• $7,3785
  • €8,9431
  • 436.39
  • 1470.69
15 Aralık 2011 Perşembe

Masaya hala para atan yok, piyasa 'Show me the money'* diye bağırıyor

Liderler Zirvesi sonrasındaki kısa süreli iyimserlik yerini vızıltılara bıraktı... Merkozy 9 Aralık'ta güzel bir şov yaptı fakat masaya para atan kimsenin olmaması belirsizliği artırıyor. Kesin olan tek şey ise çözümün kolay olmayacağı

Merkozy Kumpanyası
9 Aralık tarihinde emir verdi ve şov yaptı. Şimdi ilk iyimserlik geçti ve medyada vızıltılar başladı. Henüz masanın üstüne kimse para koymadı. Bu nedenle ortalığa dökülenler 'Show me the money!' sesleri!
Bugün, çok ünlü ve şu anda Princeton Üniversitesi Profesörü olan ve ABD'de Demokrat Parti döneminde Merkez Bankası Yönetim Kurulu'nda görev alan ve kafası çok berrak bir iktisatçı kişi Alan Blinder'ın 9 Aralık kararları gündeme geldikten sonra yazdığı bir yazıyı özetleyerek size aktaracağız. Bence bugüne kadar gördüğüm en içerikli AB analizi! Ne diyor Blinder?
Avrupa'nın ortak parasının iki önemli problemi var. Birincisi borç ve bankacılık sorunları, aciliyeti nedeni ile bu sorun bütün dikkatleri çekiyor. Euro Bölgesi'nin acil sorunu Euro Bölgesi'nin tek bir ülke olmaması. Şu anda 17 ülke para birliğine girmiş durumdalar ve ama bütçelerini, vergi sistemlerini ve banka regülasyonlarını homojen hale getirmeden işe giriştiler. Bu nedenle bir federal yapı, hudut ötesi disiplin emredebilecek ve gerektiğinde ülkeden ülkeye fon transfer edebilecek bir mekanizma yok. Böyle eksikli ve kumar gibi durumlarda başarılı olmak için hem şanslı olmak gerekir, hem de iyi yönetim. Euro Bölgesi ülkelerinde başarı için her ikisi de gerekiyordu. Nitekim uzun süre başarılı oldular. Ama sonra şans kaçtı ve gitti.
Yunanistan'ın uğradığı felaket türü durumlara düşen ülkeler ise üç şekilde direnebilirler. Para basabilirler veya paralarını devalüe edebilirler veya da maliye politikasını esnetir, devlet harcaması yaparlar. Üçüncü alternatif kamu harcamasını arttırmak yani bütçe açığı vermek ise Yunanistan'da sonuna kadar aşırı dozda kullanılmış. Bu nedenle ortada bir dram var. Ülke depresyona girecek! Hem de uzun süre devam edecek bir depresyon! Yunanistan'ın GSMH büyüklüğü şu anda yüzde 12 kadar daralmış durumda ve hala da daralmaya devam ediyor.

ASIL SORUN REKABET
ESAS çözülmesi, engellenmesi gereken şey başka! Esas sorun ülkelerin rekabet gücünün nasıl tesis edileceği. Döviz kurlarının belirleyicisi iki faktördür. Birincisi, verimlilik veya prodüktivite. Prodüktivitesi artan ülkenin parası değerlenir. İkincisi ise ücret ve fiyat durumudur. Düşük enflasyon da ülkenin parasını değerlendirir. Bu nedenle de bir tek para birliğinin başarılı olabilmesi prodüktivite düzeylerinin ve ücret ve fiyat enflasyonunun benzer düzeyde olmasıdır. Son on yılda güçlü işgücü piyasası reformları yapan Almanya'da birim ücretler de yüzde 20-30 kadar düştü. Bunun sonucu olarak Almanya dış denge fazlası verirken, tüm diğer Avrupa ülkeleri de dış denge açığına ve çukura itildiler.

EN OLASI ÇÖZÜM UZUN BİR DEPRESYON
Ülkelerin bu dış denge açıklarını ortadan kaldırabilmeleri ancak üç şekilde mümkündür. Birincisi, ya Almanya enflasyonunun ve ücretlerin artmasına izin verecek! Ama Almanya bunları yapmaz yapamaz! İkincisi ise sorunlu ülkeler kendi ülkelerinde müthiş bir prodüktivite patlaması üretecekler ki, aradaki uçurum kapansın! Üçüncüsü ise, sorunlu ülkeler çok uzun süre ücret ve fiyat düşüşü yaşayacaklar! Buna da depresyon deniyor. İşte bu üçüncü alternatif Yunanistan verilerine bakıldığında tek mümkün olan şey! Ama bu işin 'aynadaki' karşılığı Almanya'nın da, bugün güçlü olmanın getirdiği sorunları yaşamakta olduğu! Görüldüğü gibi kolay ve çabuk çözüm yok! Ama Almanya'nın da sorunu var!

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şayet Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın müs

'Bahçeli'nin Şuşa'da yaptırmak istediği okul kardeşliğin sembolü olacak'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları