• $8,2769
  • €10,0241
  • 482.685
  • 1427.73
03 Kasım 2012 Cumartesi

Kendi ayağımıza gene kurşun sıkmasak

CNBC-e Tüketici Güven Endeksi Haziran 2012 tarihindeki yüksek değeri olan 96.32 düzeyinden peş peşe dört aydır  düşerek 76.81 seviyesine indi. Tüketici beklentilerine endişe hakim!
Ülkemizde hem iç hem de dış siyaset çok karışık ve sorunlu. Halbuki ekonomide ise, global kriz ortamına rağmen oldukça başarılıyız.
Dış siyasette bizim kontrolumuz sınırlıdır. Suriye, İran, ABD, Rusya, Çin gibileri kontrolumuz dışında. Kutuplaşmalarda biz sadece ulusal bir politika seçeriz ve bedeline katlanırız, bir şey yapmamız da pek kolay  değil. Ancak iç siyasette durum değişik.  
  Ülkemizde bir tek parti hükümeti var. Ama bakanlar arasında bir fren-gaz çekişmesidir gidiyor. 2000-2001 yılındaki kur çapası döneminde koalisyondaki bakanlar arasındaki kavgalar gibi! Hatırlanırsa bu kavgalar Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında anayasanın 'frisbee' gibi atılması ve krizin tetiklenmesi ile sonuçlanmıştı. Ama bugün kavga tek parti hükümetinin içinde. Muhalefet ile hükümet anlaşamayabilir, ama hükümetin bakanları arasında ve dışa akseden çekişmeye ne demeli?
Merkez'i 'çerez' yaptılar
Tarihimizde cari denge açıklarını akıllı politikalarla değil, hep krizle düzelttik. 2010 yılı sonundan bu yana yüzde 10 büyüyen ekonomide sıcak para girişi ile beslenen yüzde 35-40 boyutunda kredi artışı cari denge açığını rekor düzeye GSYİH oranı olarak 2011 sonunda yüzde 10 düzeyine veya 77 milyar dolara çıkarttı. Burada Merkez Bankası devreye girdi, çok da başarılı oldu. Ama Merkez Bankası da arada kavgada 'çerez' oldu! Yazıktır!
Ekonominin büyüme hızını da 2011 yılındaki yüzde 8.5 düzeyinden 2012 yılında yüzde 3 değerine doğru indiriyoruz. Büyüme yavaşlayınca ithalat daha fazla etkileniyor, bunu da cari açık dengelenmesi için istiyoruz! İthalat düşünce de bazı yan etkiler ortaya çıkar KDV hasilatı düşer, yani bütçe açığı büyür. Bu nedenle de bazı zamlar gündeme geldi. Zamlar enflasyonu biraz yukarı iter. Yavaşlama da istihdamdaki düzelmenin hızını biraz keser. Ama bunlar küçük etkiler olacak, kriz ise çöküntü yaratırdı.Baz etkileri de yardım ediyor.
 Kurban etmeyelim
Bu arada iki ratingci S&P ve JCR 2010 yılı şubatından beri ülkemizi yatırım seviyesinin iki basamak altında tutuyorlar. Borsa ise uçuyor, çünkü Fitch'in  8  Kasım'daki toplantıdan evvel ratingimizi yükseltmesi  ümidi var. 
Geçtiğimiz günlerde Moody's dedi ki, notunuz cari dengenin yapısal sorunları çözülünce, ikincisi özel sektörün döviz borcu azalınca ve üçüncüsü döviz rezervleri daha da artarsa iyileşir! Türkiye ile ilgili riskleri de sayıyor: Kamu maliyesi bozulmamalı, cari dengedeki daralma tersine dönmemeli, ülkeden  kaçışı olmamalı, ve de en önemlisi ülkedeki laik ve dindar kesim arasındaki siyasi gerilim artmamalı tersine azalmalı.
Bu son madde ciddi bir soruna işaret ediyor. Ülke içindeki laik dindar kavgası iyice sertleşmekte. Moody's bu konuya çok önem veriyor! Bu yazı da işte bu iç gerilim artışı konusunu  vurgulamak için yazıldı.
Kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım. Ekonomiyi kurban etmeyelim!

<p>Gündemdeki gelişmeleri Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, AKŞAM TV'ye değerlen

Biden dış politikası... NATO'dan hangi sonuçlar çıkar?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı