• $7,4445
  • €9,0567
  • 443.563
  • 1565.01
04 Eylül 2011 Pazar

Küresel ekonomi Türklerin peşinden gitmeye başladı!

Yüzde 6 civarında enflasyonla, yüzde 12 üstünde faiz kullanan Brezilya'nın da faizi düşürmesi ve birçok gelişen ülkenin de faizleri düşürmeye başlayarak Türkiye'deki politika yaklaşımını izlemesi oldu

BAYRAM tatili ilaç gibi geldi. Dünyayı birkaç gün durdurup, biraz okuma yapma fırsatını yakaladım. Bu okumanın sonucunu da aşağıda aktarıyorum. Aşağıdaki satırlar dikkatle okunduğu takdirde ülke ekonomisinde neler olduğunun teorisini  anlayabilirsiniz.  Türkiye 2010 yılının son günlerinde Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz tarafından gündeme getirilen bir ikazla ve bu ikaz çerçevesinde 'alışılmamış', 'sıradışı' kelimeleri ile ülke içinde ve dışında, medyada hırpalanan ve bankaların kanuni kanuni karşılıklarını ve  gecelik borçlanma faizini yüzde 1.5 düzeyine indiren bir yaklaşımla karşı karşıya kalmıştı.  İç ve dış, medya ve finans sistemindeki yorumcular kendilerine defalarca anlatılmasına rağmen ne yapıldığını anlamamışlardı. 6 ay önce 'Önlemler etki etmiyor!' diye bağırılırken, 2011 yılı ortasında birden şartlar değişti. Bu bağlamda yeni Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı da global olarak artan risk algılaması ve global ikinci dip riskinin AB ve ABD'nin uzlaşamaması nedeniyle konuşulur olması karşısında, bu sefer değişen risk ortamına karşı daraltmacı politikayı, yeniden genişlemeci hale çevirdi.
Bu süreçte Türkiye anlaşılamamıştı ama, birçok ülke Türkiye'nin peşinden gitmeye başladı. En son gelişme de %6 boyutunda enflasyonla, %12.5 faiz kullanan Brezilya'nın  da faizi düşürmesi, ve birçok gelişen ülkenin de Türkiye'deki politika yaklaşımını izlemesi oldu. Tuhaf olan ise ülkemizde saçma bir düşünce olan 'yüksek faiz düşük kur' mevcudiyeti saplantısı idi. Tabii ülkenin yarattığı paranın Merkez Bankası bilançosunun neresinde durduğunu bilmeyen birinin  para politikaları eleştirisi ancak bu kadar olur!

Merkez'in adımlarını anlamak isteyenlere...
Unutanlar için Türkiye'nin 2010-2011 sürecinde yüzde 35 büyüyen kredi balonu ile tüm Avrupa'da nasıl büyüme şampiyonu olduğunu düşünmelerini rica ediyoruz. Bu konudaki daha önceki yazımı yakalayamayanlar için  bir referansı yine vermek isityorum. 18 Ağustos'ta A.G. Haldane adlı uzmanın Bank of England'da yaptığı yaptığı 'Risk Off' adlı konuşma da bankanın sitesinde duruyor. Bu makale bugünün temel sorununun likiditenin kullanılmayıp nakit üstünde oturulması olduğunu gündeme getiriyor. Clement ve Haldane'nin peş peşe okunması, kendi Merkez Bankamızın adımlarını 'çakmaya' yeterli olacaktır.

İkiye ayırmak günün şartlarına uymaz
Ünİversİtelerde okutulan ders kitaplarımızın makroekonomik politikaları ise para politikaları ve maliye politikaları diye ikiye ayırması artık günün şartlarına uygun bir yaklaşım değil. Para politikası ve maliye politikasına yurtdışında 'macro prudential' adı ile anılan ve ülkemizde 'finansal istikrar politikaları' adı ile özetlenen üçüncü bir boyut eklenmiş bulunuyor. Macro prudential teriminin doğuşunu ve düşüncesini anlamak ve geçmişteki kavramsal gelişmeleri incelemek isteyenler BIS Quarterly Review adlı yayının Mart 2010 sayısında Piel Clement adlı yazar tarafından yayınlanan The term Macroprudential: Origins and Evolution adlı incelemeden faydalanabilirler.

Tek tek bankalar sağlam olsa da sistem riskli olabilir
Bankacılıkta 'micro prudential' ve 'macro prudential' ayırımı da 1979'da İngiliz Merkez Bankası tarafından yayınlanan A.Lamfalussy Raporu ile gündeme geliyor. Bu döküman kredi patlaması yaşandığında kredi balonun nasıl frenlenebileceğini birkaç alternatif yaklaşım ortaya koyuyor. Bu raporda tek tek bankalar sağlam olsa da banka sisteminin bütününün rsikli olabileceği gündeme geitiriliyor.Yani 'micro prudential' gözlükle tek tek her bankanın borç vermesi sağlam olsa da, sistemin bütününün krediler nedeni ile  risk üretmesi (macro prudential) gündeme getiriliyor.

<p>Neslihan Atagül, Sefirin Kızı dizisindeki Nare karakterine can veriyordu. Atagül diziye veda etti

Neslihan Atagül'den ayrılık kararı... Haftanın Magazin Başlıkları'nda

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Engelli ve yaşlılara aşı uygulanmaya başladı

Defineciler, iki türbeyi tahrip etti