• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
11 Mayıs 2014 Pazar

Reel büyüme tahminimizi değiştiriyoruz

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Yılbaşında Türkiye, FED para politikasının yanlış yorumlanması ile başlayan, sonra ülke içinde Aralık 17 gerilimi sonrası hızla artan TL değer kaybı ve 28 Ocak faiz yükselmesi ile de yükselen ekonomik kötümserlik dalgasına kapılmıştı. Yerel seçimlerin sonrasında ise siyasette sakinleşme gerçekleşti.

Tabii Ukrayna’da Rusya ve Batı arasındaki sürtüşme kökenli risk algılaması giderek büyümekte ve bu durum Türkiye açısından da risk oluşturmakta, ama biz bugün burada kendi ekonomimizin geleceği hakkında tahmin ve değerlendirmeler yapmak istiyoruz. Bu nedenle siyasi dış riskleri bu analizde bir kenara barakacağız, gelişmeleri bekleyeceğiz.

Draghi, nutuk atıp geçiştirdi

Ancak dış alemden kaynaklanan ekonomik riskler de var. Ama bu hafta gerçekleşen Avrupa Merkez Bankası toplantısında Başkan Draghi faizin yüzde 0.5 düzeyinde tutulmasına devam kararı açıkladı. Gevşek para poltikasına devam edeceklerini söyledi. Şimdilik politika değişikliği yapmak yerine pasif kalıp nutuk atmayı seçti.

ABD Merkez Bankası Başkanı Yellen ise parlamentoda Karma Komisyon’da yaptığı konuşmada beş önemli konuda görüşünü açıkladı. Yellen, FED’in ABD’nin ilk çeyrekteki zayıf büyümesi konusunda çok fazla endişe duymadığını, geçici faktörlerin (kar kış etkisi ) genel trendi değiştirmediğini belirtti. Harcama ve üretimde toparlanma artmaya başladı dedi. Ancak ABD konut piyasasında sorunlar olduğunu ve bu sorunların bir süre daha devam edeceğini belirtti, bu durumu bir risk kaynağı olarak vurguladı. İstihdam piyasasında ise işsizlik oranının düşüşünün iyi olduğunu ama altı aydan uzun süredir iş arayan veya yarı zamanlı işlerde çalışanların sayısının önemli bir boyutta olduğunu ve bunun zayıf ilerleme anlamına geldiğini belirtti.

Ukrayna konusunu da önemli bir risk olarak vurgulayan Yellen diğer taraftan ABD şirketlerinin sermaye pozisyonları ve likditelerinin iyi durumda olduğunu belirtti, balon ve diğer tür ekonomik sorunlara dikkat çekenlerin hatalı değerlendirmeler yaptıklarını da kamu oyuna kuvvetle aktardı.

Ukrayna tahminleri bozabilir

Bu durumda dış alemden gelebilecek ekonomik risklerin artmayacağını düşünmek gerekir. Kendi ülkemize dönersek de kurların hızla artmış olmasının enflasyonu ve ihracatı artırdığını ve ithalatı frenlediğini görüyoruz. Bu da dış ticarette ve cari açıkta küçülme getiriyor. Diğer taraftan da Merkez Bankası’nın faiz politikasında değişim yapmaması da döviz kurunun ve piyasa faizinin yavaş yavaş aşağıya gelmesine neden oldu. Kur dalgalanmaları da daha çok çapraz kurdan kaynaklanmakta. Merkez Bankası’nın açıklamalarına göre de yılın ortasına gelindiğinde enflasyonun yeniden düşmeye başlaması gerekiyor.

Bu şartlar altında imalat sanayiinde görülen kapasite kullanımı artışı ve bunun önümüzdeki ayın sanayi üretimini yukarıya iteceğini düşündüğümüzden, durumu hem finansal gelişmelerde, hem de reel tarafta üretim ve ihracatta artış olarak değerlendirdiğimiz için, ülkenin reel büyümesinin daha önce yaptığımız yüzde 3 civarında 2014 yılı büyüme tahminini, günün iç ve dış verileri ışığında yüzde 3-3.5 aralığına çıkartıyoruz. Yani IMF ve Dünya Bankası’nın yüzde 2.5 civarındaki büyüme tahminlerinin çok üstüne çıkmış oluyoruz. Ukrayna bu tahmini bozabilir ama bekleme dışında yapılacak bir şey de yok!

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor