• $12,8705
  • €14,5689
  • 738.317
  • 1808.79
25 Temmuz 2013 Perşembe

Merkez Bankası sopayı çekti!

Merkez Bankası uzun zamandır beklenen “sopasını” nihayet ortaya çıkardı ve faiz koridorunun üst limitini piyasanın beklediği oranlara yakın boyutta, 0.75 yukarıya  itti. Ancak politika faizini yüzde 4.5 düzeyinde sabit tuttu. Borç verme faiz oranı da böylece yüzde 6.5 düzeyinden yüzde 7.25 düzeyine çıkarken koridorun genişliği de 300 puandan 375 puana yükseldi. Koridorun alt limiti olan borç alma faizi de eski değeri olan yüzde 3.5 düzeyinde sabit kaldı. 
Bu adım tabii ki döviz kurlarını aşağıya itecek ve faizlerde bir yükselme getirecek. Genel anlamı ile de TL açısından bir sıkılaştırma demek. Bu da dövize ve krediye talebi  azaltır. 

BİR GÜNDE İKİ ADIM ATTI

Ancak aslında sıkılaştırmanın net etkisinin  boyutu 0.75 değerinden daha büyük olacak. Çünkü Merkez Bankası aynı gün iki adım daha attı. Birincisi ek parasal sıkılaştırma yapılan günlerde döviz satışı yapmayacak. İkincisi ek parasal sıkıştırma yapılan günlerde piyasa yapıcısı ile adı geçen bankalara da açık piyasada repo ile fonlama sağlanmayacak. Piyasa yapıcısı bankalar piyasada hem alış hem de satış fiyatı kotasyonu yapan bankalardır. Bunlar genelde büyük ve işlem hacmi yüksek bankalardır. Bu bankalar için borç alma faizi repo yolu ile yüzde 6 iken genel sıkılaştırma politikası sonucu 6.75 düzeyine çıktı. Ama piyasa yapıcısı bankaların ek sıkılaştırma günlerinde repo yolu ile de finansman alamayacağı kuralı da getirildiğinden onların faizleri gerçekte yüzde 6 düzeyinden yüzde 7.25 düzeyine yükselmiş oldu, yani net faiz artışı 1.25 boyutunda gerçekleşti. 

ESAS SİLAH FAİZ ARTIRIMIDIR

Koridorun üst limitinin 7.25 olması şu anda eski üst limite dayanmış olan günlük borçlanma faizlerinin daha yükselmesine neden olacak. Bu, zamanla genel faizleri de yukarı doğru iter. Ama zaten döviz spekülasyonu yapılan veya kurun aşırı volatilite sergilediği ortamda Merkez Bankası’nın esas silahı faiz yükseltmektir. Çünkü döviz alacak olan TL’den dövize geçecektir. Döviz talebini kısmak için TL arzını azaltmak ve TL’yi pahalı hale getirmek gerekir. 
Merkez Bankası’nın faiz yükseltme adımı sadece kuru kontrol etmeyecektir, kredi artışını da kısmen frenleyecektir. Piyasa toparlanmazsa Merkez Bankası faizi daha da yukarı itmek zorunda kalır. 
Ülkemizde piyasada birkaç temel yorum yanlışı var. Birincisi ABD ve Avrupa’da Merkez Bankalarının dediklerini bizim piyasa bir türlü anlayamadı. 2014 yılı ortasından evvel dış alemde likidite sıkıştırması olmaz. Yani kur riski olanların risklerini ayıklamak için hala bir yıl kadar vakti var. İkincisi TL yedinci aya gelinene kadar Avustralya, Yeni Zelanda , Endonezya , Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi ülkelerden daha az değer kaybetti. Bu şu anlama geliyor: Biz henüz Gezi geriliminin reel etkisini pek göremedik. Bu etki daha çok Haziran ve Temmuz aylarının verileri Ağustos ayında ortaya çıktığı zaman belli olacak, reel boyutu ise henüz bilinemiyor!    

<p>Erdoğan, faiz-kur manipülasyonlarıyla mücadeleden Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşen ilişk

Başkan Erdoğan: Göreceksiniz enflasyon düşecek

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor