• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
28 Mayıs 2011 Cumartesi

OECD global enflasyondan korkuyor!

OECD de aynen IMF ve Dünya Bankası gibi yılda iki defa global gidişat raporu hazırlar. OECD geçtiğimiz günlerde yayınlanan en son raporunda  dünya çapında ekonomik gidişatın bir yandan 'daha yüksek oranda kendi kendini toparlama yolunda' olduğunu vurgularken, diğer taraftan da yükselen emtia fiyatlarının ve ABD ve Japonya'da kamufinansmanının ekonomileri artan oranda zorlanmaya başlamasının ve Avrupa'nın bütçe ve borç sorunlarının dünyayı 'ciddi boyutta bir stagflasyona sokabileceğini' vurguladı.
Bu durumda OECD'nin tavsiyesi Merkez bankalarının faizleri yükseltmesi. Yani  ekonomik toparlanma artarken ama diğer yandan da enflasyon da yükselirken faiz yükseltmenin doğru politika adımı olacağını gündeme getiriyor.
OECD ilk tespit olarak Çin'in de yavaşladığını vurguluyor ve Çin büyüme oranını da daha evvelki tahminine göre aşağıya doğru revize ediyor. 2010 yılında 10.3 büyüyen Çin ekonomisinin, kasım ayında yapılan 2011'de yüzde 9.7 düzeyindeki büyüme tahmininden, şimdi yüzde 9 düzeyine indirildiğini, 2012 tahminin ise daha önceki  yüzde 9.7 düzeyinden 9.2 düzeyine indiğini vurguluyor. Çin ekonomik büyümesini yüzde 4 civarındaki hedefi aşan ve hızla yükselen enflasyon nedeniyle kendisi frenliyor ama bu fren dünyayı etkileyecek boyutta görülüyor.  
Diğer taraftan OECD 34 üyesinin enflasyon oranlarını 2010 Kasım ayındaki yüzde 1.5 düzeyinden şimdi yüzde 2.3 değerine ve 2012 tahminini de daha önceki 1.4 düzeyinden yüzde 1.7 düzeyine yükseltiyor.
OECD ABD ekonomisinde de faiz hadlerinin yıl sonunda yüzde 1-1.25 aralığına yükseltilmesini, 2012 yılında ise, yıl sonunda yüzde 2.25 hedefine varılmasını tavsiye ediyor.
Kanada, İsveç ve Norveç gibi gelişmiş ülkelerde daha da güçlü politika değişikliği (faiz artırımı demek) tavsiye eden OECD, Brezilya, Çin ve Hindistan gibi hızlı büyüyen gelişen ülkelerde (BRIC) ise enflasyonla mücadelenin faiz yükseltilerek kur frenlenmesi  yaratılarak engellenmesini tavsiye ediyor.
Bu bağlamda OECD Avrupa Merkez Bankası'nın benchmark faizi mart ayında yüzde 1 değerinden yüzde 1.25 düzeyine yükseltmesini doğru bulurken, bu yıl için yeterince faiz artırımı yapıldığını ve durmak gerektiğini, 2012 yılında yüzde 2.25 düzeyine çıkılmasını tavsiye etmekte.
Japonya'nın ise positive enflasyon görene kadar faizlere dokunmaması tavsiye ediliyor.
OECD analizine göre çeşitli ülkeler enflasyona karşı politikalarını birbirlerinden çok farklı şekilde yapmaktalar. OECD ABD ve İngiltere Merkez Bankası'nın  faizleri göreli olarak düşük tuttuklarını ve orta vadede faiz artırmaları gerektiğini, ancak 34 üyenin GSYİH büyümesinin 2011 yılında 2.3 değerini alacağını ve 2012 yılında yüzde 2.8 düzeyine yükseleceğini vurgulamakta.
OECD büyüme konusunda risklere döndüğü zaman, en önemli risk kalemi olarak petrol ve diğer emtia fiyatlarında artışı ön plana çıkarmakta ve Çin'de beklenenden fazla yavaşlama olmasından çekinmekte, konut piyasalarında sorunların büyümesi ve ABD ve Japonya'da mali durumdaki sorunların artması şeklindeki diğer riskleri de önem sırasına göre eklemekte. ABD'deki siyasi çekişmeler nedeniyle de maliye politikasının gidişatının tahmin edilemez hale geldiği vurgulanmakta.
OECD tahminlerine göre bir Türkiye yorumu da biz yaparsak, son Para Politikası Kurulu toplantısında faiz artırmayan Türkiye'nin de, sıcak para sornu nedeniyle ve seçim öncesinde faiz artırması mümkün gözükmese de, diğer para politikası araçlarının dozunu artırarak sıkılaştırma ve kredi frenlemeye devam etmesi gerekiyor.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı