• $7,502
  • €9,0712
  • 443.044
  • 1523.29
07 Mart 2016 Pazartesi

Mart ayında FED faizi galiba artmayacak!

2013 yılının mayıs ayında B.Bernanke görevi yeni FED Başkanı Yellen’e devrettiğinden beri dünyanın birçok ülkesinde temel korku ABD’nin faiz artırımı yapıp yapmayacağına endeksli. Ama 4 Mart tarihli verilere göre kararsızlık ve endişe devam edecek gibi. Durum kötü değil ama bazı veriler de endişe yaratıyor.

Hatırlanırsa ABD’nin iki hedefi vardı. Birincisi işsizlik oranını yüzde 6 oranının altına indirmek ve enflasyonu da yüzde 2 düzeyine getirerek, zaman içinde faizleri de huzur içinde normal düzeylerine yükseltebilmek. Çünkü enflasyon artmazsa, faiz yükseltmek demek faizin reel yani enflasyon çıktıktan sonra da çok yüksek kalması demekti.
4 Mart tarihli istihdam raporu şubat ayında 242 bin istihdam yaratıldığını gösterdi. İşsizlik oranı da yüzde 4.9 gibi oldukça düşük bir düzeyde kaldı. Çünkü çalışan sayısı da artmıştı. Konsensus ise 195 bin artış bekliyordu. Gerçek artış çok daha fazla olduğu gibi aralık 2015 ve Ocak 2016 verileri de 272 bin düzeyine revize edilmiş arttırılmıştı.
Fakat diğer açıklanan veride olan ortalama saatlik ücret verisi ise şubat ayında sadece 0.1 artmıştı. Halbuki bir yıl evvele göre artış da yüzde 2.2 düzeyinde idi. Ama artış 0.1 değeriyle moral bozacak kadar düşüktü. ABD’de ücretler artmıyor, bu da düşen petrol fiyatları ve emtia fiyatları ve dolar değerlenmesi ile beraber enflasyonun çok düşük kalmasına neden oluyordu. Ama bu veri birçok ABD vatandaşının ekonominin toparlanmasından faydalanamadıklarını da gösteriyordu. Bu da ABD’nin seçim yılında siyasi gidişatı karıştırabilecek bir olgu olarak yorumlanıyordu.
İşsizliğin azalması ABD’de resesyon korkusunun ortadan kalkmasına neden oluyordu ama ücretlerin artmaması ise ABD’de enflasyon korkusunun da ortadan kalkması demekti. Diğer taraftan da FED yöneticileri ABD dışındaki ekonomik gidişattan pek memnun değildiler ve bu durumun ABD ekonomisini etkileyebileceğini de düşünen iktisatçılar vardı.
Bu arada IMF de pek yakında global büyüme tahminini aşağıya doğru düşüreceğini belirtiyordu. Yavaşlayan Çin ekonomisinin ve resesyondaki Brezilya ekonomisinin yaşadığı sorunlar da işin cabası idi.
Böyle bakıldığında da mart ayının 15-16’ncı günlerinde toplanacak olan FED toplantısında ikinci faiz artışının yapılması fikrinin finans sektöründe pek desteklenmediği de ortada idi.
Bu konudaki sohbetlerde, yatırımcıların mart toplantısında ikinci faiz artışının gerçekleşme olasılığını yüzde 10 oranından yüzde 8 oranına düşürdükleri de piyasada konuşuluyordu.
Gelişmeler FED’i derin derin düşünmeye itiyor şeklinde bir yorum da ortalığa hakim olmaya başlamıştı. Tabii faiz artırmaya devam etmeliler diyen, yani genel kabul gören fikrin tam tersini düşünenler de vardı.
Yani söylenebilecek en mantıklı şey mart ayında faiz artışı olmaması olasılığı oldukça yüksekti ama, bu yıl “üç vakitte” faiz artışı olacağı da artık kesin gibi durmaya başlamıştı. Mesela Haziran ayında faiz artışı piyasalarda kabul görebilirdi diye düşünenlerin sayısı yüksek.
İlginçtir, ABD gene kritik ekonomi olmaya devam ediyor. Kendisinin durumundan dolayı değil, global ekonomiye olası etkisi nedeniyle!

<p>Özel harekat polislerinden oluşan Taktik Su Altı Operasyon Grup Amirliği, su altı ve üstünden düz

Suyun altında da 'özel harekat'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış