• $7,4624
  • €9,0607
  • 441.194
  • 1565.01
06 Ağustos 2011 Cumartesi

Merkez'in enflasyon tahmini tuttu, 'yeni politika'nın önü açıldı

Enflasyondaki olumlu veriler MB'nin yeni politikasına zemin hazırladı. Ancak eylül-ekimde fiyatlar zıplarsa, o zaman para politikası da yeniden değişebilir
Merkez Bankası perşembe günü piyasalarda, içeride ve dışarıda, bazıları tarafından pek anlaşılamayan yeni para politikası adımlarını gündeme getirdi. Merkez Bankası Kasım 2010'da başladığı büyüme ve cari açığa fren stratejisinden vazgeçerek, Kasım 2010 politika yaklaşımını tam tersi, daralmacı yerine genişlemeci ve 'döviz kışlama' yerine 'döviz davet edici',  kur sakinleştirici adımlar arttı.
Merkez Bankası bu bağlamda politika faizi olan repo faizini yüzde  6.25 düzeyinden 5.75 düzeyine düşürdü. Çünkü piyasanın tersine, ısınma değil yavaşlamanın geldiğini, bu nedenle de büyümenin artık frenlenmemesi, tersine desteklenmesi gerektiği görüşünü kabullenmişti. Diğer taraftan da, gene piyasanın görüşünün tersine, ülke dışında risk iştahının gerilediği görüşüne sahip olduğundan, iç döviz likiditesini arttırmak  ve de ülke parasının değer kaybını ve kur volatilesini durdurmak, ve dışardan fon girişini tekrar davet etmek üzere bir dizi de önlem aldı. 'Carry trade' canavarı yabancıların en sevdiği tür yatırım olan gecelik faiz yüzde 1.5 düzeyinden 5 düzeyine çekti ki geri gelsinler, ve döviz satış ihaleleri yeniden başladı ki döviz likiditesi bollaşsın! Ayni nedenle de yabancı para zorunlu karşılık oranları tüm vadeler için 0.5 puan azaltıldı.
Tabii bu politika değişimine yol açan, kapasite kullanımı ve sanayi üretimi gibi verilerde  yavaşlama gelmesi ve cari dengede yavaşlama  ve ülke enflasyonunun da, oldukça durağan gerçekleşmesi idi. Yeni politika önlemlerini  dün detaylı tartıştık, bugün ise yeni politikaya fırsat veren, enflasyonun durağanlığını detaylı bir şekilde gündeme getiriyoruz. 
Her yıl yaz aylarında gıda, giyim ve ayakkabı fiyatlarına bağlı olarak gerçekleşen mevsimsel düşüşler bu yıl da tüketici fiyatlarında kısmi düşüşlere yol açıyor. Buna bağlı olarak temmuz ayında tüketici fiyatları aylık bazda ortalama yüzde 0.4 oranında azaldı. Ancak geçen yılın temmuz ayındaki azalma daha yüksek (yüzde 0.5) olduğundan yıllık enflasyonda ufak bir artış oldu. Haziran ayı sonunda yüzde 6.3 oranına düşen yıllık enflasyon yüzde 0.1 puanlık artışla yüzde 6.4 seviyesine yükseldi.
Yıllık enflasyondaki hafif yükselişe rağmen aslında veriler piyasa beklentilerinden daha olumlu geldi. Aynı zamanda mayıs ayındaki üç puanlık hızlı yükselişin ardından enflasyonun yüzde 6.4 seviyesinde kalması da olumlu. Hatırlanırsa mayıs ayında yıllık enflasyon yüzde 4.3'ten yüzde 7.2'ye zıplamış ancak haziran ayında bir puana yakın gerileme söz konusu olmuştu. Tabloda ana harcama grupları itibarıyla yıllık enflasyona katkılar yer alıyor.

Çekirdek enflasyon son bir yılın zirvesinde
TÜFE'de en yüksek paya sahip olan gıda grubundaki mevsimsel fiyat değişiklikleri yıllık enflasyonu 0.2 puan aşağıya çekmiş. Mayıs ayında bu grubun enflasyona katkısı bir anda 3.4 puan seviyesine zıplamıştı. Diğer yandan enflasyonu yükselten harcama gruplarına baktığımızda, petrol fiyatlarına bağlı olarak ulaştırma grubu, turizm sezonu ile ilişkili olarak da otel ve lokanta grubundaki artışlar göze çarpıyor.
Merkez Bankası'nın yakından izlediği çekirdek enflasyon göstergelerinde ise geçen yılın son çeyreğinde başlayan yükseliş aynı tempoda devam ediyor. Merkez Bankası'nın para politikası açısından yakından izlediği ve önem verdiği Özel Kapsamlı TÜFE Göstergelerinden H ve I endekslerinde temmuz ayında yaklaşık 25'er baz puanlık yükseliş var. Bu iki endekste enerji, tütün ve alkollü içecekler, altın ve işlenmemiş gıda gibi fazla dalgalanan fiyatlar hariç tutuluyor. Yıllık enflasyon açısından, H endeksi yüzde 5.7'den yüzde  6'ya, I endeksi de yüzde 5.2'den yüzde 5.4'e yükselmiş. Geçen yılın ekim ayında H endeksi yüzde 3, I endeksi yüzde 2.5 oranında yıllık fiyat artışına işaret ediyordu. Her iki endekste de son bir yılın zirvesine ulaşılmış durumda.

"tablo.20110805225355.jpg"
Çekirdek enflasyondaki yukarı yönlü trend orta  vadede  enflasyonda yükselmenin geri gelebileceğini gösteriyor. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan hareketlilik de yıl sonuna doğru fiyatlara bir miktar yansıyacak. Eylül ve ekim aylarında mevsimsel fiyat artışları da enflasyondaki yükselişe katkı yapar. O zaman para politikası da yeniden değişebilir.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor