• $8,2901
  • €10,1446
  • 489.212
  • 1444.87
12 Mart 2011 Cumartesi

Kur savaşlarının sonunda kim kaybeder?

Dünya bir yandan Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde Arap Demokrasi Devriminin (uyanış da diyebiliriz) enerji fiyatı kanalıyla yaratacağı depremin korkusu nedeniyle tir tir titrerken, diğer taraftan da Avrupa ülkelerinde olası bir çöküş nedeniyle ürpermekte ve 'üşümekte'.

Tabii bir de global krizin mirası olarak kalacak olan global ekonomik güç dengesi değişimi konusu var. Şu anda 'hegemon' veya eski tabirle 'kral' çıplak!
Üstelik bu hafta Çin'de 'diktatörsüz kolektif diktatörlük rejimi' (Komünist Parti'nin dokuz kişisi ülkeyi kolektif kararla yönetiyor), önümüzdeki dönemin yeni Çin liderlerinin seçimi kararı ile meşgul (geçtiğimiz günlerde bu konuyu oldukça detaylı incelemiştik), naylon bir parlamento toplanıyor ve dünya açısından belirsizlik var.
Türk insanı olaylara çoklukla siyasi gözlüklerle bakar. Ama gerçekte dünyada arka plandaki 'çaktırılmayan esas faktör' ekonomiktir. Şu anda da üstatlarımız bir yandan siyasetle uğraşmakta, diğer taraftan da Merkez Bankası'nın çok doğru olduğunu düşündüğümüz para politikası yaklaşımını kaç dolar çıktı, kaç dolar girdi cinsi kısa vadeye dönük ve sabırsız saçma yaklaşımlarla hırpalamaktalar. Biz ise dünyaya bakmayı ve daha uzun vadeli düşünmeyi yeğliyoruz.

Deprem korkuları, titreme, ürperme veya üşüme sendromları, arka plandaki ekonomik endişeleri küllendirmek arzusu sonucu, sorunlara çok da açık olmayan bazı takma isimler takılır. Bunlardan biri 'döviz kuru savaşları', bir diğeri de 'dengelenme' gibi seksi isimler olarak seçilmiştir. Aslında esas soru orta ve uzun vadeli bakışla, kimin parasının kuvvetleneceği, kimin parasının güç kaybedeceği, kimin krizin mirası olan ekonomik sorunlardan kendini koruyabileceği, kimin kendini koruyamayıp gerileyeceğidir.

Hatırlanırsa İkinci Dünya Savaşı'nın mirası İngiltere ve Almanya'yı silip, ABD'yi vitrine oturtmuştu. Ve ABD de İkinci Dünya Savaşı sonrasında askeri gücü ile de dünyanın direksiyonuna geçmişti. Bugün eski 'hegemon' ABD askeri müdahale yorgunu ve bunu Irak sonrası dönemin ilk büyük sorunu olan Libya vakasındaki pasifliği ile açık seçik belli ediyor, ekonomik olarak da ciddi ve ancak uzun vadede tamir edilebilecek bütçe ve borç sorunları yaşamakta.

Akademik iktisatçılar ise 'ekonomik dengelenme ve ülke paralarının geleceği' konusunu son bir ayda iyice gündeme getirmeye başladılar.
Foreign Policy dergisinin Mart-Nisan 2011 sayısında Nouriel Roubini ve Ian Bremmer kötümser yorumlarla 'Şu anda G-20 yok, şu anda gerçekte G-0 sistemi var, dünya bugün lidersiz kaldığı için kur savaşlarından kavga çıkar!' diyerek kendilerini özleyen felaketsever dostlarına yeni 'mama' üretiyorlar.
W.S. Journal için verdiği beyanatta U. Of California Berkeley Üniversitesi'nden ünlü Barry Eichengreen ise 'dünyada parasal dengeler değişecek ve dolar önemli ölçüde zayıflayacak ve euro ve yuan değerlenirken üçlü bir yeni denge kurulacak, bu da on yıl içinde gerçekleşir!' diyerek hem yön hem de zaman veren iddialı bir analiz ve tahmin yapıyor. Buna karşın W.S.Journal yazarı ünlü Martin Wolf 'Neden Euro Bölgesi ve euro denen paranın ayakta kalacağını' anlatıyor.

Büyük Depresyon üzerine çok güçlü içeriği olan 'Lords of Finance: The Bankers Who Broke the World' adlı kitabı ile 2010 Pulitzer Tarih Ödülünü almış olan Liaquat Ahmad ise Mart-Nisan 2011 Foreign Policy dergisinde kur savaşlarının ve korumacılığın dikkat edilmezse büyük felaket getirilebileceğini, 1930 ile 2008'in karşılaştırmasıyla aktararak, risklere işaret ediyor. Önümüzdeki günlerde dünyanın önde gelen bu yazarlarının tezlerini özetleyecek ve gelecek için kendi kararınızı vermeniz için zemin hazırlayacağız. Bugün ön çalışma olarak biraz istatistiki veri aktaralım. Dünyadaki döviz piyasası işlemleri iki paranın takası olduğundan yüzde 200 tabanı üzerinden hesap yapılır. 2010 yılı Nisan ayı itibarı ile eldeki verilerde dünyada döviz işlemlerinin yüzde 85 kadarı dolar, yüzde 39 kadarı euro, yüzde 19 kadarı yen, yüzde 13 kadarı sterlin, yüzde 8 kadarı Avustralya doları, yüzde 6.5 kadarı İsviçre Frangı, yüzde 5.5 kadarı Kanada Doları ve yüzde 25 kadarı da diğer paralar cinsinden (Çin parası diğer paralar kategorisinin içinde ufak bir yüzdeydi, bu yıl iş biraz değişiyor).
 ABD parası dolar 2001'de yüzde 89.9 döviz işlemi payına sahipken bu 2010 yılında 84.9 oranına düşmüş bulunuyor, yani dolar güç kaybediyor. Çeşitli ülkelerin döviz rezervlerinde ise (yüzde yüz temeli üzerinden hesaplanır) doların toplam döviz rezervleri içindeki payı 2001 yılında yüzde 71.5 iken 2010 yılında yüzde 61.3 oranına inmiş. Yani dolar hem akım hem de stok anlamında tahttan iniyor. İlk tartışacağımız konu da bu olacak!

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı