• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
27 Ekim 2011 Perşembe

Merkez Bankası ciddi sopa attı

Merkez Bankası dün bazı eleştirilerin ve eleştirmenlerin bilgisizliğini yüzlerine vurdu! Banka dün enflasyon raporu ile eylem planını açıklayacaktı. Ama görünen o ki Merkez Bankası ortalıkta dolaşan, bizim de fena halde sinirlendiğimiz, yüzeysel  yorum ve faiz arttırın taleplerinden  o kadar sıkılmıştı ki , Başkan Erdem Başçı, sakin başladığı sunumun sonuna doğru adeta ders verir duruma geldi.  Bazı saçma sapan soruları  da, cevabı üç kelime ile keserek,  adeta susturdu. İyi de etti. Çünkü ezberciler bu sopayı çoktan haketmişti.
Ülkemizde öyle insanlar var ki, Merkez Bankası'nın ne yaptığından  tamamen habersizdirler. Altını döviz rezervine katmazlar, dövizleri boş yere satıyorlar, kime para kazandırıyorlar gibi çocukça tezler ileri sürerler. Durup durup Merkez Bankasını başarısız bulduklarını ortaya atarlar. Hangi bilgilerine, hangi birikimlerine dayanarak bunları yazar , çizer, söylerler acaba ? 
Merkez Bankasının sunumunun teknik yönlerini, yarın detaylı şekilde tartışacağız. Ama bugün 'ezberci ulemaya' verilen, 'ezber bozan'  ana mesajları aktaracağız.
Önce metodolojiden başlayalım. Ben üniversite hocasıyım! Ekonomi öğretmeni olarak, sınıfa gelmeyen, ödevi yapmayan, sürekli çakan öğrencileri ikaz etmem gerekir, bazen  sınıfta sinirlenir, kızarım. Bu aslında boş bir kızmadır.
Merkez Bankacılar da aynen basın toplantısına gelen muhabir insanlara veryansın ederler.  Bu da beyhudedir.  Neden?
Sınıfa gelip benim söylediklerimi dinleyenler zaten tembel takımı değil, görevini yapan, derse gelen, iyi not alanlardır. Diğerleri orada değildirler ki! Ayni şekilde Merkez Bankasının basın toplatısına Ayşe Hanım ile Ali Rıza Bey'i temsil ettiklerini söyleyen popülist köşe yazarları da gelmezler ki ! Onlar evde huzur içinde oturur, durum  ne olursa olsun 'ezberi' tekrarlarlar. Ama gerçekler söylenmek zorunda !
Erdem Başçı bu sefer sunumunda ve sorulara cevap verirken farklı bir metot kullandı. Belki üstat takımı da öğrenir diye, gerçekleri kısa ve öz olarak aktardı. Sadece seçtiği mantıklı sorulara cevap verdi , vurguladı,diğerlerini es geçti.
Birincisi 'Artık anlayın!' dedi. Bizim iki hedefimiz ve üç aracımız var. Tek bir hedef ve tek bir araç kullanmıyoruz, yani kısa vadeli faiz silahı ile  enflasyon tedavisinin ötesine geçtik. Başçı , makroekonomi ve para politikası anlayışında tüm dünyada gerçekleşen değişimi ima ediyordu. Klasik Merkez Bankacılığı ve klasik enflasyon hedeflemesi Dünya ve Türkiye'nin bugünkü durumunda uygulanamazdı. Finansal istikrar dünyada 'macro prudential policy' adı ile literatüre girmişti. Bunu artık Ayşe Hanım ve Ali Rıza Bey'in evlatlarının da  öğrenmesi gerekiyordu. Kuvvetle 'Anlayın artık yahu !' dedi.
İkincisi, döviz , altın veya konut fiyatları varlık fiyatlarıdır. Yeni Merkez Bankacılığı yaklaşımında eskiden yapılanın tersine varlık fiyatları balonu uzaktan seyredilmez, tersine kontrol altına alınır, frenlenir, dalgalanma engellenir dedi.

Kurlar hemen aşağı indi
ÜÇÜNCÜSÜ, 2011 yılında 1980, 1994 ve 2001 sorunlarınden esinlenerek bugün hakkında yargı yapanlara seslendi. Bugün spekülasyonu yapanların çoğu iç piyasa ve iç şirket, kişi  ve bankalardı. Tabii dış faktör de vardı ama çoğunluk spekülatörler  içeridekilerdi. Merkez geçen haftalarda gecelik borç verme faizini yüzde 12 (piyasa yapıcılarına) ve yüzde 12.5 (genel bankalara)  yükselterek, TL sıkıntısı yaratıyor ve piyasaya, satın dövizleri TL'ye geçin diyordu. Yani her faizi değil, spekülatörün fonlamasının faizini arttırıyordu. Nitekim Merkez'in yaklaşımı anlaşıldığında kurlar derhal patır kütür aşağıya geldi, dalgalanma bir anda durdu.

21 milyar TL kur karı
DÖRDÜNCÜSÜ, Merkez Bankası 'Bu ateşe rezervler yetmez, harcamayın!' türü saçma tezlere de gereken cevabı verdi. Son dönemde 26 milyar dolar döviz rezervi almıştık, bunun 8.5 milyar dolarını sattık, gerekirse hepsini de satarız dedi. Faizle de,  gününe göre , oynayarak piyasayı sıkıştırırız dedi. Dünyadaki her gelişen ülke Merkez Bankası'ndan daha rahatız dedi. Örneğin Brezilya uzun zamandır enflasyon yüzde 6 iken, yüzde 12 genel faizle boğuşuyor. Cahil ulema Merkez Bankası bilançosunda değerleme hesabına bakmadığı için Merkez'in döviz fazlası nedeni ile şu anda nerede ise 21 milyar TL kur karı elde ettiğini, yani kur artışından kar ederek Hazine'ye kur karı transfer edeceğini de anlamıyorlar. Ziyan ediyor sanıyorlar! Sopa bukadar, detaylar yarın !

<p>Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Vücudu yeni haftaya nasıl hazırlamalı? Beslenmede doğru biline

Beslenmede doğru bilinen yanlışlar neler?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler