• $9,6123
  • €11,1645
  • 557.572
  • 1492.93
18 Aralık 2010 Cumartesi

Para politikasında strateji değişti!

Merkez Bankası, perşembe günü yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında finans kesiminde, medyada ve akademik çevrede sürpriz olmayan bir açıklama yaptı. Aşağıda Merkez Bankası'nın açıklaması var.

'a) Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 7'den 6,50'ye düşürülmüştür.

b) Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 1,75'ten yüzde 1,50'ye düşürülmüş, borç verme faiz oranı yüzde 8,75'ten yüzde 9 düzeyine yükseltilmiştir. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı ise yüzde 7,75'ten 8'e yükseltilmiştir.

c) Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutulmuş, borç verme faiz oranı yüzde 11,75'ten yüzde 12 düzeyine yükseltilmiştir.'

Yukarıdaki kararları kısaca tercüme edersek Merkez Bankası genel politika faizini düşürmekle beraber, diğer taraftan piyasaya likidite vermekten kaçınan bir duruş içindedir.

Merkez Bankası bir yandan politika faizini düşürüyor, çünkü enflasyon hala yavaşlıyor kanısında, diğer taraftan bankalara likidite vermekten kaçınıyor (kendi borçlanma faizini iyice düşürüyor) çünkü ülkeye giren dış sermaye akımlarının yarattığı likidite banka kredileri ve iç talebi güçlü şekilde arttırıyor, bu da tüketimi arttırma ve ticaret ve cari denge açığını yükseltme etkisi yapıyor. Bu nedenle de Merkez bankalara borç verme faizlerini de yükseltiyor. 

Merkez, politika faizini düşük tutacak, ama piyasaya likidite vermeyecek. Merkez Bankası faiz açıklamasından hemen sonra bankaların bilançolarında çeşitli kalemlerde karşılık oranlarını da değiştirdi ve kısa vadeli mevudata uygulanan oranları yükseltti. Politikanın iki hedefi var, birincisi faizleri düşürecek ve bu genişlemeci etki yaratır, ama ikincisi buna rağmen piyasadaki likiditeyi de azaltacak, bu da likiditeye fren getirir. Bu ikili politika sonucunda da ekonomik toparlanmayı yavaşlatmadan ve frenlemeden sıcak para temelli parasal genişleme frenleniyor. Ünlü Nobel'li iktisatçı Jan Tinbergen'in yıllar önce tespit ettiği gibi, bir ekonomi politikasının birden fazla hedefi varsa; hedef sayısı ile politika araç sayısı eşit olmalı. Merkez Bankasının faizleri düşürmesi ve buna ek olarak karşılık oranlarını arttırmak şeklindeki politika miksi 'iki hedef iki araç gerektirir' ilkesini devreye sokuyor. Daha geniş ifade edilirse faizleri düşürme hedefi toparlanmayı destekliyor ve sıcak parayı daha az davet ediyor, ama bankalar için karşılıkları arttırarak da kredi temelli genişlemeye fren getiriyor, dış dengede ve finans kesiminde istikrarı korumaya çalışıyor.

Faiz kararı makro ekonomi için politika, karşılık kararı ise finansal sistemde istikrar için bir adım, halkın ve bankaların aşırı genişlemesini engelleme ve böylece sıcak para ve dış denge açığının büyümesini durdurma yaklaşımı! Merkez iki birbirine ters, biri genişletici diğeri daraltıcı politika kararının net etkisinin ise zararlı olmayacağını düşünüyor. İşte bu nokta ülkemizde uzun süre tartışılacak. Biz Merkez Bankamızın çok iyi yönetildiği kanısındayız ve bu nedenle de Tobin vergisi ve diğer tür sermaye hareketi engeli konmadan ve kurlarla oynamadan politika gerçekleştirmenin başarılı olacağını düşünüyoruz. Yarın daha detaylı analiz getireceğiz. Olanları daha iyi anlamak için M.B. web sitesinde D.Yılmaz'ın 8 Aralık 2010 tarihli Active Academy 8.Uluslararası Finans Zirvesi konuşmasını okumakta fayda var, tabii aralık ayında yayınlanan M.B. Finansal İstikrar Raporunu da.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri