim kazandı veya fodepar nasıl tespit edilecek? 
Ama önce geçmişe gidelim! Sene 1960, yer Roma ve Olimpiyatların 100 metre serbest yüzme yarışı finali yüzülüyor! Brezilyalı Manuel dos Santos ellinci metrede önde ama Amerikalı Lance Larson ve Avustralyalı John Devitt hızla yakalama durumuna geliyorlar. Avustralyalı Devitt finişi zorluyor, hamle yapıyor. Sakin Larson'un kendisi ve bütün seyirciler ise Amerikalı Larson'un kazandığını sanıyorlar. Larson havuzdan çıkıyor ve kutlamalara girişiyor. Devitt ise adeta kaderine küsmüş bir durumda çünkü 1956'da Melbourne'da da Avusturalyalı Jon Henricks tarafından geçilip ikinci olmuştu.
Ama o anda adamın biri yüzücülerin arasına dalıyor ve Devitt'e bağırıyor: 'Sen kazandın!' İsveçli Başhakem H.Runstromer o ! Kronometre tutanlar sonuçlarını ona veriyorlar. 0 günlerde her yüzücü için üç kronometreci zaman tutmakta. Larson için zaman tutanlar 55.0, 55.1 ve 55.1 saniye tutmuşlar. Ama Devitt için zaman tutanlar ise her üçü de 55.2, 55.2 ,55.2 zaman tutmuşlar. Ama diğer taraftan kronometre tutmayan ama birinci ve ikinciyi gözle tespit edecek üçer adet daha hakem var. Birinciyi gözleyen üç hakemden ikisi Devitt kazandı diyor, biri Larson diyor. Diğer taraftan da ikinciyi gözle izleyen hakemlerden biri Devitt kazandı diyor, ikisi ise Larson kazandı diyor. Yani üç üç berabere bir karar durumu ortada! Kurala göre Larson'un 55.1 saniyesi Olimpiyat rekoru olarak tescil ediliyor ama Devitt de altın madalyayı alıyor.
Bugün işler farklı. Çünkü 1967 yılında Omega diye bir firma 'touch pad' denen ve bugün kullanılan elektronik aygıtı devreye sokuyor. 1968 yılında da ilk defa Meksika'daki Olimpiyatlarda yüzücülerin elleriyle dokundukları Omega marka paneller Olimpiyatlarda kullanıma giriyor.
Omega firması kabaca 80 yıldır Olimpiyatlarla ilişkili teknolojik icat üretmiş. 25 adet Olimpiyat, Paralimpik Olimpiyat ve Kış Olimpiyatlarında hizmet vermiş. Bugün 2012 Olimpiyatları'nda ilk Omega çözümünün 100 misli hassas ve hatayı saniyenin bir milyonda birine indirmiş çözümler işbaşında!
Hatırlayalım 100 metre gibi sürat yarışlarında atletlerin bloklardan önce çıkmaları çok önemli. Bu nedenle bir atlet bir defa fodepar yaptı mı yarış dışına çıkıyor kuralı var. Gene hatırlanırsa yüz metre rekorunu elinde tutan Usain Bolt geçen yıl 5 Ağustos tarihinde Berlin'de İngiliz duayen start hakemi Alan Bell'in onu diskalifiye etmesiyle yarış dışı kalmış ve rekor bekleyenlerin keyfi kaçmıştı. Bu sefer Londra 2012 Olimpiyatları'nda da Alan Bell baş start hakemi olacak. Keyifler gene kaçabilir mi? Üstelik bu sefer bir de ortalıkta Bolt'u geçmeye hazır 22 yaşındaki Blake de diğerleri var!  
Medyaya konuşan Alan Bell şu teknik açıklamaları vermiş. 'Yarışta tek ben yokum. Ben başhakemim ama benden başka  elinde tabanca olan ve start hatası anında yarışı durdurma yetkisi olan iki hakem daha var. Ayrıca da bir bilgisayar ve dijital çözüm teknolojisi de var. Atletlerin start bloklarına bağlı teknolojiyle bir bilgisayar da deparı izliyor. Bilgisayar harekete değil, ayağın basma gücüne bakarak karar veriyor. Bu durumda startta bir kural hatası varsa bilgisayar benim kulağıma ikaz alarmları gönderiyor, ben de yarışı durduruyorum. Bu durumda bir start fotoğrafı da anında orada başlıyor ve start gözle de tespit edilebiliyor. Yani itiraz etmek hiç kolay değil !'
Tabii sorulan soru bu dijital sistem yüzde yüz doğru mu çalışır? Hakem Bell ne der ki? 'Hayır binde bir hata payı var. Örneğin altı yıl evvel Glasgow'da bir yarışta makine yedinci kulvar fodepar yaptı demişti. Ama yedinci  kulvarda atlet yoktu, yani kulvar zaten boştu! Böyle bir şey olursa da aletin tam çalışmadığını gördüğümüzden aletin cereyanını kesip, gene insan gözüne itimat etmek zorunda kalırız, fişi çekeriz, geçmişe döneriz!'
Bell'in bahsettiği yeni start blokları da Omega ürünü. Yüzme yarışlarındaki da Swimming Show adlı yeni bir sistem daha var ve ilk üç madalya alacak kişinin finişlerini de dijital olarak iziliyor ve ışıklı alarm vererek tribünlerden de izlenmeyi sağlıyor. Sualtı kameraları da cabası! Ama yüzücüler hala hile yapabilirler, kollarını uzatacaklarına da, yana dönüp finiş için  kol ve omuzu beraber uzatarak, salise çalabilirler.
Bilim ne icat ederse etsin insanoğlu her zaman teknolojiyi yenmek için kendi çözümünü de üretir. İnsan faktörü diye bir şey hep var ve hep olacak!

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da deniz suyu 20 metre çekildi

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı